Yine geldim bir baslangicin sonuna…

Hani demistim ya daha once, gercekten zormus vedalar. Hayatimin her doneminde belki herkesten fazla veda anlari yasadigimdan her seferinde bir sonrakine daha hazirlikli olacagimi dusunsem de, her seferinde bir onceki kadar canim aciyor nedense. Sevmiyorum vedalari, sevmiyorum sonlari. Gerci sevsem anormal olurdu ya…

Bugun gunlerdir hazirligini yaptigimiz veda partim vardi staj yerimde. 10 aylik zorlu maratonun sonunda sonuna gelmistim artik.  ” O an”  gelip catmisti artik. Aslinda isin garip tarafi ve anlamadigim kismi, bir insan gidisini neden kutlar ki? Sevindigim veya bu durumdan memnun oldugum da yok. Heralde maksat herkesi bir araya toplamak ve guzel bir anla vedalasmak. Gunun basindan beri bir an once aksamin olmasini hayal edip, o ani cabuk atlatmak icin dualar etsem de, dusundugumden daha uzundu gun bana bugun. Herkeste gunu guzel gecirmek icin bir telas, herkeste bir guler yuz, tebessum. Bu sanki olum yataginda yatan bir hastaya herkesin iyi davranip, onu guldurmeye calismasi gibi. Kim ne yaparsa yapsin ben uzerimden gerginligimi atamadim o ayri.

O kadar guzel, o kadar sevimliydi ki hepsi… Aklima geldikce icimden bir seyler kopuyor sanki. Farkinda olmadan o kadar guxlu bir bag kurmusuz ki, yilin basinda ayriligin bu kadar koyacagini soyleseler gulup gecerdim heralde. Erkek cocugum (15 yasinda) sabah benden once staj yerime gitmis. Gittigimde masada oturup beni bekliyordu. Gomlek giyip, benim icin suslenip saclarini kestirmis. O kadar mutlu oldum ki, deger vermis, ugrasmis. Benim erken gittigimi bildikleri icin normalde 3te gelen cocuklarin hepsi sabahtan geldiler. Kimiyle oyun oynayip, kimiyle sohbet ettim. Kiminin gunu bile degildi, benim icin gelmis. Normalde onlari toplu halde tutabilmek ve is yaptirmak biraz ugras ister. Fakat herkes bir seyin ucundan tutup, parti hazirligini bitirdiler. Kimi salatayla ugrasti, kimi suslemeyle, kimi alisverisle, kimi organizasyon ile vs vs. Normalde o kadar cocugu bir arada tutmak zordur. Ama amac tekse beraber de olabiliyorlarmis bunu gordum. Hepsine ne kadar tesekkur etsem az…

Gunlerdir benim arkamdan is cevirdiklerini dusunuyordum. Benden kaciyorlar, beni aralarina almiyorlardi. Megerse benim icin yazilarla, fotograflarla bir album hazirlamislar. Hayatimda aldigim belki en guzel hediyeydi. Benim icin o kadar degerli o kadar guzeldi ki. Zaten ben gorur gormez goz yaslarimi tutamadim. O kadar istiyordum ki fotograflarini bari alabilmeyi. Bunun yasak oldugunu dusundugumden sormuyordum bile cekmek icin. Yasak oldugu halde is arkadaslarim benim icin bunu yapmislar, dunyanin en mutlu insani oldum o an. Veda konusmasi yapamadim, yapmak istemedim. Dedim ya, sevmiyorum veda anlarini.

Benim icin kirmizi buyuk bir sandalye getirdiler. Yerime kimseyi oturtmayip, beni de yerimden kaldirmadi cocuklar. Bana elleriyle yiyecek hazirlamalarini mi anlatayim, elleriyle yedirmelerini mi, guldurmeye calismalarini mi, sen ne istersen soyle yapalim demelerini mi. Hatta biri kahve yapmis benim icin, sekeri de doldurmus icine. Kahve icemedigim halde bir sey demeyip onun yaninda ictim kirmamak icin. Hayatimin merkezine ben bile beni koyamamisken, baskalarinin beni bu sekilde gunun merkezine koymalari beni utandirmisti fazlasiyla. Aliskin degilim boyle seylere, utanirim da, sevmiyorum ne dogum gunleri kutlamalarini ne de bu tur ben merkezcil kutlamalari. Iki demet gul almislar, biri beyaz, digeri sari. Yuklendigi anlam belli ama kabullenmek zor, veda … Hepsinin gozleri baska bakiyor, tekrar geleceksin degil mi, mutlaka ugra arada diyorlardi.

Kiz cocugum (13 yasinda) aglamamak icin baska yerlere kaciyor ama sonra bir daha gorusemeyecegimiz icin daha fazla vakit gecirmek adina hemen gelip yanima oturuyordu. Ara sira sarilip, gelecegimi, ne zaman isterse bana ulasabilecegini anlatiyordum ama hem onun icin hem de benim icin zordu, biliyorum. Cocugumun biri cikolata paketi almis, digeri de ailesiyle birlikte tesekkur karti yazmislar. Cok mutlu oldum, dusunmeleri bile guzel.

Koca bir yil icinde bazen guldum, bazen uzuldum. Bazen onlarin derdiyle dertlenip cozum bulmaya calistim, bazense caresizlikle onlara sadece destek olmaya calistim. Gun geldi cabuk bitsin diye isyan ederken, gun geldi, orada gulup eglenip derdimi tasami attim. Kizdigim da oldu, agladigim da. Gulme krizlerine girdigim de oldu, sinirlenip cogunu azarladigim da. Simdi geriye baktigimda  o kadar cok duyguyu, o kadar cok seyi sigdirmisim ki ben bu 10 aya, sanki omur boyu oradaymisim, sanki ben oranin bir parcasiymisim gibi hissediyorum su an. Yilin basinda ilkokula baslar gibi kendine guvenip olmayan, herkesten cekinip korkan, utangac, pisirik benden, kendine guvenen, ayaklari yere saglam basan, sesi gur, kendini iyi ifade edebilen ve gerek pratikte gerekse ogrendigi teoriyi pratikte uygulayabilen daha guclu bir ben cikti ortaya. Ben bu 10 ayda o kadar cok sey ogrenmisim ki aslinda, iyi ki bu sansi vermisler, iyi ki burada staj yapmisim diyorum. Pratikte uygulamaya gecmeden, staj yapmadan sadece ogrendiklerinle hic bir sey olamayacagini, her seyin kitaptakilerden ibaret olmadigini bu sayede anlamis oldum.

Stajimdan sorumlu olan kisi albume beraber hayvanat bahcesine gittigimizde cektigi bir kelebek fotografi koymus. Yanina benim icin bir yazi yazmis. Diyor ki, ilk basladiginda bir tirtilken, kendini gelistirdin ve simdi boyle guzel bir kelebek oldun. O kadar mutlu oldum ki. En azindan bu gelisimi sadece benim degil, baskalarinin da farketmesi cok guzel.

Yarin son gunum staj yerimde. Normalde gelmeyecek olanlar bile yarin tekrar gelecekler veda etmek icin. Bugun veda edip, bu fasli bir kere yasamak varken, yarin tekrar yasayacak olmak zor geliyor. Ama bir yandan da onlarla vakit gecirmek istiyorum. Yarini da atlatirsam biraz da olsun rahatlayacagim sanirim.

Zaman bazen cok cabuk gecerken, bazen de duruyor sanki. Iste o durakladigi anlardayim, bir an once gecip gitmesini bekliyorum.

  • Share/Bookmark

Yorum Yazın