Degisimle gelen mutluluk. Mutlulukla baslayan huzur, rahatlik, basari vesaire. Kisir donguler aslinda insana mutluluktan cok mutsuzluk asilar. Hep aynidir, tek duzedir. Farklilik, degisim barindirmaz icinde. Doner dolasir basladigin yere geri donersin. Hal boyleyken bundan olumlu bir sonuc cikarabilmek zordur fakat ben bunu basardim sanirim.
Aslinda insani olaylarin degil, dusuncelerin mutsuz ettigini, uzdugunu, kirdigini anladigim an basladi benim icin degisim. Yatar yatmaz uyuyabilen bir insan degilim. Once gunun muhasebesini yapar, dersler cikarir, sonra uykuya dalarim. Genelde aklima gelenler oncelikle yasadigim olumsuzluklardir. Neden bunu boyle yaptim, neden o boyle davranmadi, aslinda cok uzuldum, keske boyle olmasaydi, daha iyisi olabilirdi vs vs gibi bir cok olumsuzlugu yatarken kendime cekiyor, uyandigimda da ayni olumsuzlukla gune baslardim eskiden. Uyanincaysa once havaya lanet eder, sonra uyanmis olmama, sonraysa gunun geri kalaninda yapmadiklarima, yapacaklarima. Gune nasil baslarsan oyle gider derler ya hani, gun icinde de beynime kaydettigim kisim genellikle olumsuzluklar olurdu. Bu konuda degismem gerektigini biliyor, fakat nasil yapacagim konusunda tikanip kaliyordum. Oncelikle pozitif dusuncenin insani ne derece mutlu ettigi hakkinda arastirma yaptim gectigimiz ay. Bunun icin bir cok kitap karistirdim, bir cok arastirma, makale okudum. Insan yasamayinca bilemez ya hani, “nasil yani al iste pozitif dusundum, nolacak simdi iyi mi olacak” gibi sacmasapan denemeden bir cok yorumda bulunur ya, ben de baslangicta inansam da pratikte gercekci olacagini dusunmuyordum. Denedim bi sure. Kendime inanmanin aslinda birinci sart oldugunu gordum. Kendime inanmaya basladim. Yapabildiklerime, yapabileceklerime, kapasiteme, isteyince her seyin olacagina, gucume, inancima, beynime, kalbime inandim, guvendim, gerisi nasil olsa gelir dedim.
Yazının tamamını okuyun.