Guncel Kategorisi Arşivi

Ucan araba hayali gercek oldu

Bugun gazetede ufacik araba fotografi altinda gordugum haberle sok oldum. Hollandalilar tarafindan bulunan ve tasarlanan bu araba yaklasik 5 yil sonra seri olarak kullanima gececekmis. Ilk kullananlar polisler olacakmis. Ucan arabalara PAL-V adi verilmis. Fiyati ise 100bin ile 200bin euro arasi degisecekmis.

Kucuk arabalara karsi zaten ayri bir ilgim vardi, bunlari gorunce araba degil, ucan araba istiyorum demeye basladim. Nasil olacak, gercekten kullanima gecilecek mi merak ediyorum, sonuclari ne olacak gozumde kestiremiyorum. Trafik, ve gurultu kirliligine cozum getirecegi kesin de, insanin kafasina bir araba dusmesi ihtimalini dusunmek bile korkutucu. Trafik polisleri nasil gorev yapacaklar, benzinle mi calisacak, hava kirliligine yol acacak mi, durabilecegi belirli duraklari olacak mi gibi bir cok soru var kafamda. Endiselenmiyor degilim ama gelisimi seviyorum. Olmeden bir cok yenilige sahit olmaktan ayri bir mutluluk duyuyorum.

Bekleyip gorecegiz bizleri ileride nelerin karsilayacagini:)

  • Share/Bookmark

Ben vermedim, o vermedi, sen vermedin

Peki ya kim verdi?

Turklerin degil insanligin sorunu bu gizlemek, gizleyerek bir gruba dahil olacagini sanmak. AKP`ye mesela kimse oy vermemisti, herkes anti- AKP`ci idi. Fakat sonucunu gorduk. Hatta Yemekteyiz programini da kimse izlemezdi, ya da her gun televizyonda cikan onlarca diziyi. Hatta BBG de neydi oyle, kimse izlemez fakat kimin hangi karakterde oldugunu bilip, guya izlemedigi programin yarismacilari hakkinda karakter analizi bile yaparlardi. Hic birimiz izlemedik aslinda bunlari. Hatta tum gun National Geographic izler, tum hayvanlarin dollenme asamasini bu sayede bilir, bir ormanda yalniz kalsaniz hangi bitkilerin zararsiz oldugunu hemen anlayabiliriz. Ya da Turk kanallari kakadir, her gun MTV dinler, CNN takip eder, yabanci dizilerin hastasiyizdir. Hatta AKP`ye de biz oy vermedik, gokten zembille indiler onlar.

Neyse…

Gectigimiz carsamba belediye meclisi secimleri vardi Hollanda`da. Asiri sagci Wilders`in partisinin uyelerine guya kimse oy vermeyecekti. Herkes karsiydi fakat ne hikmetse kimse oy vermedigi halde bu parti yukselis gosterdi. Insanlarin sonuclar cikinca sasirmalarini anlamiyorum. Sen vermedin ben vermedim de kim verdi bu kadar oyu?

Bu ruh hastasi asiri sagci bey amcamiz, kendisi yabanci bir hatunla evli olmasina ragmen yabanci ve musluman dusmanidir (Hitler ile es degerde tutuluyor). Hatta demis ki bir demecinde, “Turkiye AB`ye girerse Hollanda`yi AB`den cekerim”.  Icraatte sifir, bomba demeclerle paparazzilik bey amcamiz ilerleyen gunlerde daha ne gibi bombalar salacak bilmiyorum ama tam zamaninda vatandasliktan cikacagima sevinmeye basladim.

Oy veripte vermeyenlerin, tum bu programlari, dizileri izleyipte izlemeyenlerin aciz ruhlarina selam olsun.

  • Share/Bookmark

85 yasindaki dede ikiz cocuk beklerse…

Haberlerde izlediniz mi bilmiyorum ama hala bu olayin sokunu yasiyorum. 85 yasindaki Cemal dede 10 aydir resmi nikahsiz beraber yasadigi 48 yasindaki Gurci bayandan ikiz cocuk beklemekte, hem de 3 aylik… Cemal dede eski vefat eden esinden 5 cocuga sahip ve toplamda 21 torunu var.

85 yasindaki Cemal dede 67 yil soforluk yapmis, ve kendine iyi baktigini, bu nedenle cocuk sahibi olabildigini iddia ediyor. Hatta sozlerini alinti yapayim:

“Bir kez 1949, bir kez de 1959 yılında içki içtim. Daima kendime iyi baktım, iyi yemekler yedim. Ayranı ve yoğurdu çok severim. Soğuk günlerde köyde idman yaptım. Kışın soğuk suya girerdim. Soğuk su beni yenemezdi. Son 5 seneye kadar soğuk suya girerdim. Dinç kalmamın sebebi; içki kullanmadım, akşam erken yattım, sabah erken kalktım, düzenli ve organik beslendim, yemekleri öğünde yemeye dikkat ettim, abur cubur yemem, sigara içmedim, kötü alışkanlıklarım olmadı. Çok sağlıklıyım. Bugüne kadar ufak telef hastalıklar geçirdim. Yatalak hasta olmadım.”

Yapilan aciklamalara gore erkekler ergenlik doneminden itibaren yasamlarinin sonuna kadar cocuk yapabilirlermis. Yani belli bir yas sinirlamasi yokmus. Aslinda burada onemli olan konu bu yasta birinin cocuk yapabilmesi ya da cinsel gucu degil, bu cocuklarin ne halde olacagi. Benim de sinirlendigim konu bu aslinda.

Yazının tamamını okuyun »

  • Share/Bookmark

Ucuslarda kiloluysaniz fazla ödeyeceksiniz

KLM ve Air France yaptiklari aciklamalara gore yakinda fazla kilolu yolculardan iki bilet parasi alacak. Buna gerekce olarak guvenlik tehditi gosterilmis.

Eger ucak yeterli doluluga ulasmamissa kilolu kisinin odedigi ikinci bilet parasi geri iade edilip, yolcu bos bir ikili koltuga oturtulacak. Bu uygulamaya tabii tutulan yolcular, yanlarinda bulunan kol dirsegini indiremeyecek ve emniyet kemerini baglayamayacak kadar kilolu olanlar.

Bir yandan bunun fazlasiyla ayrimcilik oldugunu , diger yandan ise boyle birinin yanina oturan kisi icin de fazla rahatsiz edici bir durum oldugunu dusunuyorum. Uygulama yerinde midir,  yayilmali midir kararsizim. Fakat herkes cok yediginden kilo almiyor, saglik problemi olanlar da oluyor aralarinda. Uzun bacakli insanlar var mesela. Oturur oturmaz koltugu geriye cekip arkadakini rahatsiz edenler. Bunlara da uygulanmali madem boyle bir ayrimcilik yapilacak. Yani is tek kiloya baglanmamali.

Ne kadar ayrimcilik gibi gorsem de bir yandan da yapilani dogru buluyorum. Ani bir olayda yanindaki kisinin guvenligini tehdit edebilirsin. Ya da yanindakinin konforunu engelleyebilirsin ki konforlu ucus onun da hakki. Bazilari kilolu olduklari icin iki koltuk isgal ediyor ve ikinci koltugun parasini odemiyor. BU taraftan bakinca o odemedigi ama kullandigi koltugun parasini odemesi de gayet adil geliyor.

Sanirim ne kadar ayrimcilik gibi gorunse de yapilan dogru. Kim bilir, belki tum ucak sirketlerine yayilir. Istemezdim sanirim oyle birinin yaninda üc bucuk saat boyunca oturmak ve hareket edememek. Bencilce belki fakat kim rahatini bozmak ister ki?

Hayirli olsun, ne diyelim:)

  • Share/Bookmark

Cocuktan ögretmene ve aileye, herkes sorunlu…

Sinif baskani ve yardimcisi

Bir kac gundur calkalanan bu videoyu eminim izlemeyeniniz yoktur.  Sabah programlarindan, ana haberlere, show programina kadar fazlaca yer verildi bu konuya medyada. Ha bu ne kadar dogruydu, sorgulanir.

Bu yaziyi yazarken oncelikle belirtmek istedigim sey bir suclu aramadigim fakat pozitif hic bir yanini goremedigim ve elistirecegimdir. Cunku her yerde bu konuda gulucukler gormek, “helal olsun”lar duymak, toplumun bu ur konularda ne kadar “hassas” oldugunu gosteriyor aslinda.

Konuyu anlatmaya gerek yok ama su sekilde ozetleyeyim. Sinif baskani bir cocuk diger arkadaslari onu dinlemedigi icin yakiniyor, sonra da yardimcisi olayi fakirlige baglayip, istemezseniz birakirim diyor. Ogretmense alkislayin diyor, iftihar ederek ogrencileriyle…

Anlamadigim konular var. Bunlari soru halinde yazacagim.

1- Sinif baskani ve yardimcisinin gorevi nedir?

Benim bildigim sinif baskani ogretmenin sag koludur. Ogretmenin bulunmadigi zamanlarda sinif baskani sinifi idare edip, duzeni saglar. Yardimci da daha cok destek amaclidir. Ogretmenin bu gorevi nasil onlara sundugu ve neler bekledigi bu videodan sonra muamma.  Cocuk anlamayan kisiye elbette yardim eder ama “baskanlik” sifatiyla bunu yapma ya da digerlerinin onu dinleme zorunlulugu yoktur.

2-  Ogretmen cocuklarin haykirisini mi izledi, yoksa videoyu kaydetmekle mi mesguldu? O an ki psikolojisi ne?

En cok takildigim nokta bu aslinda. Bir ogretmen ya da herhangi meslek sahibi birisi bu tur videolari cekebilir mi gorev aninda? Etik midir?  Hayir, elbette etik degildir. Bir ogretmenin sinifta ogrencisi yakaris icerisindeyken kosesine cekilip kameraya cekmesi yanlisin babasidir. Hatta daha da ileri gidecek olursam boyle ogretmen gorevden alinmalidir. O cocugun yuzunu izin almadan herhangi bir sekilde yayinlayamazsin. Kaldi ki gorevin egitmek, ogretmek. Once ogretmen olarak senin egitilmen  gerek diye dusunuyorum su durumda. O an icin yapilmasi gereken sey daha cok cocugu baskalarinin onunde desteklemek ve rencide etmemek ama ders sonunda kenariya cekip, bu kadar duygusal bakmamasini, arkadaslarina ogretme istegiyle gurur duydugunu fakat ogretmenin onun isi oldugunu vurgulamaktir. Ama ne yazik ki ogretmen kameraya cekerken cocugun o anki ruh halini hice sayip kendi isiyle mesgul olmustur.

Yazının tamamını okuyun »

  • Share/Bookmark

Yalnizlik hissi bulasiciymis

Bunu bulmak icin arastirma yapmaya gerek var miydi supheliyim bu konuda fakat Amerika`li bilim adamlarinin yaptigi arastirmaya gore arkadasiniz kendisini yalniz hissediyorsa, sizin de kendinizi yalniz hissetme orani 50% imis. Bunun yaninda eger arkadasinizin arkadasi yalnizlik hissine sahipse, sizin kendinizi yalniz hissetme oraniniz 25% en arkadasinizin, arkadasinin arkadasi kendini yalniz hissediyorsa ve sizin kendinizi bu nedenle yalniz hissetme oraniniz 15% mis. Bunun nedeniyse kendini izole etmeyip, konusarak yalnizligi yaymakmis.
Ustelik kadinlarin buna kapilma orani erkeklere gore daha yuksekmis, paylasmaci karakterlerinden dolayi:)

Bundan sonra elalemin derdi beni mi gerdi mantigini gutmek ve dert dinlememek gerek sanirim kendimi yalniz hissetmemek adina:p

  • Share/Bookmark

Testosteron hormonu kadinlari sosyal yapiyor

Arastirmalarla taninan ve altindan cikan Isvicreli bilim adamlarinin yaptigi arastirmaya gore agresif ve egoist yapan ozelligiyle taninan testosteron hormonu kadinlari sosyal yapiyormus.

121 kadin arasinda yapilan arastirmada kadinlarin yarisina plasebo, diger yarisina ise testosteron hormonu verilmis. Oyun esnasinda Isvicre parasi 10 frankin paylasilmasi istenmis. Plasebo alanlarin zorlandigi fakat testosteron hormonu alanlarin bu parayi verdikleri gibi, daha da fazlasini onerdikleri gozlenmis.

Arastirmayi yapanlara gore testosteron alanlar gruptan dislanmaktan korkup, daha cok dahil olma adina vermek istemisler. Yani testosteron hormonu kadinlari daha cok statu duskunu yapip, sosyal olmaya tesvik ediyormus.

Sonunda testosteron hormonu da aklandi, adini temize cikardi:) Agresifligini bu hormona baglayanlar kendilerine baska bahane arayabilirler:)

  • Share/Bookmark