Sanirim artik ise yariyorum
Yeri geldigi zaman ogretmenlikten ne kadar nefret ettigimi ve yapacagim son is oldugunu soylerim. Yapilan ise tabiyki saygim sonsuz fakat bana gore degil, ki herkesin bu isi yapamayacaginin da bilincindeyim. Yeri geldikce birinci siniflara yaptigim koclugu anlattim. Birinci sinifa genel olarak ders vermek disinda kendime ait 6 ogrencim var, basarilarindan ve ogrenim hayatlarindan sorumlu oldugum. Bunun ne kadar zor bir is olacaginin farkindaydim aslinda, fakat baskalarina bir seyler ogretecek olmak ve deneyimlerimi paylasarak onlara yol gosterme fikri beni cezbetmisti basinda. Baslangicta kisileri tanima adina bazi testler yaptim. Bu testlere gore kiminin hangi tarzda ogrendigini, neye kabiliyeti olup, zayif noktalarinin neler oldugunu kesfettim. Onemliydi elbette, misal okumaktan hoslanmayan birine surekli okuma odevleri vermek onu her seyden soguturdu. Bunun gibi ince detaylarini ogrenerek nasil ders vererek basarili olabielcegimi, onlara neler verecegimi ogrendim. Baslangic elbette zordu, karsimdakiler ne birer cocuk ne de simdiye kadar stajlarimda karsilastigim problemli hastalardan biriydi. Onlara nasil yaklasacagim, mesafeyi nasil koruyacagim, iletisimi nasil kuracagim konusunda cok endiselensemde zamanla gerek onlarin anlayisi, gerekse benim hos gorumle bu “alisma” donemini atlattik. Artik onlarin problemleriyle ilgilenen, her sorularinda aninda cevap veren ve onlarla birlikte cozum bulan bir koctum ben.






