Buhranlardayim
Susmak, suskun olmak istemek, dusuncelerimin donmasi, kendi kendime konusmak, kendi kendimi dinlemek, cemberimin disina cikmamak, anlasilamamak, yalniz kalmak, yalniz hissetmek. Daha da saymadigim bir suru sey icindeki bulundugum durum. Hayir, bunalimda degilim. Bunalimda olsaydim bu kadar bilincli olmazdim. Etrafimda olup bitenlerin farkinda olup, tepkisiz kaliyor, tepkisiz de kalmak istiyorum. Nedendir bilmem. Belki tasidiklarimin uzerine daha da eklenmesinden korkmamdandir. Kendi canimi kendimin acitmasini istemememdendir.
Evet, sanirim buhranlardayim.
Kendi kendime yetisemedigim gibi, ne saatleri yetirebiliyorum kendime, ne de etrafimdakilere yetisebiliyorum. Sanki sahaya 1-0 yenik cikmisim gibi, surekli top pesinde kosturup, surekli yedigim o golun hincini almak istercesine gol ariyorum. Zorluyor beni. Yoruldugumu hissediyorum. Anlasildigimi da dusunmuyorum ustelik. Herkesin kendi derdi var ya “guya”, anlatmakta istemiyorum bu yuzden kimseye tasiyamayacagi yuku vermemek icin. Onlari dinledigimde ise “bu muymus kivrandigin” diyorum icimden.
Yoruldum ben. Kosturmacalardan, yetistirmecelerden, surekli gozlerin uzerimde olmasindan ve hatamin aranmasindan, benden beklenilenlerden ama alamadiklarimdan, hakettigim seyleri yasayamamaktan, hatta hakettigim hic bir seyi alamamaktan.






