Eyl, 2009 Arşivi

Siradan insanlar, siradan yasam bicimleri

 

Bir insanin erken yaslanmasini saglayan baska hangi faktor olabilir ki?

Cok sIkIlIyorum bu aralar,siradan yasantimda ne bir renk var ne de beni ertesi gun icin heyecanlandiracak bir neden. Bosa yasiyormuscasina her gun ayni kisir dongu. uyu, uyan, kahvalti, staj, cocuklar, 5dk yuru, eve gel, yemek ye, azicik uyu, uyan, tv izle, yapacaklarini yap, nette takil, muzik dinle, uyu, uyan, kahvalti,staj,co…    diye gider. Ne bir sonraki gunum oncekinden farkli, ne de gordugum yuzler. Dinledigim sarkilar bile ayni, o kadar siradan. Konusmak bile icimden gelmiyor, yaptigim muhabbetler de ayni.

Icim sIkIlIyor. Alisveris gibi gecici cozum onerilerini de denedim. Ne kendime aldigim incik cincikler beni mutlu ediyor ne de ustume basima giydigim farkli seyler. Mutlu olmasina mutluyum, beni mutsuz edecek bir problemim yok cok sukur. Sadece beni durgunlastiran bu siradanlik. Tanidiklarim her gununu farkli yasarken,ya da yasamayi bilirken ve bunun tadini cikarirken benim bunlari yapmamam, yapamamam sanirim beni bu hale sokan. Ama yapacak birsey de yok.

Siradanim, yasam bicimim de siradan.

Konsantrasyon olamiyorum yaptigim islere, kafam baska yerlerde sanki. Hic birsey dusunmeden birsey dusunmek nasildir bilir misiniz? Sadece bos bos bakip dalmak ama neye daldiginin farkinda bile olmadan… “Suan seni anliyorum” ile baslayan cumleler bile bana samimi gelmeyecek derece. Benimle benim yasadigimi yasamayan insanlarin benim halimi, beni anlamasini ne kadar bekleyebilirim ki? Ya da buna nasil inanabilirim ki?

Neyse, siradanlik boyle yapiyor insani iste…

  • Share/Bookmark

Sunum yapmak bir intihar bicimidir

 

Hayatimin en korkulu ruyasindan biri sanirim. Ya da boyleydi gecen yila kadar. Sunum yapacagimi ogrendigim gunden itibaren yapacagim gune kadar karnimda sancilar olur, deli divane ne yapacagimi dusunurdum. Sunum gunu gelip cattiginda ise bunyemdeki adrenalin tavan yapar, kalp atislarim Ramanzan`da calinan davula eslik edermiscesine yerinden cikarcasina atar, nefesim kesilirdi.  Okulun gectigimiz 2 yil icinde kazandirdigi en buyuk aliskanlik sunum yapmak oldu sanirim. Her dersten sunum yapmak ve her seferinde ayni heyecani yasamak bir sure sonra yorucu ve cekilmez bir hale sokuyordu insani.  Gecen yil -belki kendisi unutmustur-Yunus`la bu konuda konusup, destek almistim. Bu konuda kendime guvenim yoktu belki ama sayesinde kendime guvenimin arttigini gordum. Bana her konuda ogrettigi bir seyler varken bu konuda da destek olmasi cok guzeldi. Farkettim ki o gun konustuktan sonra sunumlari daha rahat yapar, ezbersiz anlatir hale gelmisim. Tabiyki birden bire degismedi ama eskiden ogrendiklerimi sinifin karsisina gecer gecmez unuturken rahatlayinca daha cok kendi cumlelerimi kurar ve normal sohbet havasinda anlatir halde kendimi buldugumu gordum sunumlarda. Yil sonunda iki onemli hocamdan sunum sonrasi yil basi ve sonu acayip degisim gosterdigim yorumunu aldim. Ve tabiyki bunlari duymak insanin kendine olan guvenini artirdi.

Ve kendi intiharimi hazirladigim an…

Iki haftada bir gun okula gidiyorum ve onceki hafta sunum yapilacagini ve ilk kimin yapmak istedigini sordu hoca. Icimdeki “yapip kurtulayim aradan ciksin” durtusuyle hemen atladim mevzuya. Oysa tanimadigim insanlar, yeni sinif ve bilmedigim bir konu. Ne kadar heyecanimi yenebilecegimi bilmesem de su an sunum yapmak icin atladigima binbir kez pismanlik duyuyorum sanki. Sunum yazisi, pwp ve sinifa dagitilacak  yazilari hazirlamak, ustune bunu cumaya yetistirmek gozumu korkutmaya yetti de artti. Ustune sunum yapmak… Aslinda gecen hafta buna basladim fakat yine isin buyuk bolumu bu haftaya kaldi.

Korkuyorum ve heyecansiz atlatmak istiyorum sunum derdini:/

  • Share/Bookmark

Erkekler ergen olmasin

Keske mumkun olsaydi…

Cocukluklarindan itibaren “sen erkeksin, erkek gibi dur”, “hadi amcanlara pipini goster” gibi sozlerle surekli erkek olduklari ve erkekliklerinin vurgulandigi bir ortamda yetisip ergenlik doneminde kendini kesfetmeye baslayan bir erkegin ne kadar tehlikeli, ne kadar ruh sagligi bozuk olabilecegini dusundunuz mu hic?

Egitim ailede baslar, okulda devam eder sozune fazlasiyla katilir oldum bu aralar. Lakin stajda bir grup cocugun surekli sexten surekli “pipi”den bahsetmeleri insani bir yerde bezdiriyor artik. Sukur ki muhattap olma gibi bir zorunlulugum yok, sukur ki rahatim bu konuda “simdilik”. Birbirlerine pipilerini gostermeleri, birinin baska bir erkegin arkasindan pipisini cikarip kosmasi, prezervatif getirmeleri, ileride ilk maaslarini alinca ilk islerinin genel eve gitmek olacagi vs vs. Normal midir bilmiyorum yaptiklari ama bir yerde beyinlerinde kisa devre olustugunu dusunmuyor degilim artik. Erkekler ya cocuk kalsalar ya da birden buyuseler daha saglikli olurdu sanirim topluma.

Kizlar bu donemde daha cok erkeklerden nefret edip, ice kapanirken, erkeklerden neden nefret ettiklerini anlamaya basladim su donem. Cevrelerinde gordukleri erkek profilleri bu cunku.

Ailelere cok is dusuyor bu konuda. Internet kontrollu olmali ve cocuklarla surekli konusulmali. Baba bu tur mevzulara girip cocugu bilgilendirmeli, bilgiyi baskasindan almamali. Ya da ne bileyim arkadaslari kontrol edilmeli ama boyle cocuklarin icine salinmamali. Cocugum olsa tedirgin olurdum su anda okula gondermeye heralde:/

  • Share/Bookmark

Ortak dil Ingilizce olmasin

Bir zamanlar deli gibi mutercim tercuman olmak isteyip simdi Ingilizce`den neredeyse nefret eden bir insan olarak ortak dilin Ingilizce olmasindan fazlasiyla rahatsiz oluyorum.

Okudugumu anlayacak duzeyde olsam da pratikte fena oldugumu soylemeliyim. Her klasik Turk gencinin problemidir bu zaten (istisnalar var elbet). Bu dili sevmememin nedeni dilden cektigim sIkIntI ya da konusamiyor olmak degil elbette. Bu dili ogrenmek zorunda olmak ve zorundalik hissi beni daha cok nefret ettiren. Oysa dilleri ogrenmeye yatkin oldugum kadar merakliyimdir da.

Deli gibi Ispanyolca ogrenmek isteyip isime yaramayacagini bildigim icin Ingilizce ogrenmeye mahkum olmak kadar kotu bir his yok. Elbette Ispanyolca ogrenmem icin engel degil ama ister istemez erteliyor insan bu arzusunu. Onceligi Ingilizce`ye verip, bu dili sevmedigin icin ertelemek ve erteledigin icin diger arzunu da yerine getirememek ayri bir problem.

Cok kotu kararlar aldim. Yabanci muzik kulturum olmadigi halde dinleyip sozlerini okuyorum kulak asinaligi icin. Yakinda Ingilizce roman okumaya baslayacagim ve cok guzel iki site ogrendim dinleme alistirmalari yapmak icin. Kendi kendime ne kadar ogrenebilirim bilmiyorum ama keyif alarak ogrenmek istiyorum su dili.

Ama icim de gitmiyor degil Ispanyolca ogrenmek icin:(

  • Share/Bookmark

Farkli yardim toplama teknigi

Kapi kapi gezmek ya da iki kurus alabilmek icin kiliktan kiliga girmek yerine bugun cok guzel bir yardim toplama sekliyle karsilastim.

Alisveriste bu gun birsey alirken normal fiyati 69.95 iken eger eski herhangi bir giyisini getirirsen 29.95e inecegini ya da 5 euro yardim kutusuna atarsan yine fiyatin dusecegini soylediler kasada ve sok oldum. Ilk defa boyle birseyle karsilastim ve begendim de cok. En azindan insani yardima tesvik eden cok guzel bir yontem ve yardim ederken isini de halletmis oluyorsun. Tabiyki eski birsey goturmek yerine para attim kutuya. Her yerde uygulanabilse keske.

  • Share/Bookmark

Adim Tayfun olsa kaderim Tayfun Talipoglu`na benzer miydi?

Ya da bir Baris olsam , Baris Manco gibi olur muydum?

Ne alaka dediginizi duyar gibiyim. Anlatacagim…

Cok gezenin okuyandan cok bildigini soylerler fakat cok gezenin genc kalacagi, yaslanmayacagi hakkinda bir rivayet duymadim simdiye kadar. Ben okuyarak yaslanirken Tayfun Talipoglu`nun hala onu ilk ekranlarda gordugum haliyle kalmasi ve yaslanmamasi yaptigim meslek secimini sorgulatir oldu bana.

Surekli farkli yerler gezip, turlu turlu insan tanimak, hem bulundugu yerin doga harikalariyla hem de zengin kulturleriyle tanismak ustune para kazanip bunu meslek olarak icra ettirmek ve o kadar tatli dilli olup bunu ekranlara vermek insani yaslandirmiyor. Ya da bir Baris Manco olup dunyayi gezmek ve her gittigi ulkede sevenlerine fazlasini katmak kadar mutluluk verici baska birsey var midir ki. Ne kadar genc vefat etmis olsa bile hic yaslanmadi yillarca, sevgi miydi onu genc tutan yoksa gezmek mi o konuda suphem var ama:) TRT  ekranlarindaki kisa sacli teyzeyi unutmamak gerek. Sanirim “gezelim gorelim” programin adi. Onu bildim bileli gezer ve hep aynidir. Seker gibidir, koylerdir mekani daha cok ve muhabbeti insani ekrana kilitler. O da degismeyen gezginlerden.

Bir karavanim olsa, sorumluluklarim olmasa ya da tek sorumlulugum gezmek olup ben de onlar gibi gezebilsem ne guzel olurdu. Cok istiyorum her yeri gezip gormeyi. Omrum yeter mi bilmiyorum ama bir gun isi gucu birakip yollara atmak istiyorum kendimi. Belki cocuklarimi, babasini da alir oyle gideriz:) Hem sevdiklerim yanimda, hem de gezmis, genc kalmis olurum:)

  • Share/Bookmark

Escinseller

Kelimelerimi dogru secmek zorunda oldugum bir konu, farkindayim. Yazacacaklarim onlari rencide etmeyecek elbette, saygiliyim “yasam tarzlarina”.

Simdiye kadar hep bir “hastalik” olarak dusunurdum, fikirlerim degisti mi bilmiyorum ama hala psikolojik bir rahatsizlik olduguna inaniyorum sanirim. Benim icin insan dogustan a veya b olarak dogar ve tercihleri dogustan verilmistir. Ama insan dis etkenlerle ya da ic cokusleriyle a`dan a`ya veya b`den b`ye kayabilir. Simdiye kadar fikrim boyleydi daha cok.

Yasayis bicimleri sanki hep baskaymis gibi gelir, merak ederim acaba bu insanlar da “normal” insanlar gibi mi yasiyorlar diye. Biliyorum sacma, ya da farklilik beklemek yanlis ama “normal” olmak ya da onlarin azinlik olmasi sanirim insana baska geliyordu.

Amsterdam`da yasayip escinsel gormemek elbette goze kulaga pek mantikli gelmiyor biliyorum:) Cok duydum, cok gordum, evli olanlara sahit oldum fakat hic yakinimda boyle birilerinin olmadigini, ya da boylelerinin icine girmedigimi, tirstigimi farkettim sonradan. Nedenini bilmiyorum:)

Ta ki yakinimda escinsel insanlar olana kadar…

Staj yaptigim yerde benden sorumlu olan bayan ilk muhabbetimizde bir bayanla evli oldugunu soyledi. (ki tipinden escinsel oldugunu anlamak zor degildi. genelde erkeksi ve kisa sacli olup, bayanlarin hoslandigi seylerden hoslanmiyorlar neden bilmiyorum). Tepkimi mi merak etti inancimdan dolayi bilmiyorum ama gayet saygiyla “ne guzel” diyerek sustum. Bu sefer korkmadim tabiyki:) Zaman gectikce beraber calistigim diger adamin da escinsel ve evli oldugunu ogrendim. Hatta bir de cocuklari var, (kimden ve nasil bilmiyorum:) ) Escinsel bayanlar daha erkeksi olurken, escinsel erkeklerin daha bayansi olup tipinden sesine davranislarina her seylerinin degistigini dusunurdum. Oysa ben onlari travestilerle karistirmisim, kendimden utandim. Gayet normaldi, “erkek” gibi duruyor, erkek gibi tepkiler veriyordu. Hatta bulundugu ortamda “homo” diye birbiriyle dalga gecen ya da kufur niyetine agzindan kaciran cocuklara tepki bile vermiyordu.

Ara ara ozel hayatlarindan muhabbet ederken, onlarin da biz “normal” insanlar gibi yasadigini, gezip tozdugunu, yeyip ictigini, marstan inmediklerini anladim.

Hatta yillar once escinsel olan bir erkek cocugunun orada dalga gecildigini ve bu iki essiz insanin sayesinde hayata atilip kendine guveninin getirildigine  ve su an bir hava sirketinde cok guzel bir mevkide calistigina sahit oldum kendisinin ziyaretiyle.

Onyargim hic olmadi bu insanlara, belki “hasta” olduklarini dusundugum icin ama gercekten disaridan gorundukleri, ya da gosterildikleri gibi olmadiklarini anladim.

Desteklemiyorum elbette, dogru oldugunu da savunamam tercihlerinin ama yine de onyarginin kotu oldugunu bir kez daha anladim.

  • Share/Bookmark

Reklam “kralicesi” Tugba Ozay

Ben reklamda usta bir Hulya Avsar bilirim bir de Tugba Ozay. Fakat Hulya Avsar`a herseyi yakistirirken ve gayet zeki bulurken, Tugba Ozay`i bir o kadar cakal, bir o kadar kisiliksiz bulurum. Zeki gorunur fakat bir  o kadar bostur kendisi.

Kendisine kin duymam, tipini de kiskanmam oyle bir imaj cizmeyeyim kafalarda:) Ki nasil manken sifatinin verildigi de hep saibeler uyandirir. Onun kadar cirkin ve itici surata sahip baksa bir manken gormedim cunku daha once, fazlasiyla erkeksidir. Neyse konu bu da degil.

Ben hayatindaki olumsuzluklari bu kadar planli +ya ceviren baska birini gormedim. Aslinda zeki olmadigini soyledim ya, tam tersi zekasini sadece bu yonde kullanan biri. Bir insan sevgili yapar, onun sayesinde bir yerlere gelip sonra olaylara karisip hapse girer ve girisi de cikisi da reklamlarla dolu olur mu? Oluyor iste. Hapise girerken annesi is basindaydi “evladina uzulen anne” modunda. Hapisten cikti kendisi ve annesi beraber televizyonlarda. Bakti reytingi kacti kitap yapmaya kalkti yine televizyonlarda. Yine reytingi kacti evi barki yandi, aglamakli ekranlarda. Sonra sarkici olma yolunda ve tv ekranlarinda. En sonunda Deniz Seki girdi, onu bile kullanip yine tv ekranlarinda. Sonunda Deniz Seki icin sarki yapti ve yine tv ekranlarinda. Hayir benim bile hapise giresim geldi yemin ederim. O kadar hapise giren insan varken kim bunu bu kadar zekice kullanabilirdi ki? Ya da kimde ise yarayabilirdi ki? Hatun hamleleri iyi yapip, gayet cakalca amacina ulasiyor.

Bu hatunu sevmiyorum. Ya da soyle soyleyeyim, bir seyleri kullanip baska seyler hedefleyen insanlari sevmiyorum.

  • Share/Bookmark

“Ilk” maasim:)

Ne kadar herkes icin ilkler onemlidir diyecek olsam da benim icin herkesin verdigi onemden daha fazla onemli, degerli oldugu gercegini es gecemem. En azindan bu konuda hakkimi yiyemem:)

Bugun “ilk” maasimi aldim basliktan da anlasilacagi uzere. Ilk derken simdiye kadar  bir kac yerde calisip aldigim maaslari hesaba katmiyorum elbette. Kendi bolumumle alakali bir iste calisip daha dogrusu stajla is hayatina atilip aldigim gercek “ilk” maas. Hesabimi kontrol ederken orada yazan extra geliri gormek gercekten insanin emeginin karsiligini az da olsa aldigini hissetmek cok guzel:) Cok birsey olmasa bile beni mutlu etmeye fazlasiyla yetti.

Bunun da heyecaniyla hemen harcamak istedim elbette. Ben simdiye kadar calistigim yerlerin hic birinde ilk maasimi kendim icin harcamadim. Hep anisi olsun, mutlulugumu paylasmak adina baskalarini sevindirmek istedim. Yine ayni niyetle bu sefer ki talihli olarak kardesimi sectim:) Odasina alinmasi gereken ihtiyaclari vardi, onlari aldim ve onun mutlu yuzunu gormek gormeye degerdi:)

Hani derler ya para insani mutlu etmez diye. Yalan aslinda. Cogunun mutsuz ettigine inanirim ama kullanmayi bilirsen paradan zarar gelmeyecegini de bilirim. Paragoz, cimri bir insan degilim ama parayi seviyorum. Kendime harcamasam bile baskalarini mutlu etmeyi, eve bos gelmemeyi, arkadaslarima bir seyler ismarlamayi, kumbaraya para atmayi seviyorum. O var olsun ama cebimde olmasin sorun degil. Yeter ki muhtac olmayayim:)

Neyse, bu ilk maasimdan sonra bugun yuzum fazlasiyla guldu ve bir sonraki ayin planini simdiden yaptim bile:) Ihtiyac cok, dogru harcamak gerek. Bunun da bilincindeyim:)

Umarim bir gun okulum bitip gercekten calistigimi gorurum de ilk maasimla ihtiyaci olan herkesi sevindiririm:)

  • Share/Bookmark

Arkadas sacmalamalari

Bana arkadasini soyle, sana kim oldugunu soyleyeyim sozu bugunden sonra benim icin bitmistir. Salak degilim ama arkadaslarim salak…

Insanin arkadaslarini hayatina soktugu gibi cikarabilmesi de kolay olsaydi keske. Aslinda yapanlar var ama sanirim benim hayatimdan birinin cikabilmesi icin kisinin kendiliginden gitmesi gerekir. Ya da cok buyuk bir kazik. Bu sekilde cikmalarini istemem ama bazen gercekten gorusmemek, konusmamak, gecmisimin o bolumunu silmek istemiyor da degilim. Ne kadar guzel anilarim olsa dahi…

Bugun gelen bir telefon ve irkilme. Uzun zamandir gorusmedigim bir arkadasim ariyor ve “nerelerdesin, zaten sen hic arayip sormazsinla” baslayan sozlerle saldiriya girisiyor. Yaninda baska arkadas ve muhtemelen oturup herkesin dedikodusunu yapar moddalar ve durup “hadi arayipta biraz laf edelim neselenelim diye beni kullaniyorlar. Tabiyki kotu gunumdeyim, kafami zor kaldiriyorum halsizlikten ve boyle triplere gelemem…

Telefon diger arkadasa verilir kapama girisimlerim sonucsuz kalsada.

+Iftarlara da gelmedin hic

-Cagirilmadim ki (cagirsalar da gitmezdim bak, bunu itiraf edebilirim)

+Ben de numaran yok ki

-Istesen bulurdun o bahane degil

+ Sen de ara sen de sor

-Aramam sormam icin bir neden yok

+Demek ki iki yildir uzaksin gruptan. Bir seyler organize et, birseyler yap.

- Vaktim yok.

Neyse boyle gitti muhabbet. Hayir hem cagirma, hem de boku bana at. Sirf bu nedenle hepsinden uzaklastim farkinda degiller. Ben neden arayayim ki, ya da neden hep benden bekliyorlar ki? Deli oluyorum hem boyle suclu yerine koymaya calisip hem de kendileri bir bok yapmayan insanlarin triplerinden…

 

 

 

  • Share/Bookmark