<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bloglandım &#187; Benden</title>
	<atom:link href="http://www.bloglandim.com/index.php/category/benden/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bloglandim.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 00:12:59 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Korkuyorum</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/07/27/korkuyorum/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/07/27/korkuyorum/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 23:09:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/?p=564</guid>
		<description><![CDATA[Gok gurultusunden korkan ben, baska korkularımın da  oldugunu bılmezdım. Bır evde yalnız kalabılecegıme ınanırdım ama yapamıyormusum. O kadar alısmısım kı evde baska sesler duymaya, yalnızlık, hele de kocaman bır evde tek basına kalmak benı cok urkutuyor&#8230; Cok korkuyorum. Eve gırer gırmez kapıları kılıtliyor, camları bıle acamıyorum su yaz gununde. Yatma vaktı geldıgınde ise&#8230;
İste asıl ıskence o [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gok gurultusunden korkan ben, baska korkularımın da  oldugunu bılmezdım. Bır evde yalnız kalabılecegıme ınanırdım ama yapamıyormusum. O kadar alısmısım kı evde baska sesler duymaya, yalnızlık, hele de kocaman bır evde tek basına kalmak benı cok urkutuyor&#8230; Cok korkuyorum. Eve gırer gırmez kapıları kılıtliyor, camları bıle acamıyorum su yaz gununde. Yatma vaktı geldıgınde ise&#8230;</p>
<p>İste asıl ıskence o zaman baslıyor. Gozlerımı acamıyorum, actıgım an kendı golgemden bıle korkuyorum. Perdenın aralıgından gelen ısıktan tut, kapının oradakı hafıf koyuluk&#8230; Hepsı urkutuyor benı. Yalnızlıktan korkuyorum, tek basına kalmaktan, tek basına olmaktan korkuyorum.</p>
<p><span id="more-564"></span></p>
<p>Annemı ozledım ben. Gecelerı yururken ayak seslerını duymayı, arada bır seslenmesını ozledım. Kardesımın sabah yaptıgı  gurultulerle uyanmayı ozledım. Yalnız olmadıgım gunlerı ozledım&#8230;</p>
<p>Uyuyamıyorum, uyanamıyorum, evden cıkamıyorum ama evde de kalamıyorum. Artık buyudum, koca kız oldum ama hala korkuyorum. Annemın yatagında yatarak annemı yanımda dusluyorum, yetmıyor. Yanımda olsun ıstıyorum.</p>
<p>Hanı buyumustum?</p>
<p>Kandırılmısım. Su an bunları yazıyor, yatamıyorsam tek sebebı korkum. Korkumu yenmek ıstıyorum ama beceremıyorum. Nasıl gececek bılmıyorum, evde yalnız kalmak ıstemıyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/07/27/korkuyorum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tatilimin ilk kısmı- Ankara</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/07/20/tatilimin-ilk-kismi-ankara/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/07/20/tatilimin-ilk-kismi-ankara/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 13:49:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/index.php/2010/07/20/tatilimin-ilk-kismi-ankara/</guid>
		<description><![CDATA[Yarın Turkıye&#8217; de ılk haftamı dolduracagım. Gelırken gıdıyorum yazısı yazmasam da vakıt buldukca yaptıklarımı, gozlemledıklerımı, hosuma gıden gıtmeyen her seyı yazacagım.
Yıllar oldu Ankara&#8217;nın havaalanına ınmeyelı. Son aklımda kalan otobus yolculugu gıbı bır ucak seyahatı ve ınınce havaalanında cekılen ıskence. Eldekı bavullara yapısan adamlar mı dersın, dolandırıcı tıplerden kacmaya calısmak mı. Bu yuzdendır kı yıllardır aktarmalı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yarın Turkıye&#8217; de ılk haftamı dolduracagım. Gelırken gıdıyorum yazısı yazmasam da vakıt buldukca yaptıklarımı, gozlemledıklerımı, hosuma gıden gıtmeyen her seyı yazacagım.</p>
<p>Yıllar oldu Ankara&#8217;nın havaalanına ınmeyelı. Son aklımda kalan otobus yolculugu gıbı bır ucak seyahatı ve ınınce havaalanında cekılen ıskence. Eldekı bavullara yapısan adamlar mı dersın, dolandırıcı tıplerden kacmaya calısmak mı. Bu yuzdendır kı yıllardır aktarmalı olsun ama Ankara olmasın derdım. Bu yıl aılemın bır kısmı Ankara&#8217;ya tasındıgı ıcın bu yemınımı bozup Ankara&#8217;ya ındım. Havaalanı eskısı gıbı degıl, daha duzenlı, daha guzellesmıs. Megerse bu halıyle ılklere bıle gırmıs. Yıne alısverıs yapma acısından eksıgı cok Istanbul ıle karsılastırınca ama olsun. Artık Ankara havaalanı tabumu yıktım, tavsıye edebılırım baskalarına.</p>
<p>Abım karsıladı, eskı meclısten tut, tum bınaları tek tek anlatarak ve gostererek Ankara&#8217;yı az bucuk tanıttı. Ilk saatımde sıkıldım Ankara&#8217;dan dıyebılırım. Sıcaktan tutun, dagımtırak ınıslı yokuslu yollarına kadar, Ankara benı acmadı. Zaten yıllardır Ankara&#8217;yı sevmedıgımı dıle getırırdım. Neyse kı kaldıgım yer Dıkmentepesı&#8217;nde oldugu ıcın, pufur pufur esen balkon ve balkondan bakınca gorunen muhtesem goruntuden sonra, evet Ankara burada yasanabılır sadece dedım.</p>
<p>Denızı olmamasına ragmen neden her yerde selalemtırak su bırıkıntılerı yapılmıs Ankara&#8217;ya anlamadım. Melıh Gokcek yememıs ıcmemıs su dikmiş Ankara&#8217;nın her kosesıne:p</p>
<p><span id="more-560"></span></p>
<p>Daha sonra Beypazarı&#8217;na geldım. Merkeze yaklasık bır bucuk saatlık bır mesafede. Turıstık ufak bır ılce. Yasamaya gelınmez ama gunu bırlık gezmeye gelınebılır. Cakma Safranbolu dedım gorur gormez. Yanlıs anlamamıssam eger Safranbolu evlerını yapan ustalar buradakı yanan evlerı restore etmısler ve kucuk Safranbolu halıne gelmıs. Burada yasayan ınsanlar sıcak, samımıler. Beypazarı kendını o kadar gelıstırmıs kı, kendıne ozgu bır cok urunu satarak gelıstırmeye de devam edıyor anladıgım kadarıyla. Bıtkı kuruları, sıfalı bıtkıler, degısık lokumlar, kuru dedıklerı gevregı andıran sey, gumus atolyelerı, cam ebrulu kolyeler, bez bebekler, yazmacılar, havuc/karadut suları, antıkacıyı andıran eskı eserlerın satıldıgı dukkanlar, derı ayakkabılar derken satacak bır cok urunlerı var. Hemen hemen bugune kadar her gun bunların hepsını gezdım. Dedıgım gıbı esnaf sıcak, samımı fakat sansar dıyorlarmıs buranın ınsanına. Urunu satmadan pesını bırakmıyor asla. Satın alıp kacacaksın. Yurudugun her tezgah/dukkan onunde sana almasan da sattıkları urunlerden ıkram edıyorlar. Dedım ya, gunu bırlık gelıp gezıp gıdeceksın. Lakın cogu kısı de oyle yapıyor olmalı kı, hafta sonu ana baba gunu burası. Sımdıye kadar Beypazarı guzel gecıyor. Tek eksıgı oturacak cay bahcesı, cafe tarzı yerlerının olmaması. Sanırım buraya acılan unıversıteler sayesınde bu hale gelmıs, gelısmıs. Daha once kadınlar sokaga bıle cıkamazlarmıs esnafın anlattıgına gore.</p>
<p>Degısık gelenek goreneklerı var buranın. Her duydugumda gulmemı ayıpladıgım halde guluyorum. Bırı vefat ettıgınde anons edıyorlar. Anons soyle. Ayse&#8217;nın gelını, Hale&#8217;nın gorumcesı, Ahmet&#8217;ın baldızı, Velı&#8217;nın kaynanası, Seda&#8217;nın yengesı vs vs dıye neredeyse tum sulaleyı sayıyorlar. Ilk duydugum gun gulme krızıne gırsem de, her duydugumda bu krız halı devam etmekte.</p>
<p>Daha anlatacak seylerım vardı ama unuttum. Kucuk bır ılce oldugu ıcın her yerı talan ettım sanırım. Sankı yıllardır buralıymısım gıbı her yerı ogrendım, kendım cıktım gezdım ve kaybolmadım hıc(:</p>
<p>Sımdılık anlatacaklarım bu kadar. Vakıt buldukca yazacagım(:</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/07/20/tatilimin-ilk-kismi-ankara/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fulltime özlem, parttime mutluluk</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/07/08/fulltime-ozlem-parttime-mutluluk/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/07/08/fulltime-ozlem-parttime-mutluluk/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Jul 2010 07:16:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/?p=542</guid>
		<description><![CDATA[Daha kacinci kez bu konuda sikayet edecegimi inanin ben de bilmiyorum. Hayatimin her evresinde ozlemlerimin tavan yapip, oradan hic inmedigini daha once de anlatmistim. Yine bu duygunun en ust seviyelerde oldugu, ya da olacagi bir durumla karsi karsiyayim. Bu kez problem ben de mi ben de bilmiyorum.
Haftaya Turkiye`ye gidiyorum, tatile. Fiziken belki az seviyede olsa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Daha kacinci kez bu konuda sikayet edecegimi inanin ben de bilmiyorum. Hayatimin her evresinde ozlemlerimin tavan yapip, oradan hic inmedigini daha once de anlatmistim. Yine bu duygunun en ust seviyelerde oldugu, ya da olacagi bir durumla karsi karsiyayim. Bu kez problem ben de mi ben de bilmiyorum.</p>
<p>Haftaya Turkiye`ye gidiyorum, tatile. Fiziken belki az seviyede olsa da, zihnen fazlasiyla yoruldum. Staj, stajdaki sorunlar, ev isleri, okul, kendi islerim derken artik daha fazlasini yukleyemeyecek duruma geldim. Kafamdakileri bosaltmak, okulumun son yilina daha duru bir beyinle girebilmek icin Turkiye`ye gitmek istedim. Bunu hakettigime inaniyorum en azindan.  Annem ve kardesim benimle gelemeyecek bazi ozel nedenlerden dolayi. Bir yanim eksik gidecegim icin tam sevinemiyorum bile. Bileti gec aldim ki, annem halimi gorsun ve kendisi teklif etsin. En azindan gonullu olsun gitmeme. Nitekim boyle de oldu. Kendisiyle beraber gittik almaya, kendisi teklif etti, kendisi gordu cektiklerimi. Ne gidecegim diye direttim, ne de onu gonulsuz gorup gitmek icin elimden geleni yaptim. Basindan o mesuttu, ben de oyle. Su an ayni seyleri dusunuyor mu bilmiyorum, emin olamiyorum.</p>
<p>Son bir haftadir uyumuyor, kendini disarilara atiyor sabahin en erken saatlerinde. Bana bir sey soylemiyor ama goruyorum mutsuzlugunu. O bunlari icinde yasarken ve ben gitme hazirligina bile baslamamisken benim icin valiz aliyor, gotureceklerimi ayarliyor, alisverisimi yapiyor. Bir an once gitmemi istiyor gibi bir hal takiniyor. Ama boyle de degil durum biliyorum. Belki o gunu beklemenin verdigi stres, bilmiyorum.</p>
<p> Stres, yogunluk, bunalmak derken, gitmek istememin en onemli nedeni elbette sevgilim. Cok ozledim, burnumda tutuyor kokusu.  Belki bir omur strese dayanacak gucum var ama onun ozlemine o kadar dayanamayacagimi biliyorum. Yaninda olmak istiyorum, gozlerinin derinliklerinde kaybolmak istiyorum, doyasiya sarilip, doyasiya hasret gidermek istiyorum. Bunu hem onun hem de benim hakettigimizi biliyorum. Cok ozledik, cok sabrettik&#8230; Onu gorecegim icin sabirsizlansam da, dort dortluk sevinemiyorum iste annemi boyle gorunce. Hazirlanmiyorum, hazirlamak istemiyorum bavulumu. Bir yanim eksik kalacak yine sanki.</p>
<p><span id="more-542"></span></p>
<p>Biliyorum, gittikten sonra donus gununu hesaplamaya baslayacagim. Basta zorluk cekip, sonra donmek istemeyecegim bile. Annemler cok ozleyecekler ama sayili gun cabuk gececek. Peki o zaman bu cektiklerim niye? Neden bu gitmenin verdigi parttime mutluluk? Buradayken sevgilimi ozluyorum, oradayken annemleri. Ortasi yok mu bunun?</p>
<p>Isyan etmiyorum, sukrediyorum hepsi saglikli ve en kotu gunumuz boyle oldugu icin. Ama soruyorum hep, neden ben herkes gibi fulltime mutlu olamiyorum diye. Hep bir yanim eksik kaliyor, hep birilerini geride birakmak zorunda kaliyorum. Annem de ben de farkindayiz omur boyu yaninda kalmayacagimin. 3-5 yil sonra zaten kismetse evlenip gidecegim. O zaman neden bu ozlem? Hem aglarim hem giderim diyorum artik, yapacak baska bir seyim yok. Alismaliyim, alismali. Yillardir diger kardeslerime uzak yasayan annem neden bana ve kucuk kardesime bu kadar bagli diye kiziyorum bazen. Surekli yaninda olmak, surekli onunla olmak sanki ona bir hayat guvencesi veriyor gibi. Diger kardeslerim dunyanin obur ucuna gitseler anneme koymaz ama ben veya kardesim evden bir kac gun bile uzak kalsak annem bunalima girer. Belki yalniz kalma korkusu, onu da anliyorum. Ama onu yalniz birakmiyorum ki. Ben ileride baska bir ulkeye yasamaya gitsem de annemi yilda en az bir kez gormeden rahat edemem ki. Anlamiyor iste. Belki anliyor da kabul etmek istemiyor, bilmiyorum. Ama onu boyle gordukce ben mutlu olmuyorum. Belki sert gelecek ama onu mutlu etmek icin hayallerimden vazgecmem, vazgecemem. Yaninda kalamayacagim fikrine alismasi gerekiyor, tipki diger cocuklarinin yokluguna alistigi gibi&#8230;</p>
<p>Kendimi full time emekci gibi hissediyorum. Fulltime hasret cekip, parttime mutlu oluyorum hayatimin her evresinde. Bunu nasil asarim bilmiyorum ama belki bu durumdan hic memnun olmasam da buna alismam gerek.</p>
<p>Ozlemime kavusup mutlu olmaya giderken, mutlulugumu birakip ozleme kosuyorum. Iki duyguyu bir arada yasamak hep bir yanimi eksik biraksa da, sanirim mozasist bir bunyem var ki, bu iki duyguyu beraber yasamayi seviyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/07/08/fulltime-ozlem-parttime-mutluluk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yine geldim bir baslangicin sonuna&#8230;</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/07/01/yine-geldim-bir-baslangicin-sonuna/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/07/01/yine-geldim-bir-baslangicin-sonuna/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jul 2010 00:34:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benden]]></category>
		<category><![CDATA[Bir stajyerin dünlügü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/?p=532</guid>
		<description><![CDATA[Hani demistim ya daha once, gercekten zormus vedalar. Hayatimin her doneminde belki herkesten fazla veda anlari yasadigimdan her seferinde bir sonrakine daha hazirlikli olacagimi dusunsem de, her seferinde bir onceki kadar canim aciyor nedense. Sevmiyorum vedalari, sevmiyorum sonlari. Gerci sevsem anormal olurdu ya&#8230;
Bugun gunlerdir hazirligini yaptigimiz veda partim vardi staj yerimde. 10 aylik zorlu maratonun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hani demistim ya daha once, gercekten zormus vedalar. Hayatimin her doneminde belki herkesten fazla veda anlari yasadigimdan her seferinde bir sonrakine daha hazirlikli olacagimi dusunsem de, her seferinde bir onceki kadar canim aciyor nedense. Sevmiyorum vedalari, sevmiyorum sonlari. Gerci sevsem anormal olurdu ya&#8230;</p>
<p>Bugun gunlerdir hazirligini yaptigimiz veda partim vardi staj yerimde. 10 aylik zorlu maratonun sonunda sonuna gelmistim artik.  &#8221; O an&#8221;  gelip catmisti artik. Aslinda isin garip tarafi ve anlamadigim kismi, bir insan gidisini neden kutlar ki? Sevindigim veya bu durumdan memnun oldugum da yok. Heralde maksat herkesi bir araya toplamak ve guzel bir anla vedalasmak. Gunun basindan beri bir an once aksamin olmasini hayal edip, o ani cabuk atlatmak icin dualar etsem de, dusundugumden daha uzundu gun bana bugun. Herkeste gunu guzel gecirmek icin bir telas, herkeste bir guler yuz, tebessum. Bu sanki olum yataginda yatan bir hastaya herkesin iyi davranip, onu guldurmeye calismasi gibi. Kim ne yaparsa yapsin ben uzerimden gerginligimi atamadim o ayri.</p>
<p>O kadar guzel, o kadar sevimliydi ki hepsi&#8230; Aklima geldikce icimden bir seyler kopuyor sanki. Farkinda olmadan o kadar guxlu bir bag kurmusuz ki, yilin basinda ayriligin bu kadar koyacagini soyleseler gulup gecerdim heralde. Erkek cocugum (15 yasinda) sabah benden once staj yerime gitmis. Gittigimde masada oturup beni bekliyordu. Gomlek giyip, benim icin suslenip saclarini kestirmis. O kadar mutlu oldum ki, deger vermis, ugrasmis. Benim erken gittigimi bildikleri icin normalde 3te gelen cocuklarin hepsi sabahtan geldiler. Kimiyle oyun oynayip, kimiyle sohbet ettim. Kiminin gunu bile degildi, benim icin gelmis. Normalde onlari toplu halde tutabilmek ve is yaptirmak biraz ugras ister. Fakat herkes bir seyin ucundan tutup, parti hazirligini bitirdiler. Kimi salatayla ugrasti, kimi suslemeyle, kimi alisverisle, kimi organizasyon ile vs vs. Normalde o kadar cocugu bir arada tutmak zordur. Ama amac tekse beraber de olabiliyorlarmis bunu gordum. Hepsine ne kadar tesekkur etsem az&#8230;</p>
<p>Gunlerdir benim arkamdan is cevirdiklerini dusunuyordum. Benden kaciyorlar, beni aralarina almiyorlardi. Megerse benim icin yazilarla, fotograflarla bir album hazirlamislar. Hayatimda aldigim belki en guzel hediyeydi. Benim icin o kadar degerli o kadar guzeldi ki. Zaten ben gorur gormez goz yaslarimi tutamadim. O kadar istiyordum ki fotograflarini bari alabilmeyi. Bunun yasak oldugunu dusundugumden sormuyordum bile cekmek icin. Yasak oldugu halde is arkadaslarim benim icin bunu yapmislar, dunyanin en mutlu insani oldum o an. Veda konusmasi yapamadim, yapmak istemedim. Dedim ya, sevmiyorum veda anlarini.</p>
<p><span id="more-532"></span></p>
<p>Benim icin kirmizi buyuk bir sandalye getirdiler. Yerime kimseyi oturtmayip, beni de yerimden kaldirmadi cocuklar. Bana elleriyle yiyecek hazirlamalarini mi anlatayim, elleriyle yedirmelerini mi, guldurmeye calismalarini mi, sen ne istersen soyle yapalim demelerini mi. Hatta biri kahve yapmis benim icin, sekeri de doldurmus icine. Kahve icemedigim halde bir sey demeyip onun yaninda ictim kirmamak icin. Hayatimin merkezine ben bile beni koyamamisken, baskalarinin beni bu sekilde gunun merkezine koymalari beni utandirmisti fazlasiyla. Aliskin degilim boyle seylere, utanirim da, sevmiyorum ne dogum gunleri kutlamalarini ne de bu tur ben merkezcil kutlamalari. Iki demet gul almislar, biri beyaz, digeri sari. Yuklendigi anlam belli ama kabullenmek zor, veda &#8230; Hepsinin gozleri baska bakiyor, tekrar geleceksin degil mi, mutlaka ugra arada diyorlardi.</p>
<p>Kiz cocugum (13 yasinda) aglamamak icin baska yerlere kaciyor ama sonra bir daha gorusemeyecegimiz icin daha fazla vakit gecirmek adina hemen gelip yanima oturuyordu. Ara sira sarilip, gelecegimi, ne zaman isterse bana ulasabilecegini anlatiyordum ama hem onun icin hem de benim icin zordu, biliyorum. Cocugumun biri cikolata paketi almis, digeri de ailesiyle birlikte tesekkur karti yazmislar. Cok mutlu oldum, dusunmeleri bile guzel.</p>
<p>Koca bir yil icinde bazen guldum, bazen uzuldum. Bazen onlarin derdiyle dertlenip cozum bulmaya calistim, bazense caresizlikle onlara sadece destek olmaya calistim. Gun geldi cabuk bitsin diye isyan ederken, gun geldi, orada gulup eglenip derdimi tasami attim. Kizdigim da oldu, agladigim da. Gulme krizlerine girdigim de oldu, sinirlenip cogunu azarladigim da. Simdi geriye baktigimda  o kadar cok duyguyu, o kadar cok seyi sigdirmisim ki ben bu 10 aya, sanki omur boyu oradaymisim, sanki ben oranin bir parcasiymisim gibi hissediyorum su an. Yilin basinda ilkokula baslar gibi kendine guvenip olmayan, herkesten cekinip korkan, utangac, pisirik benden, kendine guvenen, ayaklari yere saglam basan, sesi gur, kendini iyi ifade edebilen ve gerek pratikte gerekse ogrendigi teoriyi pratikte uygulayabilen daha guclu bir ben cikti ortaya. Ben bu 10 ayda o kadar cok sey ogrenmisim ki aslinda, iyi ki bu sansi vermisler, iyi ki burada staj yapmisim diyorum. Pratikte uygulamaya gecmeden, staj yapmadan sadece ogrendiklerinle hic bir sey olamayacagini, her seyin kitaptakilerden ibaret olmadigini bu sayede anlamis oldum.</p>
<p>Stajimdan sorumlu olan kisi albume beraber hayvanat bahcesine gittigimizde cektigi bir kelebek fotografi koymus. Yanina benim icin bir yazi yazmis. Diyor ki, ilk basladiginda bir tirtilken, kendini gelistirdin ve simdi boyle guzel bir kelebek oldun. O kadar mutlu oldum ki. En azindan bu gelisimi sadece benim degil, baskalarinin da farketmesi cok guzel.</p>
<p>Yarin son gunum staj yerimde. Normalde gelmeyecek olanlar bile yarin tekrar gelecekler veda etmek icin. Bugun veda edip, bu fasli bir kere yasamak varken, yarin tekrar yasayacak olmak zor geliyor. Ama bir yandan da onlarla vakit gecirmek istiyorum. Yarini da atlatirsam biraz da olsun rahatlayacagim sanirim.</p>
<p>Zaman bazen cok cabuk gecerken, bazen de duruyor sanki. Iste o durakladigi anlardayim, bir an once gecip gitmesini bekliyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/07/01/yine-geldim-bir-baslangicin-sonuna/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu aralar&#8230;</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/06/10/bu-aralar/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/06/10/bu-aralar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Jun 2010 22:51:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/?p=523</guid>
		<description><![CDATA[yazacaklarim o kadar birikti ki.
Bir yandan kafamdan liste yapiyor, yazmak icin firsat kolluyorum. Diger yandan firsati buldugumda yazacak kafada olmuyorum. Yazmayi ozledim. Bu aralar tek yaptigim sey icimden konusmak. Aslinda bunlari yazabilecekken neden icimde konusuyorum onu da bilmiyorum. Hayatimda hic olmadigim kadar kontrollu davraniyor, kendi kendimi her konuda frenliyorum. Kendimi cogu konuda elestiriyor, cogu konuda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>yazacaklarim o kadar birikti ki.</p>
<p>Bir yandan kafamdan liste yapiyor, yazmak icin firsat kolluyorum. Diger yandan firsati buldugumda yazacak kafada olmuyorum. Yazmayi ozledim. Bu aralar tek yaptigim sey icimden konusmak. Aslinda bunlari yazabilecekken neden icimde konusuyorum onu da bilmiyorum. Hayatimda hic olmadigim kadar kontrollu davraniyor, kendi kendimi her konuda frenliyorum. Kendimi cogu konuda elestiriyor, cogu konuda hakli gorup, pohpohluyorum. Tabi hepsi icimde. Nesem de icimde, huznum de. Telasim da icimde, durgunluklarim da. Konus desen konusamayacak kadar aciz, sus desen susturamayacak kadar hem dolu hem de bosum.</p>
<p>Ne bunalimdayim, ne depresyon. Ne kendimi soyutladim baskalarindan ne de sessizlestim. Aksine cok normalim. Icim daralmiyor, ne bir seylere uzulecek kadar kendimi gucsuz hissediyorum, ne de olaylara tepkisiz kalacak kadar donuk. Dedim ya, iyisiyle kotusuyle hepsi icimde. Kendimi hem iyi hissederken hem kotu hissetmek ne kadar celiskilidir boyle sorguluyorum onu da icimde. Cevabi bulamiyorum. Kendi kendime hic olmadigim kadar durustum belki. Kendimi kandiracak acizlikte hic degilim. Hani bir karar asamasinda olursun, bazen sallantida hissedersin kendini, bazen cok guclu ve kesin kararli olursun ya. Sanki bu ani yasiyorum. Oysa ne almam gereken kararlarim var, ne de herhangi bir konuda yaptigim bir plan.</p>
<p>Hayatim her zaman oldugu gibi tek duze. Gerek aileme, gerekse kendime olan sorumluluklarim hala hat safhada. Son dakikaya kadar elime almiyorum hic bir seyi. Aslinda alip, surunduruyorum. Kendi kendimi irite edene kadar sokuyorum gozume gozume. Yapiyorum hepsini bir bir. Eskiden bunlar icin de cok sikayet ederken, artik alismislik midir, koyvermislik midir dert yanmiyorum ne kendime, ne de baskalarina. Diyorum ya, suskunluklarim da icimde, konusmalarim da. Susuyorsam alismisligimdan midir, yoksa caresizlikten midir bilmiyorum.</p>
<p> Tek eksikligini hissettigim sey dostlar. Konusmasam bile varliklarini bilmek, hissetmek istiyorum. Belki icinde bulundugum bu yalnizlik beni kendimle basbasa birakiyor, kim bilir. Sokaklara salip kendimi yurumek istiyorum.</p>
<p>Bu aralar yazacak o kadar cok seyim var ki. Ah yazabilsem&#8230; Onumuzdeki hafta tum staj raporlarini teslim etmem gerekiyor. Malum 10 ayimi doldurup staji bitirmeme gunlerim kaldi. Cok fazla raporum var ama yapabilecegime inaniyorum hepsini. Ustelik bu sefer kendimi koyverip, bunalim havasi estirmeden. Guclu ve kendimden emin olarak&#8230; Raporlarimi teslim ettikten sonra belki icimde konusmayi birakip, yazacaklarimi yazabilirim. Kisa bir sure belki yazamam raporlar nedeniyle, sonrasinda bolca gorusuruz. Selametle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/06/10/bu-aralar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zordur vedalar</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/05/28/zordur-vedalar/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/05/28/zordur-vedalar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 May 2010 01:25:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benden]]></category>
		<category><![CDATA[Bir stajyerin dünlügü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/?p=514</guid>
		<description><![CDATA[Uzun zamandir stajla ilgili bir yazi yazmadigimi farkettigim ve zor bir donemden gececegim icin paylasmak istedim duygularimi. 9 aylik uzun bir staj donemimin ardindan son aya girmis bulunmaktayim. 9 ay boyunca haftanin dort gunu ayni insanlari gormek artik insani bir sure sonra oraya ait hissettirip, sanki hic ayrilmayacagini dusunduruyor. Tam boyle hissederken, son ayima girdigimi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun zamandir stajla ilgili bir yazi yazmadigimi farkettigim ve zor bir donemden gececegim icin paylasmak istedim duygularimi. 9 aylik uzun bir staj donemimin ardindan son aya girmis bulunmaktayim. 9 ay boyunca haftanin dort gunu ayni insanlari gormek artik insani bir sure sonra oraya ait hissettirip, sanki hic ayrilmayacagini dusunduruyor. Tam boyle hissederken, son ayima girdigimi anlayinca her sey benim icin degisti, daha anlamli hal almaya basladi son gunlerde.</p>
<p>Zaman zaman anlattim blogumda. Guldugum, agladigim gunler oldu. Bazen birakmak isteyip lanet okudum, bazen kendimi cok sansli hissettim. Ama bu 9 aylik donem icerisinde farketmeden o kadar gelismis, o kadar cok sey ogrenmisim ki, geriye donup baktigimda ne yasarsam yasayayim beni bu ise hazirladigini, dogru yerde bulundugumu anladim. Kendime guvenimi kazanip, calisanlarin artik sana 100% guveniyoruz demeleriyle kendimle gurur duydum. Artik ne ailelerle konusuyorken dilim tutuluyor, heyecanlaniyordum, ne de cocuklarin en yaramazi, sorunlusuyla karsi karsiya gelince kabuguma cekiliyordum. Artik dis gostermeyi de biliyor, sozumu de dinletiyordum. Baslangicta 10 ay staj yapacak olmanin bana agir gelecegini dusunurken, simdi bunun gerekliligini anliyorum.</p>
<p>Konu aslinda bu degil, stajim biterken uzun uzun yazar, baslangic ve sondaki halimi karsilastiririm. Paylasmak istedigim aslinda su. Ben cocuklarimdan nasil ayrilacagim?</p>
<p><span id="more-514"></span></p>
<p>O kadar zor geliyor ki bunu dusunmek bile. Gozlerim doluyor aklima geldikce. Son ayima girdigim icin simdiden iki cocugumu gidecegim fikrine alistirmami soylediler. Dun 13 yasindaki kizima laf arasinda soyledigimde cok kotu oldu. Bir kac kez sorup, saka yaptigimi sandi. 14 yasimdaki oglumsa bana o kadar alismis ki, benim olmadigim gunlerde orada kalmayip eve donuyormus. Gerek okul isleriyle, dersleriyle en az kendi kardesiminkiler kadar ilgilenip, ara ara konusup rahatlatip, bazen oyun oynayip, bazen ders calistiriyordum. O kadar alismisim ki onlara&#8230; Onlardan ayrilinca hayat nasil olacak bilmiyorum ama vedalasmak bana cok koyacak, goz yaslarimi tutamayacagim biliyorum. Her baslangicin bir sonu varmis, ben de bu sona yaklasiyorum.</p>
<p>Bu iki cocugum disinda bazen kizip, nefret ettigim cocuklari bile ozleyecegimi, onlarla bile bir bag kurdugumu farkettim. Tum cocuklarin dinledikleri sarkilara, muhabbetlerine, esprilerine, kufurlerine, kavgalarina, saygisizliklarina, sevimliliklerine, oyunlarina, yalanlarina, iyi kotu tum davranislarina o kadar alismisim ki&#8230; Zor olacak, hissediyorum.</p>
<p>Dun onumuzdeki okul donemi icin secilen stajyer bir gun denemek icin geldi. Hatun ayni okul ve bolumdenmis. Cok tatli, hayatimda gordugum en guzel hatunlardan biri diyebilecegim kadar guzel ve sevimliydi. Sorular sordu, staji, nelerle karsilasacagini, nelere hazirlikli olmasi gerektigini ve nelere dikkat etmesi gerektigini vs. anlattim. Kendime cok yakin hissettim, benim gibiydi. Sanki benim staja ilk basladigim hallerim gibi. Sonuc itibariyle onumuzdeki yilin stajyeri belli oldu. Geriye baktigimda cocuklarimi bile kiskandim ondan. Benim cocuklarimi artik o gorecekti, artik o ilgilenecekti. Sahiplenme duygusu o kadar kotu bir sey ki, insan kendisinin, kendisinden goruyor, kiyamiyor, veremiyor, kaybetmek istemiyor.</p>
<p>Yeni stajyeri de gorunce artik benim yavas yavas vaktimin geldigi fikri kafama yerlesmeye basladi. Sanirim kendimi hazirlamam lazim artik. Yapacak 5 parca staj raporum var 18 hazirandan once bitirmem gereken. Sanirim bu telasla gunleri daha cabuk gecirecegim gibi geliyor:/ Istemiyorum sanki bitirmek staji ama bu tamamen ayrilmak istemedigimden:/ Veda partisini nasil duzenleyecegimi dusunmem lazim artik.</p>
<p>1 Temmuz gunu kendimi bir yandan cok mutlu, bir yandan cok mutsuz hissedecegim. O gun gelecek, ve ben veda edecegim:(</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/05/28/zordur-vedalar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tatili biraz erken getirdim</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/05/13/tatili-biraz-erken-getirdim/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/05/13/tatili-biraz-erken-getirdim/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 May 2010 13:45:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/?p=490</guid>
		<description><![CDATA[Kendi kendime debelenirken, neden bunu bloguma tasimadigimi dusunup, icimdeki firtinalari buraya yazmak istedim. Paylastikca buyuyecek mi, bitecek mi gorecegim artik.
Son zamanlarda o kadar her seyi koyvermis bir haldeyim ki, sanki yaz gelmeden ben yaza girdim gibi hissediyorum. Ne kendime hayrim dokunuyor, ne de baskalarina. Ustelik son zamanlarda basarili isler cikarmis olsam bile daha bitirmem gereken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kendi kendime debelenirken, neden bunu bloguma tasimadigimi dusunup, icimdeki firtinalari buraya yazmak istedim. Paylastikca buyuyecek mi, bitecek mi gorecegim artik.</p>
<p>Son zamanlarda o kadar her seyi koyvermis bir haldeyim ki, sanki yaz gelmeden ben yaza girdim gibi hissediyorum. Ne kendime hayrim dokunuyor, ne de baskalarina. Ustelik son zamanlarda basarili isler cikarmis olsam bile daha bitirmem gereken o kadar cok sey var ki&#8230; Biliyorum aslinda bu hale nasil geldigimi. Son bir haftadir stajim yoktu, onceki haftalarda ise havanin sicakligindan cocuklar yoktu. Bu hafta staja sadece bir gun gittim. Yine tatile girdi. hal boyle olunca son bir aydir o kadar rahata kacmisim, o kadar salivermisim ki. Unutmusum yapmam gerekenleri, unutmusum kendime olan sorumluluklarimi. Koyvermisim her seyi bir kenara.</p>
<p>Her rapor donemi bunalima girer, her rapor donemi kendimi kotu hissederim ama bu baska. Ne bunalim havam var ne de yataklara dusup kafami duvara vurdugum. Kendimi daha guclu, daha kesin, daha net hissediyorum aksine. Kimseye ihtiyacim yok gibi. Kirk gun kimse seslenmese &#8220;aaa bu ne alemde&#8221; demem. O derece kimsenin yeri yok su ara hayatimda. (ozellerim haric elbette). Bu durumdan nasil kurtulurum, ne yaparim, ne yapmaliyim hic bir fkrim yok. Ama bir seyler yapip kendime ceki duzen getirmek zorundayim. Elimdeki isleri bitirip, yilin sonuna rahat girmeliyim. Strese dayanikliyimdir ama hic canim stres cekmek istemiyor.</p>
<p>Havalarin kotu olmasi da cabasi. 2 haftadir kistan farksiz bir hava var disarida. Gunes bana gulmedigi zaman kendimi kotu hissediyorum. Oysa alismis olmam gerek buranin havasina ama hala alisamiyorum. Uykumu da duzene soktum. Geceleri oturmadigim gibi, oturmaktan zevkte almiyorum. Aksamlari eve geldigimde uyumuyorum da artik. Erken uyaniyorum, eskinin aksine. Ama ne yatakta kalmaktan hoslaniyorum, ne de oturmaktan. Ne yapacagimi ben de bilemedim:) Dengesiz bir yapim yoktur oysa. Ne istedigimi bilirim genelde ama bu sefer ya oyle ya boyle, ortasini getiremiyorum:)</p>
<p>Elimdeki isleri bi bitirsem, tatil bir gelse&#8230; Bir orada bir burada, tutmayin beni diyecegim ama bakalim. Kismet, o gunleri de gorecegimdir heralde:) Kendimi bu tatil psikolojisinden kurtarip, silkelemek gerek. Olmaz boyle.</p>
<p>Once is, sonra tatil, once is, sonra tatil,once is sonra tatiiill.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/05/13/tatili-biraz-erken-getirdim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir &#8220;hayvanat bahcesi&#8221; dünlügü</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/05/05/bir-hayvanat-bahcesi-dunlugu/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/05/05/bir-hayvanat-bahcesi-dunlugu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 May 2010 01:01:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benden]]></category>
		<category><![CDATA[Bir stajyerin dünlügü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/?p=472</guid>
		<description><![CDATA[Sanirim yillar oldu hayvanat bahcesine gitmeyeli. Yillar once okulla bir kac kez gelip, her seferinde odevler yapmak zorunda kalinca, benim aklimda hayvanat bahcesi sadece sIkIcI bir dersten ibaret olarak kalmis. Hal boyle olunca yillarca sadece onunden gecmekle yetinip, iceri girmeyi hic dusunmemistim. Staj yerim sayesinde yapmadigim bir cok seyi yapip, gerek cocuklugumu yasiyor, gerekse cocuklari [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sanirim yillar oldu hayvanat bahcesine gitmeyeli. Yillar once okulla bir kac kez gelip, her seferinde odevler yapmak zorunda kalinca, benim aklimda hayvanat bahcesi sadece sIkIcI bir dersten ibaret olarak kalmis. Hal boyle olunca yillarca sadece onunden gecmekle yetinip, iceri girmeyi hic dusunmemistim. Staj yerim sayesinde yapmadigim bir cok seyi yapip, gerek cocuklugumu yasiyor, gerekse cocuklari organize ediyorum. Guzel de oluyor:) Yine bir staj aktivitesi ve bu sefer gidilen mekan hayvanat bahcesi. Aslinda bugun icin iki mekan ayarlandi. Bowling ve hayvanat bahcesiydi. Elbette cocuklarin 99.99%i bowling isteyecekti ki netekim oyle de oldu. Sadece 6 cocukla hayvanat bahcesini ziyaret edecektik. (sayidan gayet memnunum, nerede cokluk orada&#8230; yanlis anlamayin, sorumluluk diyecektim:p) Neyse ki, bowlingi degil, hayvanat bahcesini sectim ve ziyaret icin yola koyulduk.</p>
<p>Amsterdam`in sansina hayvanat bahcesi sehrin gobeginde. Sanirim her yerde olmayan bir sey bu. Genelde sehrin disina atarlar boyle yerleri. Ulasim zor olur. Fakat sehrin gobeginde, en ugrak caddenin birine kurulmus. Merkezi olmasi acisindan cok hosuma gidiyor aslinda.</p>
<p>Neyse, gelelim ziyarete ve izlenimlerime.</p>
<p>Oncelikle sunu itiraf etmeliyim ki, hayvanlar konusunda gerizekali olabiliyorum bazen. Isimlerini bilmem, aslanla kaplani karistiracak kadar da az bilgim vardir.  Benim icin uc bes hayvan vardir. Koyun, inek, esek, at, tavuk, ayi, maymun vs. Yok bufaloymus, yok atla esegin karisimiymis, yok keciyle bilmemneyin ciftlesmesiymis hic anlamam. Benim icin hepsinin adi &#8220;hayvan&#8221;dir. Teferruata, detaya gerek yoktur. Manda yerine inek, katir yerine esek desem ne farkedecek ki. Anlamiyorlar iste beni. Neyse, sonunda hayvanlari google gorsellerinde degil, kanli canli gorup, ufkumu gelistirmeye karar vermistim.</p>
<p><span id="more-472"></span></p>
<p>Ilk gordugum hayvan manda oldu. Uzunca bir sure izledikten, deve ve esegi de gordukten sonra bunlarin hayvan olmadigini anladim. Bunlar siradan bildigimiz hayvanlardi. Aslinda ben boyle gormedigim hayvanlari gormek istiyordum. Malesef yanimizda veledin biri vardi ki, beni surungenlere goturdu. Girdigim an kasinmaya, huylanmaya basladim. Igrenirim kendilerinden. Yok timsahmis, yok yilanmis, yok adini bilmedigim igrenc tipli hayvanlarmis.. Hic biri cekmedi beni. Bakamadim bile. Uyumaktan ve kipirdamamaktan baska yaptiklari bir sey de yoktu zaten. Sukur ki bunlardan kacip, &#8220;gercek&#8221; hayvanlari izlemeye gittik.</p>
<p>Lemur!</p>
<p>Iste benim hayvanim. Iste benim sevimlim, iste benim minicik sebegim. Kuyrugunu dikip agactan agaca atlayip, dibime kadar gelip bana sebeklik yapti. Al beni cantana koy kacalim der gibiydi. Ah onlari beslemek yasak olmasa ben ona ne mamalar yedirirdim ama rejimleri varmis ozel. Beslenmezmis. Iyi cocuk oldum, uslu durdum, beslemedim.</p>
<p>Baba aslan  ve ailesini gordum ben. Baba herkese poz verirken, aile fertleri normal yasamlarina devam ediyorlardi. Hayvan cok guzel gorundugu kadar, durusuyla aldigi krallik unvanini hakediyordu sanki. Artik masal kitaplarindaki aslani da gercekte gormustum!</p>
<p>Maymun sesi cikararak, maymun bolumune girdim. Dogaya ayak uydurmustum, maymundum! Isin kotu tarafi arkalarindan maymun sesi cikardigim herkes beni gercekten maymun sanmisti. Evrimini tamamlayamamis insan gibi hissettim kendimi:p Cok sevimli hayvanlar, onlarla beraber ipten ipe atlayasi geliyor insanin.</p>
<p>Gorilleri gorunce bazi insanlara hayvan diyerek hakaret degil, iltifat ettigimizi farkettim. Yavrusunu emziriyordu goril. Ustelik oyle sarilmis, guzel tutuyordu ki. Oyle guzel anac durusu vardi ki&#8230; Bazi ebeveynler bu kadar bile sicaklik ve ilgi vermiyordur cocuguna. Sanirim en etkilendiklerimdendi. Tek kotu taraflari ust bas acik olmalari:p Insan sapik gibi hissediyor kendisini ama insana benziyorlar fena, bu yuzden dikkat cekiyor bence.</p>
<p>Ciftlengec penguenler!</p>
<p>Gozumde o kadar masum ve sirin hayvanlardi ki penguenler, bugunden sonra ayni seyleri dusunur muyum bilmiyorum:p Ulu orta ciftlesip, tum ilgiyi kendi uzerlerine cekmeyi basardilar. Insan gorunce kendisini rontgenci ve davetsiz misafir gibi hissediyor:p  Cocuklardan birinin &#8220;neden uzun yapiyorlar&#8221; sorusuna, duraksayarak  &#8220;zevk aliyorlar demek ki&#8221; diye cevap veren bir is arkadasim var. Helal olsun diyorum ona. Bu da bir ders, ogrenmeli cocuklar:p</p>
<p>Tukrukcu basi lama!</p>
<p>Lama da degisik bir hayvan. Tek yaptigi yemek, gevis getirmek ve tukurmek heralde. Agzini kipirdatmadigi ani yakalayamadim. Neymis tukuruk biriktiriyormus agzinda, o yuzden durmazmis agzi. Tukursun diye cok bekledim ama tukurmedi. Kiskirtirsan tukurur dediler. Uslu durmayip turlu sebeklikler yaptim ama bana misin demedi. Anladi suratina tukurulecek baska insanlar var, beni es gecti:p</p>
<p>Rengarenk kelebekleer</p>
<p>Cok kelebek gordum ama ben boylesini gormedim. Cok guzel seramsi bir alan yaratmislar. Sen bu doga alanini gezerken etrafinda kelebekler ucusuyor. Bazen uzerine, bazen orada bulunan ciceklere, agaclara konuyorlar. Elimden kucuk ama normal kelebekten buyuk, rengarenk, cok guzel kelebekler gordum. Hic cikasim gelmedi, icim acildi. Herkesin hayatinda en az bir kez gormesi gereken yerlerden biri heralde.</p>
<p>Balik bolumunu unutmamaliyim. Bir cok adini bilmedigim baligi ve deniz canlisini gordum. Hepsi bir birinden guzeldi fakat parlak olanlarini daha cok sevdigimi itiraf etmeliyim. Insan boyle akvaryumlardan cikasi gelmiyor, oturup dusuncelere dalasi geliyor. Rahatliyor.</p>
<p>Bunun disinda cocuklar icin ciftlik kurmuslar. Ben de cocugum ya, atlar miyim burayi hic? :p Cocuk gibi koyunlara saman verdim.</p>
<p>Fil ve zurafayi da gordum. Filin burnu dusundugumden kisa, zurafanin boyu da dusundugumden uzunmus. Google gorseller beni yaniltmis:p</p>
<p>Aklima gelmeyen bir cok hayvani daha gordum. Aklima geldikce eklerim.</p>
<p>Hayvanat bahcesine gitmenin yasi yokmus bunu anladim. Genelde cocukca bulunan ve ragbet gormeyen bu tur aktiviteler insani dogayla baristiriyor, ogretiyor, rahatlatiyor, insani ayni zamanda dogayi ve hayvani koruma adina daha duyarli yapiyor. SIk sIk bu tur ziyaretleri gerceklestirmeliyim.</p>
<p>Dip not: Boyle yerlere giderken asla fotograf makinesi goturmeyi unutmamalisin. Telefonla cekilenler berbat sonuc cikarabiliyor. Icim gidiyor cekemedigim ve cektigim ama iyi olmayan fotograflar icin:/</p>
<p>Yapimda ve yayinda emegi gecen staj yerime tesekkuru bir borc bilirim:)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/05/05/bir-hayvanat-bahcesi-dunlugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cok gülmenin götürüsü</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/03/28/cok-gulmenin-goturusu/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/03/28/cok-gulmenin-goturusu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Mar 2010 12:17:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benden]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/?p=402</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Cok gülmek, aglatir&#8221;
Nedenini bunca yildir anlamadigim, anlamakta istemedigim garip bir soz. Ne kadar inanmadigimi iddia etsem de, ne zaman cok gulsem ya ayni gun, ya da ertesi gun kendimi yerin dibinde hissederim. Ya moralimi bozacak seyler olur, ya da garip bir durgunluk. Insana kendini borderline gibi hissettiren garip  inis cikislar, tum duygularin uclarda yasanmasi.
Bunun hep [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Cok gülmek, aglatir&#8221;</p>
<p>Nedenini bunca yildir anlamadigim, anlamakta istemedigim garip bir soz. Ne kadar inanmadigimi iddia etsem de, ne zaman cok gulsem ya ayni gun, ya da ertesi gun kendimi yerin dibinde hissederim. Ya moralimi bozacak seyler olur, ya da garip bir durgunluk. Insana kendini borderline gibi hissettiren garip  inis cikislar, tum duygularin uclarda yasanmasi.</p>
<p>Bunun hep bilincaltinda kurgulanmis bir bahane oldugunu dusunurum oysa. Ve boyle dusunmeme ragmen gulmekten de korkarim, uzulmekten korktugumdan. Korkularima yenik dusup, duygularimi istedigim gibi yasayamamak beni daha cok geriyor.</p>
<p>Gulmek istemiyorum, uzuleceksem. Gulmek istemiyorum, guldugum kadar dibe vuracaksam.</p>
<p>Goturmesin gulmelerim, mutlulugumu&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/03/28/cok-gulmenin-goturusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Devir, koleksiyon devri</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/03/27/devir-koleksiyon-devri/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/03/27/devir-koleksiyon-devri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Mar 2010 03:06:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benden]]></category>
		<category><![CDATA[Doksanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/?p=391</guid>
		<description><![CDATA[Devir, 90`lar. Turlu turlu koleksiyonlarim oldu o zamanlar. Surekli degismesne ragmen her seferinde yeni bir istahla, omur boyu bunu saklayacagim diyerek baslardim bir yenisine.
Sanirim ilk koleksiyonum  ilkokulda suslu kagitlardi. Kucuk, kokulu (kokusuzlari da vardi), sekilli, resimli not defterleri var o zamanlar. Herkes cesit cesit bu not defterlerinden alir, sayfasini koparip degis tokus yapardi. Sayisini hatirlamadigim coklukta suslu kagit biriktirmistim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Devir, 90`lar. Turlu turlu koleksiyonlarim oldu o zamanlar. Surekli degismesne ragmen her seferinde yeni bir istahla, omur boyu bunu saklayacagim diyerek baslardim bir yenisine.</p>
<p>Sanirim ilk koleksiyonum  ilkokulda suslu kagitlardi. Kucuk, kokulu (kokusuzlari da vardi), sekilli, resimli not defterleri var o zamanlar. Herkes cesit cesit bu not defterlerinden alir, sayfasini koparip degis tokus yapardi. Sayisini hatirlamadigim coklukta suslu kagit biriktirmistim o zamanlar. Sanatcili olanlarindan Tarkan`li olanini kiyipta vermemistim kimseye. O zamanlar Tarkan hayraniyim tabi(:</p>
<p>Sonra pecete devri basladi. Herkesin evinde kullanmadigi ama cok sevdigi o suslu renkli cicili bicili peceteler. Yalvar yakaris degis tokus yapar, elimde olmayan tum cesitleri toplamaya calisirdim. Hatta o zamanlar ablam da bu akima ayak uydurdugundan sakladigi yeri kesfedip, ondan gizli gizli calardim. O kadar cokluk arasinda farketmezdi de garibim. Kucugum, goz hakki diye bir sey var ama di mi? (:</p>
<p>Pecete devrinden sonra kart postal donemine girdim. Artik biraz daha buyumenin ve ergenligin de etkisiyle sanatci hayranliklari, biraz daha dis dunyaya acilis baslamisti. Tarkan hayraniydim dedim ya, heralde bende o donemler olmayan kartpostali yoktur. Tarkan disinda sevdigim bir cok sanatcinin kartpostalini alir, bazen degistokus yapar, biriktirebildigim kadar biriktirirdim. Hani pullu kartpostallar var ya, bunlari alinca dunyalar benim olur, bir cocuk misali lolipop almiscasina sevinirdim. Bazen parmagimi uzerinde gezdirip, elime yuzume surdugumu de itiraf edeyim(: Simdi yapsan kiro derler heralde (:  Masumduk be o zamanlar. Insanlari yadirgamak, dis gorunusune ya da zevkine gore siniflandirmak yoktu. Buyudukce degistik, temizligimiz safligimiz azaldi belki yasadigimiz aci tecrubelerimizle. Belki de bu duzene ayak uydurduk. Neyse&#8230;</p>
<p><span id="more-391"></span></p>
<p>Ortaokulu da bitirdik tabi, yavas yavas buyuduk ve zevklerimiz de degisti. Ben artik renkli taslar biriktirir olmusum. Hatta harcligimi sirf bu taslardan alabilmek icin harcamaz, biriktirirdim. Dogal urunler satan bir dukkanda, hazine kutusu gibi bir kutudaydi taslar. Fincan gibi bir bardagi kendi zevkine gore taslarla doldururdun. Uzun surdu taslarla ilgilenmem. Hem resimde hem de taki yapiminda kullanmak icin gozum doner, surekli alirdim bunlardan. Sonra kiyamaz saklardim. Abla ressam olunca el koydu taslarima o ayri(:</p>
<p>Hani su herkesin yaptigi pul koleksiyonu&#8230; Ablamin pul koleksiyonu vardi. Babamin da gencliginde oldugu icin, babaminkilere el koymus, babam da ses etmemisti. Sonra babam yurt disinda toplayabildigi kadar toplar, ablama gonderirdi. Pullardan sirf ablam yuzunden nefret ettim o donem. O kadar zahmetliymis ki, tek tek ayirir, dosyaya takar, o kadar cok ugrasirdi ki onlarla, bunalirdim ben o incelerken.</p>
<p>Babamin yurt disinda olmasini avantaj bilip, para toplamaya basladim. Babam cesit cesit paralari biriktirir bana verirdi. Sonra bunlara da abim el koydu ama olsun. Eski para biriktirmek gercekten guzeldi.</p>
<p>Sanirim en uzun suren koleksiyonum kalem oldu. Bilincli olarak koleksiyon yapmasam da kalemlere karsi zaafim var benim. Cok severek alirim ama kullanmaya kiyamam, ya da baskasina gorurum, isterim (yuzsuzumdur kalem konusunda), her gordugum markette ya da kirtasiyede ilk kalem reyonuna giderim. Takintiliyimdir. 1 nisanlar genelde babamla benim aramda kalem alma savasina donerdi mesela. Babam o gun kalemlerini saklardi, ben de almak icin kirk takla atardim. Babam da en az benim kadar kalem takintiliydi. Orta yerde kalem birakmayin, alirim:)</p>
<p>Bir donem gazete saklardim. Sanki atinca tarihten o gune dair haberleri silmisim gibi hissederdim. Sonra annem dayanamayip vermis birine hepsini.</p>
<p>Simdi dusunuyorum da 90`lardan bugune degisen tek sey insanlarin artik bu tur seylere ilgisinin kalmamasi heralde. Ufak seylerle mutlu olmasini bilmeyen, ideallerimizden tutun, mutlulugu aradigimiz kaynaklara kadar hep yuksekten ucan bireyler olmusuz. Eskiden kartpostallar biriktirirken, artik dijital fotograflara yenik dusup, sd kartlari koleksiyon niyetine saklar olmusuz. Teknolojiye yenik dusmek midir, gelismek midir yoksa tam tersi gelisme ugruna gerilemek midir bilmem. Ama ben o masum, pecete, kagit biriktirdigim gunleri ozledim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/index.php/2010/03/27/devir-koleksiyon-devri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
