Hikaye Kategorisi Arşivi

Asker Ugurlamasi…

Ben ne kadar vedalardan kacsam da kaderim midir bilmem, kendim veda etmesem de hep bir veda halleri icinde buluyorum kendimi. Yasamak isteyecegim son sey oldugu gibi, gormek bile beni yeterince etkiliyor.

Gectigimiz haftalarda yaptigim bir otobus seyahatinde malesef bir vedaya denk geldim. Vedalarin belki de en kotusu, asker ugurlamasiydi. Daha once asker ugurlamasini sadece askere gidecek olan erkegi havada hoplatmak ve konvoylarla ugurlamak olarak sandigim icin kendimden utandim. Hatta gordugum kareler daha askeri yolcu etmeden  beni o kadar etkilemisti ki, ben sevgilimi gondermem arkadas! diye kendi kendime soylenmeye bile baslamistim…

Er kisi o kadar guclu gorunmek zorunda miydi bilmiyorum, fakat arkadaslari onu hoplatirken, annesinin, sevgilisinin ve yakinlarinin aglamasi onu hic mi etkilememisti diye dusunmustum ilk etapta. Erkekti, aglamaz miydi acaba? Gercekten bir erkek aglamamasi gerektigi icin mi aglamazdi o an? Cok sordum bu soruyu kendime. Baba desen yine ayni sekilde. Gururla ogluna bakiyor, gozlerinin ici guluyor gorunse de sanki cani aciyordu.

Otobustekiler merakli gozlerle disaridakileri, aglayanlari, askeri ve vedalasmayi seyrederken, aglayanlara uzulurken, kim dusundu ki askerin otobuse bindikten sonra yalniz kalacagini? Asil yalnizligin ona koyacagini? Ilk defa hayatimda o an aslinda geride kalan degil, giden icin her seyin daha zor oldugunu dusundum.  Aglayan gozleri geride birakmak, hep o ani hatirlamak… Bilmiyorum. Hic tanimadigim insanlarin beni bu kadar etkilemesi sanirim bir gun bunlari benim de yasayacagimi dusunup empati kurmamdan kaynakliydi. Dayanabilir miydim acaba? Ya da onlar dayanabiliyorlar mi? Her sey asker gidene kadar mi?

Yazının tamamını okuyun »

  • Share/Bookmark

Bir hikaye…

Icimden geldi bir hikaye anlatmak istiyorum:) Karsiliksiz baslayan ve yaklasik 3 yil kadar karsilik bulunamayan bir askin oykusunu anlatacagim. Kahramanlarimizdan karsiliksiz ask ceken kisi tabiyki her zamanki gibi bir kiz. Pesinden kosturup kiza iskenceler cektirense bir erkek. Nedense ne gercek hayatta ne de hikayelerde bu gercek hic degismiyor ya neyse :)

Lisenin ilk yillarindan itibaren gonlunu okulun en zeki, en yakisikli gencine kaptiran bu kiz gunun birinde aldigi gazla bu cocuga ask mektubu yazmak ister. Tabiyki basina geleceklerden bi haber, alacagi cevabi umutla beklemektedir. Fakat cocuk, kizin ne adini bilir ne de varligindan haberdardir. Kizin arkadaslari mektubu alip almadigindan emin olmak icin okulda kizin adini cocuk gecerken yuksek sesle soyleyerek cocugun farketmesini saglarlar. Zavalli kizcagiz nereden bilsin basina gelecekleri… Cocuk kizin adini duyunca kiza yaklasir ve yazdigi mektubu kiza uzatir. Kizcagiz nereden bilsin ki kendi mektubunu geri verecegini, hem de sinav kagidi gibi hatalari duzeltip not verecegini bu okuzun, pardon cocugun. Kizcagiz bir umutla mektubuna karsilik aldigini sanar fakat acinca hayal kirikligina ugramistir. Okuldaki tum kizlar bu cocugun pesindedir. Bu yuzdendir ki okulda alay konusu olmustur kizcagizin mektubu. Gururu incinmesine ragmen bu cocuk her firsatta kizi incitmeye, onun zekasini kucumseyerek albini kirmaya devam etmektedir. Bu arada kizimiz okulun en dusuk sinifinda, cocukta elbette en zekilerin sinifindadir.

Gel zaman git zaman kizin aldigi nefese kadar her aninda o vardir. Hayal kirikliklari, gururunun incinmesine ragmen onu sevmeye devam etmektedir. Kizcagiz babasiyla yeni bir evde yasayacaktir. Fakat tasindigi gun 2 siddetinde bir depremde evleri yikilir. Evet siddeti 2 ve bu siddette yikilan bir ev, saka gibi di mi ? Neyse, kizimiz ve babasi cok sukur sag salim kurtulurlar. Babasinin cocukluk arkadasi bu olayi haberlerde seyrederler ve uzun suredir onlari aradiklarini ve bulamadiklarini anlatarak haber merkezinden aileye ulasirlar ve beraber yasamak isterler. Asil hikayemizde burada baslar.

Yazının tamamını okuyun »

  • Share/Bookmark