<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bloglandım &#187; Guncel</title>
	<atom:link href="http://www.bloglandim.com/category/guncel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bloglandim.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 20 Dec 2011 14:17:46 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Insan doğduk, &#8220;Avrupalıca&#8221; ölelim&#8230;</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/insan-dogduk-avrupalica-olelim/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/insan-dogduk-avrupalica-olelim/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Nov 2011 01:54:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Guncel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/?p=808</guid>
		<description><![CDATA[Bu aksam yine kotu bir haberle irkildik. Oysa daha bayramin sicak atmosferinden silkinip yarin once o meshur canavarin yollarda kac can aldiginin hesabini tutacak, bir onceki yilla kiyaslayacak, bir sonraki yil icin iyi dileklerde bulunacaktik. Amaaan canim, bu yil az kisi gitmis, seneye farki kapatiriz diyerek sehit haberlerine, patlayan bombalara biraz da olsa yer verip, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu aksam yine kotu bir haberle irkildik. Oysa daha bayramin sicak atmosferinden silkinip yarin once o meshur canavarin yollarda kac can aldiginin hesabini tutacak, bir onceki yilla kiyaslayacak, bir sonraki yil icin iyi dileklerde bulunacaktik. Amaaan canim, bu yil az kisi gitmis, seneye farki kapatiriz diyerek sehit haberlerine, patlayan bombalara biraz da olsa yer verip, havalarin soguduna isaret edip Van`da yasayan halka  &#8221;sizi de unutmadik bea ama biz sicak yatagimizda uyumaya devam ediyoruz, naniiik&#8221; izlenimi verecektik. Onlar sanki bilmiyorlarmis gibi tum kisi sogukta cadirda gecireceklerini&#8230; Unutmamaksa amac, unutmadik iste. Ama o kadar.</p>
<p>Tam bu haberlerin bilincinde uyuyup sabah yeni bir gune baslayacakken, Van`dan yine bir sarsinti haberi aldik. Baslangicta diger irili ufakli sarsintilar gibi sanilip pek ciddiye alinmasa da, yikilan bir otelde gazetecilerin yogunlukta kaldigi soylentisinden sonra ozellikle haber kanallari ve Tv8 naklen yayinlarini yaptilar. Bu kanallarin disinda hic bir ulusal kanal alt yazi bile gecmedi. Hatta oyle ki, dizi ustune dizi bile gostermeye devam ettiler. Hayir hayir, deprem icin ozel dizi tekrarlariydi bunlar. Suan hala da yayindalar. Fakat isin kotu yani su, nasil ki sehit haberlerine alisip tepkisiz kalir olduk, deprem konusunda da ayni ruhsuzlugu yasamaya basladik. Ilkinde verdigimiz tepkileri sonraki sarsintilarda ve can kayiplarinda veremez olduk. Tipki bayram donusu giden canlari tek tek kurbanlik koyun gibi saydigimiz gibi, tipki sehit dusen askerlerimizi saydigimiz gibi, bu depremde de acaba kac kisi olecek hesabi tutmaya basladik. Duyduk, ogrendik, kanali kapadik. &#8220;aaa deprem mi olmus, kac bina cokmus?, yok canim o binadan sag cikmaz ama isallah cikar&#8221; turkulerini soylemeye basladik. Isin kotusu, bunu ben de yaptim&#8230;</p>
<p><span id="more-808"></span>Deprem mi olmus, nerede, nasil, kac bina cokmus? sorularindan sonra biraz haber kanalini seyredip tekrar diger dizi kanalina dondum. Haberlerden sikildigimdan degildi bu, sadece artik her deprem sonrasi bir kac deprem analizcisinin, profesorun, ya da bu iste gorevli kisilerin cikip &#8220;bu artcilari bekliyorduk&#8221; bidi bidilarini dinlemek istemedigimdendi. Abi madem bu isten anliyorsunuz, madem bu sarsintilar bekleniyor, neden vaktinde uyarip, buyuklugunu tespit edemiyorsunuz? Neden bizim ulkemizde her sey olup bittikten sonra konusuluyor? Ben artik her deprem sonrasi bir kac AKUT gorevlisinin ekranlara cikip deprem aninda nereye saklanacagimi anlatmasini, bir kac profesorun onumuzde bilmem kac yil icinde nerelerde deprem olabilecegini anlatmasindan SIKILDIM. Deprem aninda ne kadar saklanacagim yeri anlatsalar da, o an ben bunun bilincinde olacagini sanmiyorum kimsenin. Koca ev sallanirken ben mahalleden kamyon gecmis tepkisi verip bi camdan asagi bakamam. Insan depremi idrak edene kadar ya gocuk altinda kaliyor, ya da kosarken merdiven boslugunda&#8230; Ayrica sevgili profesorler, deprem uzmanlari, fay hattinin gectigi bir ulkede elbette bir gun deprem olur, ihtimal hep var. Bunu bilmek icin sizin egitiminizi almamiza da gerek yok. Ne kadar cografya dersini hayatim boyunca hic sevmemis olsam da, ulkenin cografi konumunu en azindan atlastaki renklerden cozmek bile mumkun. O yuzden senin isin bu ihtimali soylemek degil, nerede ne zaman olacagini saptamak degil mi? Mumkun degilse bile git aldigin maasi haket, ugras calis bul. Deprem sonrasi ciktiklari program icin para aliyor bu adamlar sanki&#8230;</p>
<p>Eskiden olsa afedersiniz devlete bok atar, oralari gelistirmedi ki, evleri denetlemedi ki derdim ama suan goruyorum ki devlet zaten boka batmis durumda. Hatri sayilir kisilerin iki lafiyla git sen saglam raporu al, cebine sikistirilan uc bes kurus icin gitsin devletin muhendisi kendisini satsin, sonra boyle patir patir tabiyki tost olur o binalar. Hem de 4-5 kasarli! pardon katli&#8230;</p>
<p>Yeri geldiginde burun kivirdigimiz, medeniyetsiz buldugumuz o Avrupa var ya, kurban olsunlar diyesim geliyor bazen. Neymis efendim Avrupali yozlasmismis, neymis efendim bizim kulturumuz, orfumuz adetimiz varmis, korumaliymisiz. O orf adetler yerini  can almaya, kan dokmeye, insan uzerinden yapilan pazarliklara, iki kurusluk rusvete birakti hey n`eaaaber? Varsin ben Avrupali olayim da en azindan insan degeri goreyim, raziyim yozlasmaya. Ha yozlasmaktan kasitlari da ictikleri icki, giydikleri iki memesini hafif gosteren elbise, yaptiklari seks. Sanki hic biri bunlari yapmiyormus gibi. Ulan siz degilmisiniz bir disi gorunce dibi dusen? Varsin ben Avrupali olayim&#8230;</p>
<p>Yaklasik 100yillik, belki daha eski bir binada yasiyorum. Dis yapisi kaldigi halde ic yapisi 3 yil once reforme edilmis, ici komple yenilenmis ahsap tarihi bir bina. Dusunuyorum, ulan diyorum ben 100 yillik bir binada acaba Turkiye`de yasayabilir miydim diye. Sonra kendi kendime sen yasarsin da, ancak o binanin altindaki arsanin topraklarinda diyorum. Alalim abi Avrupali`nin tum bilgisini, yetenegini. Verin abi ulkeyi bi sureligine Avrupalilara, adam etsinler hem ulkeyi, hem de bizi yonetenleri. Yakinda Turkiye`ye temelli donus yapacakken ben anneme neden soruyorum &#8220;anne bizim ev saglam mi&#8221; diye? Sormak zorunda miyim? Bir konut yapiliyorsa yikilmak icin mi yapilir? Amac icinde insan barindirmaksa neden bu tur sorular sorulmali? Mantik kuramiyorum, kurmak istemiyorum. Ben o eve girdigimde acaba deprem olsa yasar miyim korkusu yasamak istemiyorum. Muteahhitlere guvenmiyorum, yolunu bulmus almistir imzasini, saglam diyecek tabii ki diyorum. Ben bu kadar guvensiz olmak istemiyorum ama? Sebep kim, sebep herkes. Sebep sen, ben, o, bu. Her seyi torpile baglayan, dayisina bir imza attirip ise giren, egitimini almadan, temel bilgisi olmadan bu isi yapanlar, sebep o evleri yaparken iki kurus kacirmak icin curuk/eksik mal kullananlar, sebep saglam raporu alabilmek icin dayisina basvuranlar, sebep oy verdigi adama guvenip onun adindan yararlananlar.</p>
<p>Iste ben de bu carpik duzenden kurtulmak icin &#8220;AVRUPALIYIM&#8221; diyerek torpil istiyor, yasama hakkimi ozgurce kullanmak istiyorum&#8230;</p>
<p>Ben, bana omrumun bictigi zamanin disinda, baskalari yuzunden, zamansiz olmek istemiyorum&#8230;</p>
<p>Yasamak guzel&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/insan-dogduk-avrupalica-olelim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargi &#8220;kendi arzusuyla&#8221; kangren oldu&#8230;</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/yargi-kendi-arzusuyla-kangren-oldu/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/yargi-kendi-arzusuyla-kangren-oldu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Nov 2011 17:03:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Guncel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/?p=801</guid>
		<description><![CDATA[Tam bir celiskiler ulkesidir Turkiye. Uzmezler uzer, Olmezler oldurur, Uresinler daha cok urensin ister vesaire vesaire&#8230;
Yasanan son olaysa insanin kanini donduran cinsten. Kisaca anlatmak gerekirse 13 yasindaki bir cocuk 26 kisiye satiliyor ve tecavuz ediliyor. Bunun uzerine yerel mahkeme &#8220;rizasiyla birlikte oldu&#8221; gerekcesini gostererek karar yargitaya gidiyor. Yargitaysa bu karari onayip &#8220;rizasiyla birlikte oldu&#8221; diyerek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tam bir celiskiler ulkesidir Turkiye. Uzmezler uzer, Olmezler oldurur, Uresinler daha cok urensin ister vesaire vesaire&#8230;</p>
<p>Yasanan son olaysa insanin kanini donduran cinsten. Kisaca anlatmak gerekirse 13 yasindaki bir cocuk 26 kisiye satiliyor ve tecavuz ediliyor. Bunun uzerine yerel mahkeme &#8220;rizasiyla birlikte oldu&#8221; gerekcesini gostererek karar yargitaya gidiyor. Yargitaysa bu karari onayip &#8220;rizasiyla birlikte oldu&#8221; diyerek 26 kisiyi serbest birakiyor. Isin hukuki sureciyle veya yapilan aciklamalarla ilgilenmedigim icin yanlisim olabilir, zaten onemli olan kismi da bu cocuga &#8220;rizasiyla birlikte oldu&#8221; damgasini yapistiran &#8220;hukukcular&#8221;. Hangi hak, hangi hukuk boyle bir yakistirmayi 13 yasindaki cocuga kondurabilir merak ediyorum her seyden once.  Insan haklari sucudur bu hepsinden once.</p>
<p>Her seyden once 13 yas grubunu taniyalim. Her birey gibi 13 yasindaki bir cocugun da gelisiminde bazi gorevleri vardir. 13-18 yas arasi farkli gruplara ayrilsa da en onemlisi hic suphesiz 12-14 yas grubudur. Gelisim gorevleri arasinda yasitlariyla iletisim kurabilme, kendi bedenini tanima, anne ve babadan duygusal bagimsizligi gerceklestirebilme ise en onemli gelisim gorevleridir.</p>
<p><span id="more-801"></span>Bunlari neden mi anlatiyorum? Cunku daha kendi bedenini yeni tanimaya baslamis, ailesinden habersiz disariya cikmayan, yeni yeni kendi bagimsizligini ilan edecek, cocukluktan cikip hem fiziki hem ruhsal degisimler gecirecek bir bireyden bahsediyoruz 26 kisiyle rizasiyla birlikte oldugu iddia edilen&#8230; Kaldi ki kulturel farkliligin buyuk oldugu bir bolgede gerceklesen bu olayda o yastaki bir kiz cocugunun degil rizasiyla bir erkekle el ele tutusmasi, annesinden habersiz sokaga cikmasi bile mumkun degildir. Hani boyle kesimler icin &#8220;egitimsizlikten, cahillikten&#8221; yaftasi yapilir ya, ben soruyorum o gerek yerel mahkeme, gerekse yargitay mensuplari hangi egitim kurumundan mezunlar? Kaldi ki okulda aldiklari egitimden gecseler bile insanlik sinifindan gecemeyecekler.</p>
<p>Bir yil once staj yerimde bir yil boyunca uvey babasi tarafindan tecavuze ugradigi dusunulen fakat hic bir zaman itiraf ettirilememis, annesi psikyatri kliniginde yatan bu cocukla ayni yastaki bir kizin rehabilitasyonuyla ilgilendim. Staja basladigim gunlerde o kadar acimasizlikla karsilasacagimi hic ummadigim icin bu kiz tarafindan kac kez sozlu saldiriyla karsilasmisimdir hatirlamiyorum. Baslangicta aglayarak eve donsem de, onun dosyasini okudugumda aslinda ne kadar da caresiz oldugunu, hircinliginin sebebinin ben olmadigimi anladim. Hani kiz cocuklari narindir, kirilgandir ya, bu kizimiz aksine cok erkeksi, kizlarla pek muhatap olmayan, vurmayi kirmayi seven, duygusunu asla belli etmeyen, sevgiyle yaklasima bile sevgiyle tepki vermeyen, aksine altinda bir seyler arayip hircinligini daha cok artiran bir cocuktu. Adeta icindeki firtinalari bu sekilde etrafina zarar vererek disa vuruyordu. Stajim boyunca en zorlandigim ve kazanamadigim, tek bir gelisme gormedigim tek cocuktu. Ben kendi basarisizligima vururken, aslinda onun yasadiklari ona boyle olmasini emrediyordu&#8230;</p>
<p>Avrupa`da daha once bu vakalari inceledigimde aslinda Turkiye ile cok buyuk farkliliklar gosterdigini gordum. Avrupa`da daha once tecavuz edilmis cocuklar hircinlasip farkli suclara bulasiyorlar, hirsizlik, adam oldurme, esrar satisi gibi. Fakat Turkiye`de o kadar vahim ki bu durum, tecavuze ugrayan bir cocuk bunu degil annesine, kimseye anlatamiyor. Zaten anlatsa da &#8220;aman kizim sus, baban duyarsa oldurur&#8221; &#8220;aman kizim sen yanlis anlamissindir, o amcan&#8221; &#8220;aman kizim sus, adin cikar&#8221; &#8220;aman kizim sus sokaga cikacak yuzumuz olmaz&#8221; gibi sozlerle susturuluyor. Agzini acan bir kiz ya olduruluyor, ya da &#8220;kotu yola&#8221; dusuyor. Ulkemizde konusmak adeta bir suc. Basina gelene razi ol, kir dizini otur. Dizini kirip oturdugundaysa zaten boyle tecavuz vakalari devam ediyor, 1ken 5, 5ken 10, 10ken 26 oluyor&#8230;</p>
<p>Hadim etmenin yasallasmasi donem donem boyle haberlerle tekrar gundeme gelmesine ragmen adaletsizligin, hakkin, hukukun kangren oldugu bir ulkede yasamak gercekten zor. hangi hak, hangi hukuk bu cocugun yasadigi travmayi iyilestirecek guce sahip derken, adaletin magdurun degil, suclunun yaninda olmasi insanin adaleti kendi imkanlariyla aramasina, dolayisiyla daha cok suca tesvik etmesine neden oluyor farkinda olmadan.</p>
<p>Herkesin sordugu soruyu sormak istiyorum ben de. Bu &#8220;adalet&#8221; verecek kisilerin kendi cocuklari yok mu? Hukuk insani olmaktan ote &#8220;insan&#8221; olarak 13 yasindaki bir cocugun -kendi rizasiyla- cinsel iliskiye girebilecegini nasil aciklar bize? Ben 13 yasindayken degil cinsel gudu, arzu, istek sahibi olmak, sokakta cocuklarla top oynamaktan baska bir sey bilmezdim, kaldi ki mahalledeki cocuklarin pipilerinin oldugunu dusunmek&#8230; Ben bu insan demeye bin sahit isteyen yargi mensuplarinin cocukluklarina inip, nasil bir tecavuz edilmis beyine sahip olduklarini arastirmak istiyorum aslinda. 13 yasindaki cocugun durumu degil, bu verilen karar dramin ta kendisi aslinda.</p>
<p>Tek umudum Insan Haklari Mahkemesi. Umarim birileri cikip once bu sucu isleyenleri sonra da kararlariyla bu suclulari koruyan tum hukuk mensuplarinin cezasini vermesi icin ellerinden geleni yapar. Keske mumkun olsa da hepsi hadim edilse&#8230; Isallah birileri de cikip bu cocugun ruhsal durumuyla ilgilenir de rehabilitesi gec kalmadan saglanir.</p>
<p>Allah kimseyi yarginin eline dusurmemesi dileklerimle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/yargi-kendi-arzusuyla-kangren-oldu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Afet sonrasi psikolojisi</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/afet-sonrasi-psikolojisi/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/afet-sonrasi-psikolojisi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Oct 2011 00:10:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Guncel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/?p=788</guid>
		<description><![CDATA[Son gunlerde Turkiye adeta bir felaketler ulkesi haline geldi. Uzerindeki teror karabulutundan kurtulamamisken Van`da gerceklesen deprem bu acilara adeta tuz biber ekti. Sehitlerin acisi dinmeden depreme kurban verilen canlar, yasam mucadelesi verenler ve kurtulup sifa bekleyenler.. Oysa o bir hafta ne kadar da cabuk gecerdi normal sartlarda. Simdiyse sanki aylarca bu felaketlerle cebellesiyormusuz gibi hissediyorum.
Reuters`ta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son gunlerde Turkiye adeta bir felaketler ulkesi haline geldi. Uzerindeki teror karabulutundan kurtulamamisken Van`da gerceklesen deprem bu acilara adeta tuz biber ekti. Sehitlerin acisi dinmeden depreme kurban verilen canlar, yasam mucadelesi verenler ve kurtulup sifa bekleyenler.. Oysa o bir hafta ne kadar da cabuk gecerdi normal sartlarda. Simdiyse sanki aylarca bu felaketlerle cebellesiyormusuz gibi hissediyorum.</p>
<p>Reuters`ta cikan bir fotograf degil Turkiye`yi, dunyayi sarsmaya yetti de artti. Bu durumun hassasiyetini uzerinde hissetmeyenler, aciyi yasamayan, paylasmayanlar bile o fotograftan sonra vicdanlariyla yuzlesmislerdir bence. Evet, 13 yasindaki Yunus`un fotografindan bahsediyorum. Gocuk altinda yardim beklerken, omzunda cansiz bir beden elinin oldugu o fotograf ve urkek, korkak bakislar&#8230; Kim bilir, belki de deprem esnasinda koruyup kollamak, sarip sarmalamak istedi o el. Fakat kendisi kurtulamadi, kucuk Yunus`un belki de hayata tutunmasina sebep oldu. Insan yutkunmadan edemiyor.</p>
<p>Gerek sosyal medya, gerekse gorsel medya uzerinden yapilan yardimlari, gelismeleri takip ediyorum ben de her vatandas gibi. Haber kanallarinda kisitli gorunen haberleri, yardimlari ve ihtiyaclari, sosyal medya uzerinden daha yogun takip etmek mumkun. Celiskiler hat safhada. Televizyon kanallarinin yasananlarin uzerini ortme cabasi, ihtiyaclarin giderildigine dair haberler acaba basbakanin &#8220;ricasindan&#8221; dolayi midir, yoksa isin raconu mudur bilmiyorum fakat sosyal medya uzerinden yapilan dayanismayi, yardimlari gordukce ulkem insaniyla bir kez daha gurur duyuyorum. Tabiyki gereksiz sesler de cikmiyor degil fakat halkimiz bunlari susturmasini biliyor ne mutlu ki dil, din, irk ayirt etmeksizin tek yurek kavrami yasam buluyor. Allah hala icinde iyi niyet besleyen, dualarini esirgemeyen, yardim eden, etmek isteyip gucu olmayan, kisacasi &#8220;insanligini&#8221; yitirmemis herkesin gonlune gore versin. Iyi ki varlar&#8230;</p>
<p><span id="more-788"></span>Afet sonrasi goruntuler, resimler sonrasinda Van halkinin psikolojisi ne olacak? Ya simdi? sorularini sorar oldum kendi kendime. Bu tur afetlerde elbette fiziki, sihhi, barinak, gida, bakim ve giyecek urunleri onemlidir, elbette ilk olarak bu ihtiyaclar giderilmelidir fakat sonrasinin da unutulmamasi gerekir. Henuz acilar taze, henuz insanlar soklarini atlatamadi uzerlerinden. Cogunun ailesinden, akrabalarindan, arkadaslarindan, mahallesinden, tanidiklarindan birilerini kaybetmis olmasi, bazilarinin yakinlarindan haber alamiyor olmasi ve umutla bekleyisi, ya da yakinlarinin saglik durumundan endise edisleri suan ki belki de tek dusunceleri. Onlarin icinde yanan ates, kendilerine donup bakamayacak, kendilerini iyilestiremeyecek, hallerinin farkinda olamayacagi kadar buyuk ve acili. O yuzden bu donemde yapilan tum desteklerin sonrasi da dusunulmeli, psikolojik destek noktalari bir an once kurulmali.</p>
<p>En hassas grup olan cocuklar hic kuskusuz ki bu durumdan ilk etkilenecek olanlardir. Onlara nasil aciklanir ki artik bir amcasi, dayisi, teyzesi belki de annesi, babasi, kardesi, dedesi hayatinda olmayacagini? Normal olumu aciklamasi buna nazaran daha kolaydir fakat hepsinin birden yok oldugunu izah etmek o cocukta ne tur yaralar birakacaktir, nasil etkileyecektir bilinmez. Sonrasinda elbette ergenler var. Ayni siralari paylastigi arkadasini bir daha goremeyecek olmasi, belki de bundan sonra uzun bir sure cadirda yasayacak olmasini kabullendirmek zor olacaktir. Daha sonrasinda kadinlar, engelliler ve yaslilar var. Felaketi yasayan herkes elbette hassas bir donemden geciyor ve bu durumdan bir cogu etkilenecek fakat ruhsal acidan en etkilenecek gruplar bunlar gibi gorunuyor.</p>
<p>Ozellikle bu tip afetler sonrasinda cogu insan uzerindeki soku atlatinca travma yasar. Bir nevi duygu bosalmasi olarak adlandirabiliriz bunu. Kimisi hircinlasip saldirgan olur, kimiyse icine kapanir, aglar. Bunlar beklenen olagan tepkilerdir aslinda. Zamanla azalip kisinin normal yasama donmesi, dinginlesmesi ve kendi kimligine tekrar donmesi beklenir. Fakat bazi kisilerde bu travma azalmaz, ya da tamamen yok olmaz. Buna <em>travma sonrasi stres bozuklugu </em>(posttraumatische stressstoornis) adi veriliyor. Ozellikle bu gibi afetler sonrasinda gorulebilecek baslica psikolojik rahatsizlik oldugu icin anlatmak istiyorum neler yasanabilecegini, belirtilerini.</p>
<p>Afet sonrasinda bazilari kayiplarindan, yasadiklari soktan dolayi herseye cabuk sinirlenebilir, ofkelenip, gerekirse saldirgan olabilirler. Konsantrasyon, uyku bozuklugu da bunlara eklenebilir. Bunun yaninda bazilari geceleri kabus gorup, gunduzleri de yasadiklari felaket anini defalarca hissedebilir, tekrar o ana defalarca donebilirler. Yasadiklari her an, her saniye gozlerinin onune gelip, gordukleri bir nesne, bir insan bile felaket aninini onlara hatirlatabilir. Bunun sonucunda duygu bozuklugu yaninda vucut somatik etkiler de gosterebilir(terleme, kalp ritminde bozukluk, terleme, fiziksel korku vs.).  Gunumuz vakalarinda az da gorulse hafiza kayiplari da gerceklesebiliyor. Benim en zorlandigim, en kritik gordugum travma sonrasi stres bozuklugu  belirtisiyse &#8220;tepkisizlik&#8221;. Yasadiklarina tepki vermeyip, gelecege uzaklasir, yabancilasir kisi. Aslinda bunu depresyona da benzetebiliriz.</p>
<p>Kisacasi yasanan bu doga felaketi sonrasinda insanimiza psikolojik destek sart. Fakat bu destek verilmeden once felaketzedelerin uzerlerinden bu deprem sokunu atmasi gerekiyor ve tum yardimlarin ellerine ulasip normal yasama donmeleri gerekiyor. Ne zaman ki gunluk rutinlerini yapabilecek duruma gelirlerse o zaman psikolojik destegin de onlara ulasmasi gerekir. Cunku asil &#8220;yalnizlik&#8221;, asil &#8220;yuzlesme&#8221;, asil soku atlatip duygu bosalmasi yasadiklari an o zaman olacaktir.</p>
<p>Yanlis bilmiyorsam Van`da okullar 3 gun sureyle tatil edildi. Herseyden once hayatin normale donebilmesi icin okul cagi cocuklarinin okullara gonderilmesi, bir an once egitimlerine kaldiklari yerden devam edebilmeleri gerekiyor. Cunku aci ama kayiplara ragmen hayat devam ediyor ve bunu geride kalanlara (ozellikle cocuklara) ispatlamak icin eski rutinlerini yerine getirmeleri, okula gitmeleri gerekiyor. Mumkun mudur bilmiyorum fakat okullarda bi sure psikolojik destek almalari, yasanilan olayi enine boyuna konusbilmeleri, anlayacaklari dilden anlatilmasi gerekir. Farkindaliklarini artirip, gelecege dair umutla bakabilmeleri saglanmalidir boylelikle. Boyle yazmak kadar kolay degil, farkindayim. Yanilmiyoesam 22 ogretmeni kaybettik bu depremde. Belki bir cogu ogretmenini, sinif arkadasini kaybetti. Belki artik catisi olan bir okulda da barinamayacaklar bir sure. Cok zor, eminim yasayan bilirdir bu duyguyu. Fakat yukarida dedigim gibi gelecege tutunabilmeleri, yasamin devam ettigini anlamalari icin okula gitmeleri, farkli bir atmosferi solumalari sart. Yardimlar yapilirken aslinda en gec bir hafta sonra acilacak okullar icin kirtasiye malzemeleri de gonderilse fena olmaz&#8230;</p>
<p>Bunun yaninda ne kadar mumkundur bilmiyorum fakat kucuk cocuklar icin bir &#8220;oyun merkezi&#8221; tarzinda cadir kurulup,  pedagog kontrolunde cocuklara destek olunabilinir. Kadinlara da ayni sekilde bir destek noktasi belirlenip bol bol konusturup, deneyimlerini birbirleriyle paylastirip onlarin rahatlamasi saglanabilir, bundan sonra yapilabileceklere dair cozum birlikte bulunabilir. Hepimiz biliriz ki kadinlar konusarak rahatlar, kadinlar duygularini daha yogun yasar ve bunu da gosterir. Hassastirlar.</p>
<p>Daha yasananlar cok yeniyken, yaralar sarilmamis, acilar tam anlamiyla yasanamamisken bunlari dusunmek ne kadar yeri ve zamani kestiremiyorum acikcasi ama yasanan kotu olayda kalmak, o anda yasamak ve gelecegi gormemek yanlis olur diye dusunuyorum.</p>
<p>Felakette canlarini kaybedenlere Allah`tan rahmet, yakinlarina bas sagligi, yaralilara sifa, gocuk altinda yasama tutunanlara acil yardim, yakinlarina sabir diliyorum. Allah yardimcilari olsun, bundan sonra boylesi felaketleri kimseye gostermesin. `99 depreminden akillanmayan ve binalari depreme dayanikli yapmayan muteahhitleri de Allah`a havale ediyorum. O yikilan binalar altinda kalan canlarin nefeslerini hep uzerinizde hissedersiniz umarim&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/afet-sonrasi-psikolojisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Onlar evlenirken ben egleniyorum</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/onlar-evlenirken-ben-egleniyorum/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/onlar-evlenirken-ben-egleniyorum/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Dec 2010 16:55:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Guncel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/?p=670</guid>
		<description><![CDATA[Elbette elit kesimin yaftaladigi,  dusuk ve orta gelirli kesiminse kacirmadan izledigi &#8221;Izdivac&#8221;  programindan bahsediyorum. Ne elitim, ne de orta veya dusuk gelirliyim. Izlememin nedeni ne koca bulmak, ne de televizyon karsisinda vakit oldurmek. Benim amacim  sadece &#8220;eglenmek&#8221; . Egleniyorum evet, beni bir Cem Yilmaz, bir Ata Demirer ya da bir Sahan kadar gulduruyor. Ustelik Izdivac`ta bulunanlar bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Elbette elit kesimin yaftaladigi,  dusuk ve orta gelirli kesiminse kacirmadan izledigi &#8221;Izdivac&#8221;  programindan bahsediyorum. Ne elitim, ne de orta veya dusuk gelirliyim. Izlememin nedeni ne koca bulmak, ne de televizyon karsisinda vakit oldurmek. Benim amacim  sadece &#8220;eglenmek&#8221; . Egleniyorum evet, beni bir Cem Yilmaz, bir Ata Demirer ya da bir Sahan kadar gulduruyor. Ustelik Izdivac`ta bulunanlar bu gorusme ve konusmalari daha once prova etmedikleri, dogaclama yaptiklari icin digerlerine guldugumden iki kat daha fazla guluyorum. Onlarin hayatlarina ya da gerek fiziksel gerekse sosyal durumlarini seyrederek gulmek degil, yanlis anlasilmasin, sadece gundelik hayatta karsilasilan seylerin televizyon ekranlarinda hic bir katki payi olmadan acikca gozler onune serilmesine guluyorum ben. Benim icin gorsel medyaya cikan herkes izleyici icin birer malzemedir, herkes farkli acidan istedigi sekilde karsisindakini degerlendirebilir. Zaten televizyon ekranlarina cikan kisilerin bunu bilerek, kabul ederek ciktiklarini dusunuyorum. Oyle degilse bile  o ekranin birer adim uzaginda kalmalari kendileri icin en hayirli karar olacaktir.</p>
<p><span id="more-670"></span>Neden izledigimi anlattim, eglenmek ve gulmek icin. Ama nelere guluyorum ben? Aslinda her seye&#8230; Sunu belirteyim, Zuhal Topal bence televizyon ekranlarina kazandirilmis  en komik kadinlardan biridir. Sunum cok onemli, ve onun sunumuna bayiliyorum. Dogal kadin, agzina geleni soylemesi, acikligi kendimi bulduruyor. Izlerken cogu zaman ben de burada bunu derdim diyebiliyorum. O yuzden izlememin ve eglenmemin nedeni Zuhal Topal bence. Bunun yaninda programa gelen konuklarin ozellikle yasli olanlari benim icin super birer eglence malzemesi. Sanirsin ki ulkede yasayanlarin 75%lik kesimi dul. Bu kadar insan bunca zaman nerede saklanmislar anlam veremiyorum. Onlarin kendilerine bakmadan bitmek bilmeyen istekleri, bunun uzerine  kendilerine bir goz ucuyla bile bakmadan, baskalari icin bictikleri kriterler, &#8216;yagdir mevlam su&#8217; fikriyle gelenleri begenmeyip devaminin gelecegini sanmalari, yilbasi paketi gibi hayatlarinda hic giymedikleri ve kendilerine hic yakismayan o kiyafetleri giyip- ya da giydirilip-  (kirici olsa bile) birer soytariya donmeleri bence izlemeye deger. Cunku insanoglu nankor. Istedikce istiyor, ustelik kendisi hic bir sey vermeden. Pardon buna da bir cevaplari var, &#8221; kadinligimi verecegim,ev isini yapip, ona bakacagim&#8221; diyorlar. E peki evlilik bu mudur? Evlilik sadece cinsellik, kendine baktirmak, ev isi yapmak ve aksam esinin gelmesini beklemek midir? Kaldi ki mantik uzerine kurulu bir evlilikte eslerin nasil cinsel hayati olacagini merak ediyorum. Insan mantigiyla nasil durtulur ya da mantigiyla karsisindakini nasil arzular, ister beraber olur merak etmiyor degilim acikcasi. Bi de &#8220;omurluk&#8221; bir iliskide omur boyu &#8220;mantikli iliski&#8221; kurulamaz bence. Isin cinsellik boyutunu gectim, sirf esin sana bakacak, sirf disarida kalmayacaksin diye nasil bir insanla omur boyu ayni evi paylasabilirsin ki? Zaten o hatayi yaptigin icin sen esinden bosanmadin mi? Bilmiyorum, garipsiyorum. Insanlarin artik en az 2 evlilik yapmis olmasini garipsiyorum. 30 yas alti insanlarin boyle programlara cikip es arayislarina sasiriyorum. Sahsen ben olsam bu benim icin basli basina bir eksidir. Cunku o yasta bir insanin sosyal yasami olmalidir, bulabilme ihtimali olmalidir. Gorucu usulu bile olsa birileriyle tanisabilme ihtimali vardir. O yuzden genclerin ozellikle cikmalarini bir turlu anlamlandiramiyorum. Samimi bulmadigim gibi, gercekten evlenmek icin ciktiklarini dusunmuyorum.</p>
<p>Egleniyorum dedim fakat olumsuzluklari siralar gibi oldum. Yukaridaki gorusumun disinda bu tur seyleri gorunce trajikomik bir hal oluyor ve insani ister istemez gulduruyor, eglendiriyor. Mesela gecenlerde bir cift cikti. Bir bucuk yillik evliliklerinde bazi nedenlerden dolayi problemli bir iliskileri varmis. Kadin psikolojik destek aliyormus. (Car car konusan, erkegin omrunu yiyen kadin tiplemesinden birini hayal edebilirsiniz) Kadin gidecek yerim yok, ben bosanmam diyor, erkek Allah belani versin diyor. Kadin bi daha yapmicam diyor ama bana siddet uygulama diyor. Erkek istemiyorum diyor. Kadin ben olumune kadar varim seninle diyor, erkek ol de kurtulalim diyor. Verdigim ornek tabiyki bir tanesi ama ben sonradan yapilan ve acele edilen evliliklerin cogunda bunun olabielcegini dusunuyorum. Boyle bir konuda bile israrla yapici olmaya calismak bana mantiksiz geliyor. Saygi olmadiktan sonra evliligin surmesi dusunulemez benim gozumde. Sirf kadinin kalacak bir yeri yok diye o evlilige katlanmasi ve evliligin desteklenmesi garip geliyor.</p>
<p>Bunun yaninda 20-23 yasindaki (kizmayin ama) bebeler evlenmek icin bu programdalar. Guluyorum, gercekten. Uzerlerine olmayan, 3. sinif pavyon sarkicisi tarzinda giydikleri elbiselerle olduklarindan olgun gostermeye calisiyorlar kendilerini. Abi senin yasin ne basin ne, otur isin gucun yoksa evinde orgunu or daha munasip kismetler gelecektir kapina, senin ve ailenin anlasabilecegi. Ne gerek var ebesinin burnuna tanimadigin bi adamin yanina gitmeye? Ustelik bu minik ablalarin kendilerine gelen taliplerine sorduklari ilk sorularin basinda &#8220;evin var mi&#8221; geliyor. Ulan 22 yasindaki bi adamin evi nasil olsun? 16 yasinda bile calismaya baslasa biriktiremez o kadar parayi. Akil var mantik var, nasil sen ev beklersin kendine gelen kismetten. Kaldi ki yasin zaten kuuck, beraber calisip yaparsiniz beraber, acelen ne? Armut pis, agzima dus durumu&#8230; Sonra ben ailenin yaninda oturmam durumu ortaya cikiyor. Iyi de o yasta evlenmek istiyorsan kusura bakma ama pasa pasa ailesinin yaninda oturacaksin bacim, yapacak bir sey yok. Istegin cok cunku&#8230; Ananin evinde ne gordun de bizden ne bekliyorsun demezler mi adama? O yuzden genc yasta bu tur programlara cikanlardan hic hoslanmadigim gibi, izlemekten de hic zevk almiyorum. Kirsinlar kiclarini otursunlar analarinin dizinin dibinde, daha munasip bir koca adayi gelecektir kendilerine.</p>
<p>Ciftlere yorum yapan programin mudavimlerinin kendi aralarinda cekismelerini izlemek beni eglendiriyor. Onlar hissettirmediklerini sanarken kendi aralarinda yaptiklari yorumlari yaristirmalarini, alttan ufak ufak laf atmalarini izlemek cok eglenceli. Birbirlerini sevmedikleri her hallerinden belli oluyor. Ustelik bir  &#8221;uzman&#8221; edasiyla bu yorumcularin yorumlarina  ihtiyac duyulmasi, onlarin soylediklerini ciddiye alip evet veya hayir demekte on sart gormelerini acayip komik buluyorum. Hayir bir gun telefonla baglanip &#8221; ulan o adami koynuna sen mi alacaksin, yoksa bunlar mi&#8221; diye bir soru yoneltecegim. Bir insana ya icin isinir, ya da isinmaz. Bunun ortasi olmaz. Elektrik dedikleri o kesintiye ugrayasica sey aslinda insanin icinde karsisindakini gorunce kipirdayan icsel bir güdü, bir his.  Eger bu hissi zaten almissan baskalarina sormadan tanimaya calisabilirsin. Almamissan uzatmanin anlami yok. Kismetleri kapamanin da:p Cunku bazi erkekler kodum mu oturturum kivaminda olup, hatunlarin baska erkeklerle gorusmesini istemiyorlar. E haklilar. Beni begenmissin, icin kipirdamis, daha baskasini gormek istemen neden? Bence ac gozluluk, gok gormediklik. Sirf bunu yaptigi icin bile bir hatundan ya da erkekten vazgecilir bence. Bu onun karakteri hakkinda fazlasiyla ipucu verir karsisindakine. Baskalarini da gormeyi kendilerine hak goren insanlarin empati ozurlu, karaktersiz olduklarini dusunuyorum. Yine de tercih meselesi.</p>
<p>Bunun yaninda skandallar hosuma gidiyor, insanlarin gercek yuzleri ortaya cikiyor bu programda. Mesela gecenlerde birine talip olarak gelen bir bey aslinda polisler tarafindan araniyormus ve bu adam gayet sakinligini koruyarak bu programa gelebilmis. Dusunun ki sokaklarda ya da icimizde bunun gibi elini kolunu sallayarak dolanan kac kisi var? Ayni zamanda sirf koca &#8220;avlamak&#8221; icin programa gelen kadinlar da var. Mesela kadinin biri sirf yasli, hacca gidip gelmis, dini butun dedelerin parasini koparmak icin program icin kapaniyor, namazimdayim, abdestimdeyim diyor ama aslinda acik bir bayan olup, sirf bu amcalar icin geldigi ortaya cikiyor. Bunun yaninda programa cikip, eskiden kalma sevgililerine geri don cagrisi yapmak icin cikan kisiler de var bu programda. Sirf kiskandirmak ugruna programa cikip, bu olay ortaya cikinca aslinda ben onu seviyordum diyorlar. Ornekler elbette cogaltilabilir.</p>
<p>Sirf bu nedenlerden dolayi ben bu programin aslinda topluma ayna tuttugunu dusunuyorum. Onlari tanimak icin onlari izliyor, onlar evlenirken ben onlarla egleniyorum. Burun kiviran kesimin de bunlari kacirmadan izledigine eminim, cunku onlarin da yeri geldiginde hep fikirleri ve bilgileri var ama hic izlemezler. Durust gelmiyorlar, izlediklerini soylediklerinde kucuk duseceklerini saniyorlar ama yorum yaparken zaten fazlasiyla kucuk dusuyorlar yalan soyledikleri icin. Dedim ya en basinda, ne elitim, ne de baska bir sey. Kendi halinde eglenmek icin her firsati degerlendiren, insanlari analiz edip, sonuc cikarmayi seven biriyim.</p>
<p>Onlar ermis muradina, biz cikalim kerevetine&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/onlar-evlenirken-ben-egleniyorum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ne &#8216;evet&#8217; ne de &#8216;hayir&#8217;, sadece YETER</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/ne-evet-ne-de-hayir-sadece-yeter/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/ne-evet-ne-de-hayir-sadece-yeter/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Sep 2010 17:51:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Guncel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/?p=585</guid>
		<description><![CDATA[Aylardir bir referandumdur gidiyor. Sokakta dagitilan brosurlerden yapilan anonslara, ev, arkadas ortamlarindan tutun sosyal medyaya, tum Turkiye bunu konusuyor, bunu tartisiyor. Elbette surec olmasi gerektigi gibi isliyor fakat artik ben bogulmaya basladim bu durumdan. Daha once yazdigim gibi oyumu ulkeyi terkederken kullandim. Benim icin o an oylama bitti ve geri sayim basladi. 12 eylule kadar insanlarin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aylardir bir referandumdur gidiyor. Sokakta dagitilan brosurlerden yapilan anonslara, ev, arkadas ortamlarindan tutun sosyal medyaya, tum Turkiye bunu konusuyor, bunu tartisiyor. Elbette surec olmasi gerektigi gibi isliyor fakat artik ben bogulmaya basladim bu durumdan. Daha once yazdigim gibi oyumu ulkeyi terkederken kullandim. Benim icin o an oylama bitti ve geri sayim basladi. 12 eylule kadar insanlarin sabirsiz ve  tahammulsuz, kiskirtici hallerini izlemek baslangicta eglenceli olsa da, artik tat vermiyor.Hayir dedigim icin ne evet diyenlere kufrediyorum, evet dedikleri icin ne de onlarla muhabbetimi kesiyorum. Ya da ayni sekilde hayir dedigim icin ne de evet diyen arkadaslarim benden uzaklasiyor. Ulkeyi ilgilendiren bir konuda verecekleri karara saygi duymasam da, belden asagi vurmuyorum olayi.</p>
<p>Neymis, Sezen Aksu evet diyecekmis, neymis bilmemne tiyatrocu, siyasetci, futbolcu da evet diyecekmis. Desin? Cocuklugumda sir gibi saklanirdi bu tur konularda oylar, babam bize soylemezdi kime oy verecegini. Artik gunumuzde oylar kapali degil, acik kullanilirken, halki etkilemek adina unlulerin fikirlerini aciklamalarini dogru bulmuyorum. Boy boy gazetelerde neden evet veya hayir dediklerini okumak istemiyorum. Onlarin da birer oy hakki var, benim de. Aciklamanin anlami ne?</p>
<p>Sosyal medyada referandum sureci de beni internet aliskanligimdan soguttu. Evetciler, hayircilara karsi, hayircilar evetcilere karsi. Bir sidik savasidir gidiyor. Bakalim hangisi daha uzaga iseyecek diye izliyorum ben de uzaktan. Kimileri protesto ediyor, kimileri videolar cekip paylasiyor, kimileri siirler yaziyor, kimileri resimler paylasiyor, kimileri &#8221; ahahah oncekinde nasil da koduk&#8221; modunda dolasiyor derken, insanlar kendilerine yeni bir eglence bulmus. Eglence kismi tamam da, bazi durumlarda birbirlerini kirdiklarinin bile farkinda degiller. Gerci umurlarinda mi onu da bilmiyorum.</p>
<p><span id="more-585"></span></p>
<p>Gelelim siyasilere. Evetciler el ele, hayircilar el ele. Oysa bu birliklerini ulkeyi yonetme ve duzeltme konularinda hic gormedik. Aralarinda gecen bu sidik yarisini daha once kac kez izledik, sonuc degisir mi bilmem.</p>
<p>Bilen bilir, akepeyi sevmem, Erdogan`dan nefret ederim. Oyumu hayirdan yana kullandim ama adamlar calisiyor yahu. Calisiyor derken ulke yonetimi konusunda degil, propaganda ve halka ulasma konusunda. Bu yaz nereye gidersem gideyim her yerde evet pankartlari, elden ele dolasan evet brosurleri, sokaklarda evet standlari, uzun yol seyahatinde yol arasi evet billboardlari, evet verme sartiyla verilen ramazan paketleri vs derken, ne kadar adil olmasa da adamlar fikirlerini yaymak icin calisiyor. Basbakanin da bu surecte cikmadigi kanal kalmadi. Peki diger siyasiler nerede?  Normal sartlarda cakallik diyorum ben buna ama sonra dusununce neden digerleri de boyle cakal olup, yapamiyor aynini diyorum. Tabiyki butce meselesi olabilir, farkindayim durumun. </p>
<p>Peki hayircilar neden sadece sosyal medyada coklar? Hayircilari neden ben sokakta goremedim? Belki daha kolay, oturdugun yerden hayir demek, videolar paylasmak, evetcilere kufretmek. Tahmin ediyorum ki yine bir cok hayirci bayram tatili vesilesiyle tatil beldelerinde tatilini gecirecek, &#8221; emaan bir oyla ne olur ki sanki&#8221; dusuncesinde olacak. Onlar keyiflerinden odun vermedikleri icin yarin sandiktan evet oyu cikacak. O saatten sonra ister basbakana kufret, ister evet diyenlere. Istersen hem basbakani hem de anasini gonder o bulundugun tatil beldelerine. Zaten anayasa degisecek, zaten istenilen olacak.</p>
<p>Ben artik sIkIldIm hem evetten, hem hayirdan. Hatta bir sure evet ve hayir yerine, &#8221; he&#8221; ve &#8221; yo&#8221;  demek istiyorum. Sidik yarisi bitsin ve herkes normal yasamina donsun istiyorum. Cikacak sonuca kendi acimdan karamsar baksam da, alistigim sonuc oldugu icin ne kadar koyacagi konusunda bir fikrim yok. Oyumu verdim, vicdanim rahat. Umarim herkes vicdanini rahat ettirecek oyu verir ve bu iskence de bir an once biter.</p>
<p>Dedim ya, ne evet ne de hayir. Sadece YETER.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/ne-evet-ne-de-hayir-sadece-yeter/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Referandum- Hayir- Esenboga Havalimani</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/referandum-hayir-esenboga-havalimani/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/referandum-hayir-esenboga-havalimani/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Aug 2010 00:54:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Guncel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/?p=572</guid>
		<description><![CDATA[Gun hesaplayinca uzun, fakat bana cok kisa gelen bir tatil donemini bugun malesef geride biraktim. Tatille, yolculuklarla ilgili yazacak cok seyim var fakat gunlerdir uykusuz kalmanin sonucu olusan yorgunlugu uzerimden hemen atamadigim icin bunu onumuzdeki gunlere birakiyorum. Donus yolculugum Ankara- Esenboga Havalimaninda basladi. Tabiyki daha oncesinde yaptigim plana uyarak gozlerimin ilk aradigi sey referandum icin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gun hesaplayinca uzun, fakat bana cok kisa gelen bir tatil donemini bugun malesef geride biraktim. Tatille, yolculuklarla ilgili yazacak cok seyim var fakat gunlerdir uykusuz kalmanin sonucu olusan yorgunlugu uzerimden hemen atamadigim icin bunu onumuzdeki gunlere birakiyorum. Donus yolculugum Ankara- Esenboga Havalimaninda basladi. Tabiyki daha oncesinde yaptigim plana uyarak gozlerimin ilk aradigi sey referandum icin nerede oy kullanacagimdi. Daha belirgin sekilde insanlari yonlendirip, bilinclendirecekler ve yon tarifi yapacaklar sansam da yanildim fazlasiyla. Direklere asilan kagit ve uzerinde &#8221; oy sandigina gider&#8221; gibi yazili bir not. Oku takip ederek yolumu buldum. Toplam yanilmiyorsam 3 veya 2  masa ve ucunde de koy kahvesini andiran bir goruntu. Masa baslarina insanlar dolusmus, muhabbet koyu. Seninle ne ilgilenen var ne de yardimci olan. Yattigin yerden para kazanmak diye buna deniyormus megerse. Neyse ki sonunda masanin birine yaklasip oyu nerede kullanacagimi sordum. Iclerinden biri orada oldugunu soyleyerek islemlere basladi. (kimlik ve pasaport kontrolu vs). Daha sonra oy pusulasini elime vererek &#8220;evet&#8221; yanlisi bilgilendirme seansina almaya yeltendi ve elbette basarili olamadi. Verdigi orneklerden tutun, muhuru basacagim sekile kadar &#8220;evet&#8221; kokuyordu anlatim tarzi. Tavrimdan hoslanmamis ve &#8221; hayir&#8221;  cikacagini anlamis olacak ki, eger muhur basmazsa cokca muhur basabilirsinize kadar gitti soyledikleri. Hangi durumda iptal olacagini sordum, bilgi vermedi yirtilma disinda. Aldim pusulami sonunda ve kabine girdim. Perdesi var ama acik,  kapali kullanilmiyor. Adi gizli fakat gayet acik yapilan bir oylama gibi gorunuyor disaridan. Kontrollerini yapip muhuru bastiktan sonra zarfi kapatip attim kutuya.</p>
<p>Hayatimda ilk oy kullanisim degildi bu fakat Turkiye icin ilk oy kullanisimdi. Turk vatandasligindan cikma asamasinda ilk ve son kez oy kullanmak benim icin onemliydi,  hem de boyle onemi bir konuda. Insanlarin ilgisizligine uzuldum. Listeye baktigimda yaklasik 30 kisilik isim listesinde sadece 13-15 kisi belki ya vardi ya yoktu. Sirayi gectim, dedikodu donen bos masalar vardi bu alanda. Ceneleri icin kullandiklari enerjiyi keske insanlari oy kullanmaya tesvik ederek gecirselerdi. Gerci bu da iyi olmazdi, taraflarini fazlasiyla belli ediyorlardi. Onyargili oldugumdan degil, gercekten belli ediyorlardi. Evet veya hayir, ne oldugu farketmez oyun o masa basinda oturuyorsan. Gorusunu insanlara yansitmayacaksin, tarafsiz goruneceksin. Yoksa hem boyle itici gorunuyor, hem de rahatsiz ediyor bu durum. Neyse ki vatandasliktan cikarken son vatandaslik gorevimi yerine getirdim. HAYIR dedim ve evime dondum. Bir oy bir oydur,vicdanim rahat. Umarim herkes poposunu kaldirip oyunu kullanir referandum gunu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/referandum-hayir-esenboga-havalimani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çöpçülerin degerini bilmeli!</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/copculerin-degerini-bilmeli/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/copculerin-degerini-bilmeli/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 May 2010 01:09:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Guncel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/?p=493</guid>
		<description><![CDATA[Halk arasinda genelde okulda basarisiz olan birine &#8220;copculugu&#8221; layik gorup, okumazsan &#8221; copcu&#8221; olursun diyerek korkuturlar ve cocuklari ders calismaya tesvik ederler. Oysa o meslegin ne kadar kutsal bir meslek oldugunu, takdiri hakettigini ve yoklugunda neler meydana gelecegini hic dusunmezler.  Vakti zamaninda Kemal Sunal filmlerinden birinde copculer calismiyor, sokaklari afedersiniz bok goturuyordu. Millet artik bikmis, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Halk arasinda genelde okulda basarisiz olan birine &#8220;copculugu&#8221; layik gorup, okumazsan &#8221; copcu&#8221; olursun diyerek korkuturlar ve cocuklari ders calismaya tesvik ederler. Oysa o meslegin ne kadar kutsal bir meslek oldugunu, takdiri hakettigini ve yoklugunda neler meydana gelecegini hic dusunmezler.  Vakti zamaninda Kemal Sunal filmlerinden birinde copculer calismiyor, sokaklari afedersiniz bok goturuyordu. Millet artik bikmis, camdan balkondan firlatir olmus copunu, sokaklar copten disari cikilmaz hale gelinmisti. Ta ki Kemal Sunal cop arabasini kacirip, copleri toplayana kadar. Su an iste tam bu durumda Amsterdam.</p>
<p>Bir suredir copculer maaslarinin dusuklugunden dolayi grevdeler ve maaslari yukselene dek cop toplamayacaklarmis. Sokaklarin halinin fotografini cekmek isterdim ama yururken bile tiksiniyorum. Ben hayatimda boyle pislik, boyle cop yuvasi gormedim. Turkiye`de de hic karsilasmadim boyle pislikle. Ki insanlar en kotu ihtimal kapilarinin onunu supurur, yikar, yine de temizlige dikkat ederlerdi. Fakat su an ki haliyle Avrupa demeye bin sahit isteyen bir gorunumde burasi. Kaldi ki, Avrupa buysa ben kor giderim ulkeme. Yerler hayvan pisliklerinden, kagittan, ucusan coplerden gecilmez haldeyken, cop konteynirlarinin yaninda dag gibi biriken cop posetleri ve etrafa saldigi koku insani sokaga cikmaktan sogutuyor. Ustelik bu pisligin yayacagi hastaliklar da cabasi. Eskiden sabahlari uyurken cop arabasi geldiginde cikardigi gurultuden rahatsiz olan &#8220;simarik&#8221; ben, su an copcu gelsin diye dua eder haldeyim. Sokakta yururken oldugunca az nefes almaya calisip, yurudugum yerlere dikkat ediyorum, pisliklere basmamak icin. Yemin ediyorum copculerin degerini anladim. Allah onlarin cop toplayan ellerine zarar vermesin. Zam alirlar mi, almazlar mi bilmiyorum ama en yuksek maasi hakeden gruplardan biri olduguna artik kesin kanaat getirdim.</p>
<p>Iyi ki varlar ve  hep olsunlar:/</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/copculerin-degerini-bilmeli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MEB`nin serbest kiyafet uygulamasi</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/mebnin-serbest-kiyafet-uygulamasi/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/mebnin-serbest-kiyafet-uygulamasi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Apr 2010 23:43:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Guncel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/?p=459</guid>
		<description><![CDATA[Yillardir donem donem soylentiler cikar, isteklerde bulunulur fakat hic bir zaman uzerine detaylica konusulmaz. Ogrencilerin cogu uniformalardan bikmiscasina serbestlesmesini dilerken, aileler kara kara dusunup, bunun hayallerde kalmasini isterler. Sanirim ilk defa bu konu Milli Egitim Bakanligi tarafindan da ciddiye alinip, tekrar gundeme getirildi. Milli Egitim Bakanligi, resmi sitesine bir anket koydu. (Anket icin:http://basvurular.meb.gov.tr/anket/tek/kullanicigiris.aspx ) Ayni kisilerin fazla oy [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yillardir donem donem soylentiler cikar, isteklerde bulunulur fakat hic bir zaman uzerine detaylica konusulmaz. Ogrencilerin cogu uniformalardan bikmiscasina serbestlesmesini dilerken, aileler kara kara dusunup, bunun hayallerde kalmasini isterler. Sanirim ilk defa bu konu Milli Egitim Bakanligi tarafindan da ciddiye alinip, tekrar gundeme getirildi. Milli Egitim Bakanligi, resmi sitesine bir anket koydu. (Anket icin:<a href="http://basvurular.meb.gov.tr/anket/tek/kullanicigiris.aspx">http://basvurular.meb.gov.tr/anket/tek/kullanicigiris.aspx</a> ) Ayni kisilerin fazla oy kullanmalarini engellemek icin TC kimlik numarasini da sart kosmuslar oy verebilmek icin.  Anketten cikan sonuc nasil degerlendirilecek henuz aciklanmis degil fakat sonuc cogunlugun serbest olmasi yonunde oylamasiyla sonuclanirsa neler olur tahmin bile etmek istemiyorum. Kimine gore ozgurlukken, kimine gore ozgurlugu daraltan bir arac olacaktir artik giyilen kiyafetler.</p>
<p>Bakanlik boyle bir anket yapip, milleti gaza getirmeden once sunlari dusundu mu merak ediyorum.</p>
<p>1- Anket internet uzerinden yapildigi icin, internetle ilgisi olmayan insanlarin bu ankete ulasmasi nasil saglanacak? Kaldi ki bilgisayar kullanimi ne kadar yayginlasmis gibi gorunse de 3-5 buyuk sehir disinda bu kadar da yaygin kullanilmadigi kesin. Bu nedenle oy verenlerin cogunun maddi imkaninin yerinde oldugunu da dusunebiliriz.</p>
<p>2- Maddi imkanlar demisken, hani klasiktir hep soylenir ya &#8220;maddi durumu iyi olana dokunmaz. Her gun baska kiyafetlerle gelebilirler&#8221;, vs. Ne kadar buna maddesel bakinca hak versem de, bu cocuklarin psikolojilerine bakinca onlar icin de iyi olmayacagi kanisindayim. Giyinmeyi seven, imkani da olan biri dikkat ve ilgisini okul saatleri icerisinde derslerinden cok dis gorunumune verecegi icin basarisi dusecek. Ne kadar kendi cevresinde iyi giyiniyor da olsa, bulundugu grup icerisinde varligini gosterebilmek icin surekli bir yaris ve karsilastirma icerisinde bulacak kendini (kendi icinde elbette). Istekler artacak.</p>
<p><span id="more-459"></span></p>
<p>3- Maddi durumu yerinde olmayan bireyler icinse bu  tamamen psikolojik baski durumuna gelecek. Takdir edersiniz ki Turkiye gibi calisani az ama issizi bol bir ulkede bogazdan gececek bir ekmek, uzerine giyecek bir elbiseden daha degerlidir. Ailenin cesit cesit alma durumu yokken cocugun aileye baski yapmasi, hem cocugu hem de aileyi yipratacak, cocugun gelisimini etkileyecektir. Kaldi ki cocuk kendisini okulda arkadaslari gibi giyinemedigi icin kotu hissedecek, kendisini gruptan soyutlayacaktir. Bu da elbette cocugun sosyal psikolojik alanda gelisimini etkileyecektir. Gruplasmalar ister istemez olacaktir.</p>
<p>4- Bu degisiklik ilkogretim ve ortaogretimde yapilacagi icin ruhsal gelisime daha tehlikeli bir boyut kazandiracaktir. Cocukluk, ergenlik ve yetiskinlige adim atmak gibi tum onemli gelisim donemlerini kapsayan bu yas gruplarinda bu gibi olumsuz cevresel faktorleri cogaltmak, once bireyi, aileyi ve sonra toplumu etkileyecektir.</p>
<p>Turkiye`de yanlis bilmiyorsam serbest kiyafet uygulamasini ilk defa ve yillardir uygulayan tek devlet okulu Konya`da bir Anadolu Lisesidir. Oradan da duydugum ve gordugum orneklerle bunun yapilmamasini daha dogru buluyorum.</p>
<p>Kendi kardesimden bile ornek verebilirim. Ne kadar Avrupa`da olmamdan ve maddi imkanlarimdan dolayi verdigim ornekle Turkiye`yi kiyaslayamasam da, bu yas grubunun hassasligini anlatabilirim. 12 yasinda kardesim gecen gun okulda tum gun kendini kotu hissettigini ve bu yuzden sessiz kaldigini soyledi. Nedenini sordum, giydigi kiyfetten memnun degilmis. Sabah aceleyle giyinmis ve kendisini cok kotu hissetmis. Bu ve bunun gibi bir cok orneklerini yasiyor, goruyorum kardesimde. Ergenlikte olmasindan dolayi surekli degisen bedenleri, eskiden giyecege duskun degilken ve alisveristen nefret ederken simdi isteklerinin artmasi malesef masraflarinin cogalmasina neden.Ama bu da gelisimi icin dogal bir surec. Ben bunlari karsilarim fakat kardesimin yasitlarinin Turkiye`de bunlari kolayca karsilayabilecegini sanmiyorum.</p>
<p>O yuzden diyorum ki, Turkiye henuz serbest kiyafet uygulamasini hayata gecirecek kadar gelismedi. Gelin once issizligi bitirelim ve aile ici huzuru saglayalim, gelin once cocuklara aylik (gulunc olmayan rakamlarla) cocuk parasi verip giderlerini aile uzerinden biraz da olsa devlete yikalim, ondan sonra serbest kiyafet uygulamasina gecelim. Uygun oldugumuz o gun gelinceye kadar, bu sekilde herkes uniforma giyerek esit statude, esit gorunurlukte. Kimse kimseyi dis gorunumu yuzunden yipratamaz, herkes birbiriyle mutlu mesut gecinir.</p>
<p>30 nisanda sona erecek bu anketin olumsuz sonuclanmasini diliyor, oy vereceklerin bencilce davranmamasini diliyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/mebnin-serbest-kiyafet-uygulamasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dershane: Egitim yuvasi degil, para tuzagi</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/dershane-egitim-yuvasi-degil-para-tuzagi/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/dershane-egitim-yuvasi-degil-para-tuzagi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2010 23:53:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Guncel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/?p=436</guid>
		<description><![CDATA[Dershane fiyatlarinin 2010 yilindan itibaren 10% ile 25% arasi zamlanacakmis. Basarili olan, derece yapilan ogrencilere indirim uygulanacak, ya da para alinmayacakmis. He canim, tek derdin egitim, he gulum, eminim ogrencileri dusunuyorsun diyerek bu kismi kesecegim.
Ilkokul cagindan itibaren bir sinav sistemidir gidiyor. Cocuklari, daha cocukluklarini yasatamadan okuldaki aldigi egitimi yeterli gormeyip dershaneye yazdiran aileler, cocuklarinin bos [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dershane fiyatlarinin 2010 yilindan itibaren 10% ile 25% arasi zamlanacakmis. Basarili olan, derece yapilan ogrencilere indirim uygulanacak, ya da para alinmayacakmis. He canim, tek derdin egitim, he gulum, eminim ogrencileri dusunuyorsun diyerek bu kismi kesecegim.</p>
<p>Ilkokul cagindan itibaren bir sinav sistemidir gidiyor. Cocuklari, daha cocukluklarini yasatamadan okuldaki aldigi egitimi yeterli gormeyip dershaneye yazdiran aileler, cocuklarinin bos zamanlarini boylelikle dolduruyorlar. Hafta ici okula giden bir cocuk, hafta sonunu dershanede geciriyor, kendine vakit ayiramiyor. Kalan bos vakitlerinde ise test cozmesi icin zorlaniyor. Daha cocuklugunda bu ritme alisan bir insan, yasi ilerleyip lise caglarina yaklastikca bu tempoyu yogunlastiriyor. Ayaklari yere saglam basmiyor cunku dershaneye gitmezse kendisini eksik hissedip daha az bilgi aldigini dusunuyor. Dershane artik aldigi egitimin yaninda destek olarak degil, aldigi egitimin bir parcasi olarak gorulmeye baslaniyor. Cocuklugundan itibaren alistigi bu &#8220;ek egitim&#8221; ona bu duzeni sorgulatmayacak kadar bunyesine siniyor.</p>
<p>Tum sokaklarin dershane oldugu, tum bos alanlarin dershane billboardlariyla doldugu ulkemizde, her parasi olan yeni bir dershane aciyor. Cunku bu iste iyi para var, haklilar. Bir kac kopyalanmis test kitaplari cikarip, sinav sonrasi su kadar birinci cikardik diye asilan reklam panolari da cabasi. Biraz da fiyati adi duyulmus kurumlara gore dusurdun mu, orta gelirli ya da asgari ucretle calisan bir ailenin cocugunu gondermesi icin yeterli bir neden. Boyle boyle ulke genelinde yuzlerce, hatta belki binlercesi&#8230;</p>
<p>Peki ben dershaneye gideceksem okula neden gidiyorum? Ya da okula gidiyorsam, dershaneye neden gidecegim? Zaten okul beni egitmek, bana ogretmekle yukumlu degil mi? Ben orada ogrenmeyeceksem gitmemin de bir anlami yok heralde.</p>
<p><span id="more-436"></span></p>
<p>Sinav sistemine genel olarak karsi bir insan degilim. Insan elbette ogrendikleriyle sinanmali ama bu sekilde degil. Once egitim sisteminin kendisi denetlenip, sonra sinav sistemine gecilmeli. Eger ki bir insan liseye kadar yatiyorsa zaten bir sey basarayamacak. Sen bu insani lise sona kadar geciriyorsan, sinava isi birakiyorsan ogretmen olarak, elbette bu cocuk hayatta bir yere gelemeyecek, o sinavi hic kazanamayacak. Ama okulda egitim boyle carpikken, ailelerinin ha bir umut, belki evladim universiteyi kazanir diyerek dershaneye yonelmesi ve devletin de bunu desteklemesi icler acisi bir hal aliyor, para tuzagina dusuruyor insani. Ha kapima gelmis urununu satmaya calisan pazarlamaci, ha beni dershanesine cekmeye calisan, ya da dershane oneren ogretmen. Benim icin ikisi de ayni.</p>
<p>Devleti de anlamiyor degilim. Her yil bir suru ogretmen mezunu verip, ceyregini bile kadrosuna dahil edemeyen bir devlet, elbette bu bosta kalanlari dershanelere yonlendirecek, elbette bu sansi ellerinden almayacak. Cunku devlet dershaneleri kisitlandirirsa, bu kadar issiz ogretmen ayaklanacak. Devlet kadrosuna alamadigi ogretmenleri bu sekilde ozel sektore yonlendirerek bir cesit borcunu oduyor bence. Ama bunu yaparken bir cok ailenin canini yakip, madden cokertip, bir cok cocugun, gencin hayallerini, umitlerini yikiyor.</p>
<p>Sukur ki hayatimin hic bir doneminde dershaneye gitmedim. Sukur ki hic bir zaman bu para tuzagina para yedirmedim.</p>
<p>Egitim sistemi duzelsin, dershaneler kapatilsin bohuguehehe demeyecegim elbette, bunu diyenlerin bir sey basaramadigini goruyorum. Tek istedigim, millet gozunu acsin. Umudunu dershanelere degil, kendine guvenmeye ve calismaya versin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/dershane-egitim-yuvasi-degil-para-tuzagi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Her gün bir yeni apaçi&#8221;</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/her-gun-bir-yeni-apaci/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/her-gun-bir-yeni-apaci/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2010 22:27:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Guncel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/?p=430</guid>
		<description><![CDATA[Son gunlerde Facebook adli sosyal ag sitesinde  baslatilan bir grubun adi. Zaman zaman insanlara yuklenen &#8220;kiro&#8221;, &#8220;emo&#8221; gibi sifatlarin, tek bir cati altinda toplanmis haline &#8220;apaci&#8221; yakistirmasi yapilmis. Bu akima gore, kenar mahallelerde oturup, ciks mekanlarda takilan ya da takilmaya calisan, cakma markali giyinen, saclarina jole kutusunu bosaltip yukari dogru sivrilestiren, ya da one percem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son gunlerde Facebook adli sosyal ag sitesinde  baslatilan bir grubun adi. Zaman zaman insanlara yuklenen &#8220;kiro&#8221;, &#8220;emo&#8221; gibi sifatlarin, tek bir cati altinda toplanmis haline &#8220;apaci&#8221; yakistirmasi yapilmis. Bu akima gore, kenar mahallelerde oturup, ciks mekanlarda takilan ya da takilmaya calisan, cakma markali giyinen, saclarina jole kutusunu bosaltip yukari dogru sivrilestiren, ya da one percem olarak indiren, dar kot pantolon giyip, genelde pembemsi ve dar gomlekler, t-shirtler giyinen, yabanci muzik dinleyip, dans etmeyi sevenler apaci olarak siniflandirilmislar. Ve bu sekilde kendini sunan insanimizin fotograflari oradan buradan calinip, bu grup altinda paylasilip, gulme malzemesi olarak kullaniliyor. durum bundan ibaret aslinda. Tek amac gulmek, tek amac eglenmek. Ustelik kendilerinin de belki baskalarina &#8220;apaci&#8221;  gibi gorundugunu dusunmeyerek.</p>
<p>Soyle bir aciklama gordum. Sanirim grup yoneticilerinden biri yapmis: <em>&#8220;Yaratıcı tarafından verilmiş renk,ırk,dil,özür vs. şeylerle dalga geçmek haddimiz değil fakat insanoğlunun kendini düşürdüğü bu rezil durumlardan şikayetçiyiz ! &#8220;</em></p>
<p><span id="more-430"></span></p>
<p>Bunu okuyunca insanlardan &#8220;harbiden iyi niyetlilermis be&#8221; demelerini bekliyorlar heralde. Kusura bakmasinlar boyle dusunmeyecegim.</p>
<p>&#8220;Privacy&#8221;, yani gizlilik nedir? , saygi nedir ve kisilerin tercihlerine saygi nerededir? Bu sorulari aciklamalarini istiyorum can- i gonulden. Lakin cevap alamayacagimi biliyorum. Teoride saygilarinin sonsuz oldugu, fakat pratikte hep bu ikiliyi es gectiklerini gormemek imkansiz.</p>
<p>Internet, buyuk bir kutuphane. Ve bu kutuphaneye ne koyarsaniz baskalari tarafindan okunup, alinabiliyor. Ne kadar kendi kucuk dunyanizda paylastiginizi zannetseniz de, herkes her seyi gorup okuyor, dilerse calip, istedigi sekilde kullanabiliyor. Buna da teknolojinin nimetleri diyoruz. Internetin cok tehlikeli bir arac oldugunu dusunuyorum. Bu grupta paylasilan fotograflarin da bu sekilde alinmis olmasi, ve paylasilip dalga malzemesi olmasi, insani bu teklikeyi dusunmeye fazlasiyla itiyor. Bu isin gizlilik ve saygi boyutu tabiyki. Kaldi ki ben insanlarin bu kadar ince dusunmeyeceklerini de biliyorum.</p>
<p>Olayin bir de &#8220;varosluk&#8221; boyutu var. Neymis efendim, bu apaciler varoslarin bögründen kopup gelirlermis. Genelde dogu kokenli olurlarmis. Ozentilermis. Bunlari yazanlarin cogunlugu da muhtemelen baba parasi yiyen, okula ders icin degil de, ortam yapmak icin giden, kalan vaktinde icki kulturunden ayik dolanamayan, internet basinda miskin miskin oturup, onunla bununla dalga gecen insanlar. Bakin ben de genelledim cok guzel, kolay oluyormus degil mi? Sosyal statusu, egitim durumu ya da hayata bakis acisi insani farkli yapar, buna katiliyorum, ama bu farkliliklarla ben toplumun renklendigini ve butun oldugunu dusunuyorum. Herkes ayni olsaydi bu kadar eglenceli olmayacakti.</p>
<p>Bu sekilde insanlar daha cok kutuplasip, gruplasiyor, daha cok nefret dolu oluyor. Oysa herkes birbirini oldugu gibi kabul edip, kendine yakin gormedigiyle muhatap olmasa daha mantikli bir cozum olmaz miydi? Her zaman soylerim stajdaki cocuklara birileriyle kavga ettikleri zaman; Ne sen karsindakini sevmek zorundasin, ne de o seni. Eger ki zitlastigini hissediyorsan umursamaz ve muhatap olmazsin olur biter. Yeter ki varligini kabul et ve saygi goster. Bu sekilde sen de mutlu olursun, o da.</p>
<p>Birbirimizi sevelim, sayalim, cicekler, bocekler, hepimiz kardesiz nagralari atmayacagim elbette. Bu kadar Pollyanna degilim ama insanlarin inandiklari ve kendilerini ifade ettikleri bicimlerle dalga gecilmesinden hoslanmiyorum. Ha arada ben de guldugumu durustce soyleyebilirim. Insanim, ben de hata yaparim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/her-gun-bir-yeni-apaci/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

