Archive for the ‘Benden’ Category

Hüzün kokar vedalar

Oysa ne kadar da alismistim ona. Her an ulasabilmek, beraberken gulmek, eglenmek, dertlesmek, gezmek, alisveris, dedikodu yapmak, gelecege dair planlar yapip hayaller kurmak, aaahlar cekip, doyasiya ozlem gidermek… Onun bana yaninda olamayisimin isyani, benim ona birakip gittigi icin kahretmelerim. Sonunda tatliya baglayip  kaldigimiz yerden devam etmelerimiz…

Buraya  ayni yil geldik, ayni okulda sinava girdik, sinava girdigimiz okulda tanistik. Ayni seviyeyi alip, ayni okula, ayni sinifa dustuk. Beraber okul degistirdik, ayni zamanlarda asik olduk. Ailesini ailem kadar sevdim, birbirimiz icin baska olduk.

Ama dostum bugun beni birakip gitti yasamini kaldigi yerden devam ettirmeye, Turkiye`ye. Kizgin degilim ona, ama mutsuzum. Oysa gelecegini haber verdiginde gunleri saydigim gunu dun gibi hatirliyorum. Gunler ne cabuk geciyor anlamiyorum. Varligina yine o kadar alismisim ki, yokluguna alismam zaman alacak.

Her gorustugumuzde yuzumuzden gulucuk eksik olmayan biz, bugun sadece bir birimize bakip, goz kacirdik. Biliyorduk olacaklari. Saatleri sayiyor, o anin cabucak gecmesini istiyorduk. Kalkmak istedim son yarim saat icerisinde. Annesi beraber havaalanina gidip gecirebilecegimizi soyleyince, gidisini gorursem daha cok koyar deyip kalktim hemen yerimden, gozlerim dolarak. Veda sirasi ona gelmisti. Sarilmamiz ve yaslarin damlamasi ayni saniyeler icinde baslamisti. Ne o, ne de ben aglamamizin gorunmesini istemedigimizden ailesine iceri girmelerini soyledi ve o an ne o daha fazla sessiz goz yaslarina karsi koyabildi, ne de ben. Birbirimize sozler veriyor, sIkI sIkI sariliyorduk. Arkama bakmadan bir anda donup merdivenlerden kosmaya basladim. Indigimde gordum ki balkondan beni izliyor, dikkat etmemi soyluyordu. Kostum, bir an once yokluguna alismak istedim, sanki o hic gelmemis gibi…

Read the rest of this entry »

  • Share/Bookmark

Zamansiz uyku sorunu

Nasil asacagimi bilmedigim bir problemle karsi karsiyayim. Baslangicta rahatsiz ettigini hissetmeyip, hosuma bile gitmis olsa da, artik bunun gercekten problem oldugunu dusunuyorum.

Eve geldigimde yemek yedikten yarim saat sonra basimi nereye koyarsam koyayim siziyorum. Basimi koymasam bile siziyorum isin kotusu. Baslangicta yorgunluktan oldugunu dusunuyordum. Aslinda etkisi de var fazlasiyla. 18.30`a kadar stajda ayak ustunde kalip, hem kafa hem fiziken yorulup eve gelince dinlenmek istemek kacinilmaz oluyor. Ama artik yorgunlugun kenara itildigi, bunun tamamen bagimlilik, aliskanlik oldugunu farkettim. Uyumamayi denedigim gunlerde bile 15 dakika gozlerimi istem disi kapamisimdir. Bu bile iyi gelmistir. Uyumaktan kastim ustelik dort dortluk uyumakta degil. Yarim saat, onbes dakika ya da en fazla bir saat, belki bir bucuk.

Ama uyandigim zaman saati ilerlemis gormek ve gunun geri kalaninda bir sey yapmaya zaman bulamamak benim canimi cok sIkIyor. Eve geldim yemek yedim derken saat 19.30 oluyor. Uyumaya yeltenme asamasi 20.00 ve uyuma uyanma kendime gelme asamasi da 21.00, 21.30 en fazla. Uyandigimda kardesimin derslerine yardim ediyorum, biraz oyalaniyorum derken saat 23.00 oluyor yaklasik. Bu sefer canim hic bir sey yapmak istemiyor. Basladim baslayacagim derken saat 24.00 oluyor. En keyif aldigim saat diliminde istesem de yapamiyorum yapmam gereken seyleri. Gece oluyor, tam baslayayim derken saate bakinca hevesim kiriliyor, uyuyayim bari yarin erken baslarim diyorum. E bu yarinlarin da sonu gelmiyor. Ne vucuduma soz gecirebiliyorum ne de bu aliskanligimi yenebiliyorum. Gecmiste de basima gelmisti bu. Yillarca devam ettirip, ite kaka ogrenmistim uyumamayi. Cok zorlanmistim bunu birakmak icin ve suan ne kadar sIkIntI cekecegimi, nelerle cebellesecegimi bildigimden gozum de yemiyor. Hafta sonu kendime soz verdim, eve gelince uyumayacagim diye ama yine beceremedim ve yapamamak hevesimi kiriyor fazlasiyla. Bu hafta kararlar alip denemeye yeltenmeyecegim. Cumaya rapor yetistirmem lazim. Ama sonraki hafta gerekirse enerji iceceklerini, kahveleri bu gucsuz, soz dinlemeyen bunyeye dayayip bu aliskanliktan kurtulacagim.

Umarim basaririm:/

(Not: Yazacak cok seyim var ama cumaya kadar ihmal edebilirim gibi gorunuyor blogu, yazi yetistirmem gerekiyor:( )

  • Share/Bookmark

Kadınsan aşağılanırsın

Esitlik naralari atan feminist bir insan degilim. Cunku hic bir zaman kadinla erkegin esit oldugunu kabul etmem. Cunku sen ne kadar esit desen de zaten esit muamele gormezsin. Kaldi ki erkeklerin fiziksel ustunlugunu kadin olarak gormezden gelemezsin. Sana sunulan ve alabilecegin olanaklar kisitlidir, cikintilik yapmak isteyip sartlarini zorlarsan farkli sifatlar eklenir adinin basina. Toplum baskisi seni istemesende hep kontrollu davramaya iter. Attigin adimdan, konustugun insana, eve geldigin saatten, disari cikabilecegin saate kadar dikkat etmelisindir. Kimseye hesap verme zorunlulugunu kendinde gormesen bile fiziksel olarak bir adim geride olmak, gucunun yetersizligi seni istemedigin seyleri yapmaya iter. Sozde “esitsindir” ama bunu yuksek sesle kendine soyleyemezsin. Bu yuzdendir ki kadin ve erkegin esit olduguna inanmak isteyen, bunu savunan ama bunu yuksek sesle soyleyemeyen bir insanim. Kabul ettigimden degil, degismeyecegine inandigimdandir bu inatsiz tavrim.

Suraya baglamak istiyorum konuyu. Belki yine basima gelen bir seyden ornek vererek sIkIcI olacagim ama bu konunun benim canimi ne kadar sIktIgInI, onurumu ne kadar kirdigini, ne kadar kendimi kotu hissettirdigini anlatmak zorundayim.

Daha once de anlattigim gibi cumartesi gunleri bir dukkanda calisiyorum. Yaklasik 10 yildir calistigim icin de guvenilirim, yuz asinaligi vardir insanlarin da.  Sanirim buna dayanarak cogu zaman teyzeler ogullarina dusunurler ama bunu sormalarina degil firsat vermek, gerekirse bozadabilirim. Katiyimdir bu konuda.

Bugun patronum beni hafta ici birilerinin sordugunu, kendisiyle deyim yerindeyse pazarliga girdiklerini anlatti. Saka sandim, inanamadim. Gelen bayan oglunu allamis pullamis tum ozelliklerini patrona anlatmis, patronu ikna cabasina girmis, sonunda bugun dukkana gelmek icin sozlesmisler ailecek. Bugun anne, baba ve bir kac kisi daha beni gormeye gelmisler. Benim bu olanlarin hic birinden haberim yok ve patron onlar gittikten sonra  bana onlari gorup gormedigimi sorup, dusuncelerini anlatti. “Fikrimi sordu”. O an basimdan kaynar sular indi desem yeridir, cunku tiksindim. Daha once de niyetlenip anneme soranlar oldu ama bu baskaydi. Resmen baskasiyla benim adima pazarlik yapilip, konusulup, haberim yokken beni gormeye gelmisler. Bunun ne kadar onur kirici, ne kadar pislik, igrendirici bir his oldugunu anlatamam. Kim olduklarini bilmiyorum, belki bugun gulumseyip, yardim bile ettim musteri sanip, onu da bilmiyorum. Ve bu bilmedigim durumda bu kadar iyimser gorunmus olabilme ihtimalim beni cileden cikariyor. Basindan bilseydim ben ne o an dukkanda durur, ne de bu kadar sessiz kalirdim. Konusamadigim,  konusma firsati verilmedigim, fikrimin de sorulmadan bunun yapilmis olmasi beni bu cinsiyette olmaktan tiksindirtti. Erkek egemenligi hakim dunyada erkekler tarafindan secilip, onlarin istek ve arzularina yanit verecek olmak erkeklerden belki nefret etmemi sagladi. Bu is boyle olmamali. Kadin olman demek belki fazla lackalasan bir soz ama “satilman, sunulman” demek degil. Baskalarinin senin adina konusmasi, farkli niyetle sana bu sekilde senden habersiz yaklasmasi o kadar  asagilayici bir his ki, kendimi hic bu kadar asagilanmis hisetmedim ben.

Kufretmek istemiyorum ama bunu yapanlara saygi duymuyorum, duymayacagim. Birakin kim kiminle ne yasarsa ya da ne yasamak isterse yasasin. Yeter ki kimse bu tur islere burnunu sokmasin.

2. sinif insan muamelesi gormek istemiyorum. Ben bunu haketmiyorum.

  • Share/Bookmark

“Eski” kitap mi?

Yeni bir takintimi kesfettim bugun. Ders icin bir kitap alinmasi gerekiyordu. Herkes pahaliligindan yakinirken cogunun aklindan gecen ikinci el kitaplari satan bir siteden siparis etmekti. Bir yandan bu secenegi dusunuken, diger yandan da yenisini almak icin durtuluyordum sanki. Tek fark gorunuste fiyat gibi gorunse bile o kitabi ilk benim acacak olmam, kullanacak olmam bana yeterli bir nedendi yenisini almak icin. Okuldan ciktim, dayanamadim geri dondum ve kitabi satin aldim. Dogru mu yaptim bilmiyorum ama kitaplara kiyamiyorum, kullanilmamisini istiyorum, benim olsun istiyorum onun. Ikinci el oldugunda sanki baskasina ait bir seyi almisim gibi geliyor.

Oysa diger yandan dusununce kitabin eskiligi veya yeniliginden cok iceriginin beni ne kadar tatmin ettigi, edecegi. Teoride boyle fakat elim gitmiyor eski kitaplara. Onlari sadece saklamak, arsivde korumak amacli almak daha mantikli geliyor. Ama kitaplar saklanmak icin degil, okunmak icindir, bunu da biliyorum. Ama kiyamiyorum. Kullandiktan sonra kitaplarim aldigim hali kadar temiz ve yeni oluyor. Onlari boyle titizce korumak, saklamak, ilerisi icin el altinda bulundurmak hosuma gidiyor.

Takinti midir bu bilmiyorum ama “eski” kitaplara bu muameleyi gosterdigim icin memnun degilim. Ama icime de sinmiyor diger turlusu. Bunu nasil yenerim bilmiyorum…

  • Share/Bookmark

Ömür boyu ögrenci kalmayi istemek

Kiminin kabusu, benim gibilerininse olmazsa olmaz dilegidir bu. Dusunmesi bile ruhumu oksamaya yetiyor diyeyim, siz anlayin okulun beni ne kadar hafiflettigini, moral verdigini:)

Bu hafta 3 gun 5-6 saatlik konusma teknikleri kursu aldim okulda. Bu da bana stajdan kaytarma icin super bir firsat oldu aslinda. Surekli rollere girmek ve bunlari oynamak benim kabusum olsa da, sanirim bu korkumu yenmisim ki cok fazla kivranmadim:)

Sunu farkettim, yas ilerledikce, sinif atladikca derslerde en munzur ogrenci bile ciddilesiyor, ogrenme askiyla yanip tutusuyor o an. Lise yillarim ve universitenin 1. sinifi neredeyse ayni haylazlikla gecerken, 2 de daha da azalip 3. sinifta herkes dersiyle hasir nesir oluyormus. Dersten bu kadar zevk aldigimi ilk defa farkettim.  Belki konu hosuma gittiginden ya da anlatan hocanin (aile terapisti) alatim tarzindandir emin degilim. Ama derste ders aldim, ogrendim, uyguladim. Bunun garip bir heyecan verici tarafi var. Bir yandan hemen okulu bitirip calismak, uygulamak isterken, diger yandan daha cok ogrenmek istiyorsun, hepsini deyim yerindeyse beynine yapistirmak istiyorsun.

Ders aralarinda yere oturup kalorifere sirtimi dayayip cay icmek,  hic animadigim ama yuzune bolumden asina oldugum kisilerle bile her konudan konusabilmek cok guzeldi. Sanirim ben okul hayatimi ozlemisim, staj bana herseyden once bu dersi verdi. Hatta 5-6 saat ust uste ayni dersi almak bile ilk defa bu kadar hosuma gitti:) Hatta sabahin korunde zorlanmadan uyanip okula gitmenin de mumkun oldugunu gordum kendimde.

Anladim ki henuz is hayatina atilmak icin cok erken. Yasim ne kadar kemale erse de ben okumak istiyorum omrum boyunca. Her gun ayni yuzleri gormek, her gun ayni muhabbeti etmek, her gun ayni problem uzerinde konusmak beni bogmus. Okulun renkli ama kendince yogun hayatini ozlemisim. Eger bir gun calisma hayatina atilirsam kesinlikle baskalariyla beraber ya da bir kurumda, bir hastanede birilerinin egemenligi altinda calismak istemiyorum. Ya kendi yerim olacak (belki yanimda kafama uygun birisi ile), ya da bir cicekci dukkani acacagim veya bir cafe isletmecisi olacagim. Yeter ki az da olsa renkli olsun, yeter ki kendim sekil verebileyim yapacaklarima. Sanirim baskalarinin bana hukmetmesi ya da beni yonetmesi benim hosuma gitmiyor.

Sukur ki hala ogrenciyim ve malesef yarin okulda son gunum. Pazartesi  cileli stajyer staj yerine teslim olacaktir.

  • Share/Bookmark

Ben bu degilim…

Bunaldim, daraldim. Belki coguna gore aciklamasi bu, belki ben de buna inandim, inandirdim kendimi. Bilmiyorum…

Normalde tepki vermedigim seylere tepki verir oldum. Hassastim, daha fazla hassaslastim. Cabuk aglar, sulu goz haline geldim. Normalde de goz yaslarima hakim olamayan biriyim ama bunu bile yakistiramiyorum kendime su an. 

Dusunuyorum, dusundugum seyi degil, tam tersini dile getiriyorum. Beynimle dilim arasindaki mesafede bir kopukluk hissediyorum. Dalginliktan midir bu bilmiyorum ama rahatsiz ediyor beni.

Konsantre olamiyorum hic bir seye. Elime aldigim isleri artik tamamlayamiyorum. Normalde aldigim isi bitirmeden uyuyamazken, uzerimde bir bosvermislik var. Bu bana ne kadar koyuyor anlatamam. Zorlaniyorum dikkatimi toparlamakta. Aklim surekli baska yerlerde.

Her konuda elestriyi kaldirabiliyorum ama dogru yaptigimi dusundugum seylerde elestiriyi kaldiramadigimi farkettim. Hani bir onceki yazida staj gorusmemi anlatmistim ya, o gun bugundur hala aklimda. Nasil yenerim, nasil yaparim, neleri degistirebilirim diye dusunurken, aslinda kendimce dogru seyleri yaptigimi farkettim. O yuzden elestiriyi sindirmekte zorlandigimi gordum. Ozellikle sunu neden demedim, bunu neden demedim diye icim icimi yiyor bu gibi durumlarda. O an, yasadigim sokla ve korkuyla soylenilenleri kabul ediyor, degistirme vaadleri veriyorum ama sonrasinda dusundugumde pisman oluyorum bu “pisirik” halime. Nedir bu basarisizlik korkusu bende? Ustelik basarili oldugumu dusundugum, emin oldugum konularda bile… Cocuklara basarisizlik korkusu naralari atarken kendim nelerle ugrasiyorum, bu cocuklara ben ne verebilirim diye dusunuyorum son gunlerde. Insan kendi yapamadigi seyleri baskasina nasil aktarir? Verimli olmayacak demek istemiyorum cunku kendime guveniyorum, guvenmek istiyorum. Belki onlari gorerek kendimde bir seyler degistiririm kim bilir?

Haksizliga gelemiyorum. Normalde de bu boyledi fakat bunun arttigini, haksizligi gordugumde normalden daha fazla tepki verdigimi, kirici oldugumu, sevimsiz oldugumu farkettim. Ustelik herkes bu durumu kabullenmis durumda. Bu durumdan bile tiksindim. Soyleyin bana bu tur seyleri, torpuleyeyim gerekirse.

Konusamiyorum.

Read the rest of this entry »

  • Share/Bookmark

Son gelismeler, kisa ara ve ucan yazilar

Aslinda blogun acilisinda ihmal etmeyecegimi, varliginin degerini bilecegimi yazmis olsam da, mumkun olmadi, istedigim kivama getiremedim. Yine oncekinde oldugu gibi kaybedince degerini anladim ne kadar onemli oldugunun. Herkesle hersey konusulmuyor, ya da dusundugun, kendi kendine yazmak , paylasmak istedigin seyler oluyor. O an blogunun bilincine variyor, yazma askiyla yanip tutusuyorsun. O kadar yazmak istedim ki su bir, bir bucuk haftadir, yoklugunun verdigi gerginlik midir, nedir bilmiyorum ama rahatsiz etti erisememek. Blog ucmadan once uzunca bir yazi yazmis, gondere bastigimda sok olmustum. Yaziyi gonderemedigim gibi blogum da artik yoktu. Neyse ki bu sIkIntIyI atlattim. Kimler yapti, duzeltti bilmiyorum ama tesekkur ediyorum kendilerine duzelttikleri icin. Yazilarim ucunca yazma hevesim kacti, moral bozuklugu yasadim ama bundan da bir ders cikarip, yedekleme konusunda daha ozenli olurum belki. Hakettim bunu sanirim, sinir bozucu olsa bile.

Giden gitti, kalan saglar bizimdir diyerek, kaldigim yerden devam edecegim, daha bilincli, daha ozenli, daha istedigim gibi. Kismet:)

Son donemde biraz yogunluk, biraz yogunluk, biraz bosvermislik var uzerimde. Iki haftalik herkesin yattigi tatilde ben calismak zorunda kaldim. Tatil sonrasi herkes dinlenmis isinin gucunun basindayken, hem fiziken hem beyin yorgunlugu beni hala kendime getiremedi. Yapmam gereken isleri surekli erteliyor, ustelik erteledikce daha fazlasini uzerine ekliyorum. Ne olacak bilmiyorum ama bir yerden ipin ucunu tutmam gerekiyor.

Yine staja devam ediyorum. Ara sira beni rahatsiz eden seyler olsa da (yazacagim bunlari sonra) eski duzen devam ediyor. Artik neredeyse 4-5 ayi bitirmisken her sey daha zorlasiyor, daha agir ve fazla elestri alsam da, ogreniyorum sanirim fazlaca. Stajin amaci buyken sanirim dogru yolda ilerliyorum.

Ilk 3-4 ay gozlemleme donemimken simdi daha aktif rol oynuyorum, daha fazla beklentileri var benden ve surekli gelisimimi gostermek zorundayim. Bu beni zorluyor acikcasi. Nereden ne bulurum, nereden ne kaparim, nasil farklilik gosteririm derken kendimi yiprattigimi farkediyorum.

2 cocugum var, birini gectigimiz hafta aldim. Iyi alasiyorum, problem yok simdilik. Zaten kendi cocuklarim diye demiyorum, cok tatli, cok efendiler:) Sorun diger cocuklar daha cok ya neyse… Toplantida kendi cocuklarim hakkinda bilgileri guncelleyip anlatiyorum, yazili raporlar sunuyorum. Bunlara yeni basladigim icin raporlari beni zorlamiyor degil ama umarim duzelecektir.

Bunun yaninda pazartesi gunu “basarisizlik korkusu” kursu vermeye basladim, diger bir stajyerle. Bir cesit grup terapisi kivaminda aslinda. Aslinda bir stajyerin bunu yapmasi yasak fakat staj yerim bu konuda istisna yapti. Ne kadar baslangicta korksam da, yapamayacagimi dusunsem de, ilk seans cok basariliydi. Bunu yapabilme imkani aldigim icin sansli hissetmem gerek sanirim:)

Read the rest of this entry »

  • Share/Bookmark

Bir çılgınlık yapip,

- Kisi guneyde, yazi kuzeyde gecirmek
- Kisin bikiniyle denize girip, yazin eskimolar gibi dolasmak
- Hayvanat bahcesindeki aslan, kaplan kafesine atlayip onlari sevmek
- Alplere ucurtma ucurtmak icin cikmak
- Balona binmek fakat ucarken gazi sondurmek, duserken tekrar yakmak
- Patenle sorf yapmaya calismak
- Tasimi taragimi toplayip yuruyerek ulkeler arasi geziye cikmak
- Merkez bankasina bomba ihbari yapmak
- Tum parami yesil sermayecilere yatirmak
- Suursuzca elektrikli aletleri tamir etmeye calismak
- Arkadaslarimi dovup, bilincimi kaybettigimi soylemek
- Sevgiliyi kacirip, annesinden onu istemek
- Suyun altinda nefesimi tutup kac dakikada beni kurtaracaklarini beklemek
- Bir cicegin buyumesini hic uyumadan izlemek, gozlemlemek
- Piranayi elimle beslemek
- Saatlerce bisikleti on teker kalkik surmek
- Luna parktaki oyuncaklara binip yukaridayken asagidakilerin uzerine kusmak
- Sinemada filmin ortasinda isiklari yakmak
- Gece ormana gidip yalniz basima yurumek
- …

nasil olurdu bilmiyorum:p

Daha da uzatip psikopat imaji cizmek istemiyorum:)

  • Share/Bookmark

Saldiriya karsi savunma egitimi

Savunma sporlari hakkinda hep bir seyler duymus fakat hic bir bilgisi olmayan bir insandim. Yaklasik 2 ay once bugun icin stajda bir egitim gunu organize edilmis ve bugun bu egitimi aldim 9`dan`16`ya kadar.
Egitimi alma nedenimiz ne kadar insani urkutse de yine de buna dahil olabilmek bir ayricalikti.Yazin baska bir kurumda cocugun biri calisani olduruyor ve bunun uzerine genel ders verilme karari aliniyor. Ozellikle stajyersen boyle firsatlari kacirmamalisin.

Oncelikle teorik bilgiler aldik. Saldirganlik nedir, cesitleri, ornekleri, saldirgan birini nasil sakinlestirebilirsin, hangi konusma tekniklerini kullanabilirsin vs. Bu bolum anlatilirken bir cok seyi kendimde gordum. Bunlari hatirlamak, kendimde gormek bunlari pratikte uygulamak adina cok yardimci oldu. Bazi seyleri ne kadar teoride ogrenirsen ogren kendinle baglantiyi kuramiyor, okumakla geciyorsun. Bu sefer oyle olmayacagini umuyorum.

Programin ikinci bolumuyse fiziksel olarak kendini koruma, savunma teknikleriydi. Dedigim gibi daha once bu konuda hic bir yakinlasmam ya da boyle bir durumda bulunmuslugum olmadi sukur ki. Ama boyle bir durumla karsilasisam neler yapabilecegimi bilmek beni daha cok isteklendirdi.
Oncelikle bas parmagin onemi, insanlarin zayif noktalarinin bas parmaklari oldugu ve kilit misali bas parmaktan cozulebilecegi anlatildi. Daha sonra el sIkIsIrken, yakadan tutmussa, bicak cikarmissa, koldan tutmussa vs. gibi ornekleri uygulamali olarak calistik ve bir insani nasil saniyeler icinde devirebilecegimi ogrendim diyebilirim:)
Kendime guvenimi getirirdi sanki:) Tabiyki Allah bunlari kullanmayi lazim etmesin demeden de edemiyorum o ayri.

Guzel, ogretici, eglenceli bir gundu. Savunma sporlarini sever gibi oldum sanki:)

  • Share/Bookmark

Son hafta ve onumuzdeki gunler

Ihmal ettigimin farkindayim fakat bu sefer elimde olmayan nedenlerden oturu tamamen.
Laptopumun ekraninda titreme vardi bir iki aydir ve sonunda cuma gunu servisine goturebildim. Yaklasik olarak 4 hafta surecegini soylediler fakat benim almamla beraber 5-6 haftayi bulur gibime geliyor. Laptopu vermeden once extra harddisk alip dosyalari tasimak, laptopu temizlekte son bir haftadir verdigim ugraslardan birisiydi.

Gectigimiz haftalardan ozet verecek olursam, onceki yazdigim yazida belirttigim gibi yapmam gereken ama ertelenen islere adim attim. Bunlardan biri de vatandasliga basvurmakti. Icime dogmustu yine bir engelin cikacagi ama yine de baslamis olmak bitirmenin yarisi olacagi mantigiyla yine de mutluyum. Umarim olumlu sonuc alirim.

Daha once bahsettigim stajdaki bana verilecek cocuklardan biri degisti. Henuz kendisini gormemis olsam da zorlanacagim gibime geliyor. 12 yasinda bir erkek cocugu. Duygularini ifade etme sorunu var. Bu yasina kadar yaklasik 4 kez suc islemis ve polise yakalanmis. Annesi ve babasinin ayrilmasindan fazlasiyla etkilenmis, okuldan surekli kacan ve sorunlu cocuklarin gittigi bir okula giden bir cocuk. Neyle karsilasacagimi bilmiyorum ama umarim beni fazla zorlamaz.

Bunun yaninda bu hafta iki kez neredeyse 4 aydir gorusemedigim arkadasimla gorustum. Sagolsun beni hic yalniz birakmadi isleri halletmemde. Mutlu oldum cok:)

Onun disinda gectigimiz gunlerde onemli olaylar olmadi. Fakat onumuzdeki gunler fazla bir sey yazamayacagim icin simdiden bilgilendirmek isterim.

Laptopu verdigim icin servisine, su an eski bilgisayarim kurulu. Malesef haddinden fazla yavas ve nete girilebilecek gibi degil. O yuzden nete giris surem sifirlanabilir. Bu tabiyki tamamen sabrimla alakali:) Iki hafta sonra rapor teslim etmem gerekli ve elimden geldiginde yazabilmeye calisacagim bilgisayarda. Umarim fazla zorlamaz beni.
Blogumu ihmal edebilirim laptopum gelinceye kadar. Ama yazmak istedigim konular hakkinda not tutuyorum. Hepsini yazacagim bir bir isallah:)
Bunun yaninda sanal hayatim ve sevdigim ugraslarim da azalacak, sifirlanacak malesef. Farmwille`nin tam tadina varmisken, tam Yunus`la inatlasirken bu bilgisayar yuzunden oradan da geri kaldim. Varsin gecsin beni, cani sagolsun:) Friendfeed`te ayni sekilde. Orada pek sorun olmasa da sirf orasi icin pc basinda oturmayi gozum yemiyor hic:)
SC`ye giremiyorum hic, neymis windows6`ya hayirmis. Cani sagolsun, windows 7yi yuklemeyecegime gore ben de SC`ye hayir diyorum bu sure icerisinde. Bunun disinda msn yok bilgisayarda. Eski surumuymus, yenileyemedim bi turlu. Gtalk yukleyecegim, ilk denemem basarisizdi ama yarin bakarim tekrar. Olmadi webmessenger:) gerci bu da gereksiz, zaten konusmuyorum kimseyle. Yani dedigim gibi sanal hayatim maillere bakmak,bloga girmeye calismakla sinirli kalacak onumuzdeki gunlerde.
Sanirim grip oluyorum, bu yuzden dinlenme suresi olacak benim icin. Belki de iyi olacak:)

Umarim uzerimdeki bu kara bulutlar bir anca gider de aksiliksiz, herkes gibi normal yasamaya devam ederim ben de:)

  • Share/Bookmark