Esitlik naralari atan feminist bir insan degilim. Cunku hic bir zaman kadinla erkegin esit oldugunu kabul etmem. Cunku sen ne kadar esit desen de zaten esit muamele gormezsin. Kaldi ki erkeklerin fiziksel ustunlugunu kadin olarak gormezden gelemezsin. Sana sunulan ve alabilecegin olanaklar kisitlidir, cikintilik yapmak isteyip sartlarini zorlarsan farkli sifatlar eklenir adinin basina. Toplum baskisi seni istemesende hep kontrollu davramaya iter. Attigin adimdan, konustugun insana, eve geldigin saatten, disari cikabilecegin saate kadar dikkat etmelisindir. Kimseye hesap verme zorunlulugunu kendinde gormesen bile fiziksel olarak bir adim geride olmak, gucunun yetersizligi seni istemedigin seyleri yapmaya iter. Sozde “esitsindir” ama bunu yuksek sesle kendine soyleyemezsin. Bu yuzdendir ki kadin ve erkegin esit olduguna inanmak isteyen, bunu savunan ama bunu yuksek sesle soyleyemeyen bir insanim. Kabul ettigimden degil, degismeyecegine inandigimdandir bu inatsiz tavrim.
Suraya baglamak istiyorum konuyu. Belki yine basima gelen bir seyden ornek vererek sIkIcI olacagim ama bu konunun benim canimi ne kadar sIktIgInI, onurumu ne kadar kirdigini, ne kadar kendimi kotu hissettirdigini anlatmak zorundayim.
Daha once de anlattigim gibi cumartesi gunleri bir dukkanda calisiyorum. Yaklasik 10 yildir calistigim icin de guvenilirim, yuz asinaligi vardir insanlarin da. Sanirim buna dayanarak cogu zaman teyzeler ogullarina dusunurler ama bunu sormalarina degil firsat vermek, gerekirse bozadabilirim. Katiyimdir bu konuda.
Bugun patronum beni hafta ici birilerinin sordugunu, kendisiyle deyim yerindeyse pazarliga girdiklerini anlatti. Saka sandim, inanamadim. Gelen bayan oglunu allamis pullamis tum ozelliklerini patrona anlatmis, patronu ikna cabasina girmis, sonunda bugun dukkana gelmek icin sozlesmisler ailecek. Bugun anne, baba ve bir kac kisi daha beni gormeye gelmisler. Benim bu olanlarin hic birinden haberim yok ve patron onlar gittikten sonra bana onlari gorup gormedigimi sorup, dusuncelerini anlatti. “Fikrimi sordu”. O an basimdan kaynar sular indi desem yeridir, cunku tiksindim. Daha once de niyetlenip anneme soranlar oldu ama bu baskaydi. Resmen baskasiyla benim adima pazarlik yapilip, konusulup, haberim yokken beni gormeye gelmisler. Bunun ne kadar onur kirici, ne kadar pislik, igrendirici bir his oldugunu anlatamam. Kim olduklarini bilmiyorum, belki bugun gulumseyip, yardim bile ettim musteri sanip, onu da bilmiyorum. Ve bu bilmedigim durumda bu kadar iyimser gorunmus olabilme ihtimalim beni cileden cikariyor. Basindan bilseydim ben ne o an dukkanda durur, ne de bu kadar sessiz kalirdim. Konusamadigim, konusma firsati verilmedigim, fikrimin de sorulmadan bunun yapilmis olmasi beni bu cinsiyette olmaktan tiksindirtti. Erkek egemenligi hakim dunyada erkekler tarafindan secilip, onlarin istek ve arzularina yanit verecek olmak erkeklerden belki nefret etmemi sagladi. Bu is boyle olmamali. Kadin olman demek belki fazla lackalasan bir soz ama “satilman, sunulman” demek degil. Baskalarinin senin adina konusmasi, farkli niyetle sana bu sekilde senden habersiz yaklasmasi o kadar asagilayici bir his ki, kendimi hic bu kadar asagilanmis hisetmedim ben.
Kufretmek istemiyorum ama bunu yapanlara saygi duymuyorum, duymayacagim. Birakin kim kiminle ne yasarsa ya da ne yasamak isterse yasasin. Yeter ki kimse bu tur islere burnunu sokmasin.
2. sinif insan muamelesi gormek istemiyorum. Ben bunu haketmiyorum.