Prensiplerinden odun vermek ve torpil gercegi
Beni bilen bilir. Her ortamda, birilerinin kirilacagini bile umursamadan torpille bir yerlere gelen , isini hallettiren kisileri acimasizca elestirir, bu konuda kimsenin savunmasini bile dinlemem. “Turkiye`nin gercegi” palavrasini bile. Benim icin bir insan bir seyleri basarmak istiyorsa emegiyle bunu yapmali, onune cikan gucluklerle bas edip, istedigi seyi elde edebilmeli. Zaten bu zorlu surecte cektigi sikintilar kisiyi guclendiriyor, ne kadar cok istedigini sinatiyor.
Gerek karakter olarak, gerekse bugune kadar kimsenin buyrugu altina girmedigim icin birilerinin omzu altinda bir seyleri “basarma” durumunu yasamadim hic. Ki bana gore bu basaridan cok basarisizlik ornegidir. Kendin basaramadigin icin, o yetiye, o kabiliyete sahip olmadigin icin basarisizsindir. Ve bence omur boyu evin kahyasi gibi seni o yere getiren kisinin buyrugu altinda kalacak, mutsuzluk cekeceksindir. Haketmissindir de.
Bu durumda iki seyi ayirt etmek lazim. 1- Baglantilarini kullanip seni farketmelerini saglamak fakat karari onlara birakmak. 2- Birileri sayesinde karsi tarafa soz hakki birakmaksizin hayir diyemeyecekleri kisi tarafindan bir yerlere getirilmek. Birinciyi hos gorsem de bir yere kadar, ikinci durumu yasayan ve yasatanlaradir aslinda nefretim. Kisisel olarak muzdarip oldugum bir sey yok. Kesinlikle kendin bir yerlere gelemedin, torpilin yok, o yuzden boyle konusuyorsun diye dusunulmesin. Baglantilari kuvvetli fakat kimsenin buyrugu altina girmek istemeyen biri oldugum gibi, kendi kendine ugrasip, digerlerinden farkli oldugumu gosterip bir yerlere hakederek, kendi emegimle girmek istemisimdir her zaman. Sonuna kadar bunu savunup, sonuna kadar ugrasip didinecegim. Bir gun gerek gorur muyum bilmiyorum, zaman ve sartlar neyi gosterecek hic bir fikrim yok fakat elimden geleni yapacagim kendi cabalarimla bir yerlere gelmek icin.






