Buhranlardayim

Susmak, suskun olmak istemek, dusuncelerimin donmasi, kendi kendime konusmak, kendi kendimi dinlemek, cemberimin disina cikmamak, anlasilamamak, yalniz kalmak, yalniz hissetmek. Daha da saymadigim bir suru sey icindeki bulundugum durum. Hayir, bunalimda degilim. Bunalimda olsaydim bu kadar bilincli olmazdim. Etrafimda olup bitenlerin farkinda olup, tepkisiz kaliyor, tepkisiz de kalmak istiyorum. Nedendir bilmem. Belki tasidiklarimin uzerine daha da eklenmesinden korkmamdandir. Kendi canimi kendimin acitmasini istemememdendir.

Evet, sanirim buhranlardayim.

Kendi kendime yetisemedigim gibi, ne saatleri yetirebiliyorum kendime, ne de etrafimdakilere yetisebiliyorum. Sanki sahaya 1-0 yenik cikmisim gibi, surekli top pesinde kosturup, surekli yedigim o golun hincini almak istercesine gol ariyorum. Zorluyor beni. Yoruldugumu hissediyorum. Anlasildigimi da dusunmuyorum ustelik. Herkesin kendi derdi var ya “guya”, anlatmakta istemiyorum bu yuzden kimseye tasiyamayacagi yuku vermemek icin. Onlari dinledigimde ise “bu muymus kivrandigin” diyorum icimden.

Yoruldum ben. Kosturmacalardan, yetistirmecelerden, surekli gozlerin uzerimde olmasindan ve hatamin aranmasindan, benden beklenilenlerden ama alamadiklarimdan, hakettigim seyleri yasayamamaktan, hatta hakettigim hic bir seyi alamamaktan.

Dun annemle hastane donusu tramwayda stajdaki cocuklardan bir kaci denk geldi, teror estiriyorlardi. Sonunda annem ne kadar zor bir is yaptigimi anladi ki, ne yaparsan yap bu isi yapmayacaksin, baska bolum sec bile dedi. Saka gibiydi belki ona bundan once yorgun demelerim, isyanlarim, endiselerim. Bunun gibi beni belki ciddiye almayan, belki benim buyuttugumu dusunen cok kisi var. Hissettiklerimi anlatmakta her zaman gucluk cektim ben. Insanlara anlatamadim derdimi, anlamadilar da. Saliverdim, bosverdim artik ben de. Uzerimde o kadar buyuk sorumluluk var ki, benden beklenilenler o kadar fazla ki, dur demek istiyorum artik bu gidise.

Beni sanirim en cok uzen “kendi kendimelerim”.  Yanimda destek bulacagim kimseyi gorememem. Kimsenin beni anladigini hissetmemem. Cok fazla kendi kendime kalip, cok fazla kendi kendime konusmam. Halbuki ben kimseyi kendi kendine birakmam. Bu yuzdendir ki yaptigim seyleri bulamayinca bana koyuyor bu hal. Yine de kendi kendime kalmak beni daha da guclendiriyor, gucsuzlestirirken. Kendimi yalniz hissettigim icin kendime yukleniyor, kendimi guclendiriyorum.

Yapmam gereken o kadar cok sey var ki, yetisemiyorum hic birine. A`yi yapsam B kaliyor elimde, B`yi yapsam A. Unuttugum bir de C`ler, D`ler var ustelik. kaca bolunmem gerektigini kestiremiyorum. Annem icin haskateneye gittik kalbinden. 4 randevu daha verdi. Birinin uzerini cizdim derken ajandadan, 4 yeni randevu ekledim elimdekilerin ustune. Ayarlamam gereken daha bir suru randevu varken ustelik. Raporlari staj yerimde yaparim diye dusunurken, stajda baska isler yikildi uzerime. Orada onlari yetistiremeyip eve getirince, kendi raporlarimi yazamiyorum. Birini haftaya vermeliyim, digerini de simdiye coktan vermeliydim. Eve geldigimde yatagi gordugum an kendimi atmamak icin kaciyorum artik. Yastigi gordugum an gozlerim kapaniyor yorgunluktan. Tum gun deli gibi kosup fiziksel yorgun olmayi, beyin yorgunluguna tercih ederim. O kadar beyni doluyor ki insanin anlatamam. Beynimi bosaltabilecegim bir seyler, bir method bulmam gerekiyor, yoksa omrumu uzun gormuyorum. Sabrimi da.

O kadar cok dusunuyorum ki, artik dur demek istiyorum beynime, dur iki dakika dusunme. Dur iki dakika sessiz kal. Olmuyor. Kendime kendime kaldigim her an dusunduklerim buyuyor.

Raporlarim bittikten sonra nete girmeyip kafami dinlemek istiyorum bir sure. Muhtemelen raporlari yetistirmek icin de iznimi kullanacagim. Millet tatil icin kullanir, bense rapor. Kendimden nefret bile ediyorum bazen. Gamsiz olup, kafama takmamayi istiyorum. Olmuyor. Yalnizligin zirvesinden dusmeyi bekliyorum, olmuyor…

  • Share/Bookmark

Yorum Yazın