<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bloglandım &#187; Benden</title>
	<atom:link href="http://www.bloglandim.com/category/benden/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bloglandim.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 05 Apr 2012 12:36:03 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Prensiplerinden odun vermek ve torpil gercegi</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/prensiplerinden-odun-vermek-ve-torpil-gercegi/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/prensiplerinden-odun-vermek-ve-torpil-gercegi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Apr 2012 12:26:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benden]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/?p=847</guid>
		<description><![CDATA[Beni bilen bilir. Her ortamda, birilerinin kirilacagini bile umursamadan torpille bir yerlere gelen , isini hallettiren kisileri acimasizca elestirir, bu konuda kimsenin savunmasini bile dinlemem. &#8220;Turkiye`nin gercegi&#8221; palavrasini bile. Benim icin bir insan bir seyleri basarmak istiyorsa emegiyle bunu yapmali, onune cikan gucluklerle bas edip, istedigi seyi elde edebilmeli. Zaten bu zorlu surecte cektigi sikintilar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Beni bilen bilir. Her ortamda, birilerinin kirilacagini bile umursamadan torpille bir yerlere gelen , isini hallettiren kisileri acimasizca elestirir, bu konuda kimsenin savunmasini bile dinlemem. &#8220;Turkiye`nin gercegi&#8221; palavrasini bile. Benim icin bir insan bir seyleri basarmak istiyorsa emegiyle bunu yapmali, onune cikan gucluklerle bas edip, istedigi seyi elde edebilmeli. Zaten bu zorlu surecte cektigi sikintilar kisiyi guclendiriyor, ne kadar cok istedigini sinatiyor.</p>
<p>Gerek karakter olarak, gerekse bugune kadar kimsenin buyrugu altina girmedigim icin birilerinin omzu altinda bir seyleri &#8220;basarma&#8221; durumunu yasamadim hic. Ki bana gore bu basaridan cok basarisizlik ornegidir. Kendin basaramadigin icin, o yetiye, o kabiliyete sahip olmadigin icin basarisizsindir. Ve bence omur boyu evin kahyasi gibi seni o yere getiren kisinin buyrugu altinda kalacak, mutsuzluk cekeceksindir. Haketmissindir de.</p>
<p>Bu durumda iki seyi ayirt etmek lazim. 1- Baglantilarini kullanip seni farketmelerini saglamak fakat karari onlara birakmak. 2- Birileri sayesinde karsi tarafa soz hakki birakmaksizin hayir diyemeyecekleri kisi tarafindan bir yerlere getirilmek. Birinciyi hos gorsem de bir yere kadar, ikinci durumu yasayan ve yasatanlaradir aslinda nefretim. Kisisel olarak muzdarip oldugum bir sey yok. Kesinlikle kendin bir yerlere gelemedin, torpilin yok, o yuzden boyle konusuyorsun diye dusunulmesin. Baglantilari kuvvetli fakat kimsenin buyrugu altina girmek istemeyen biri oldugum gibi, kendi kendine ugrasip, digerlerinden farkli oldugumu gosterip bir yerlere hakederek, kendi emegimle girmek istemisimdir her zaman. Sonuna kadar bunu savunup, sonuna kadar ugrasip didinecegim. Bir gun gerek gorur muyum bilmiyorum, zaman ve sartlar neyi gosterecek hic bir fikrim yok fakat elimden geleni yapacagim kendi cabalarimla bir yerlere gelmek icin.</p>
<p><span id="more-847"></span></p>
<p>Aslinda baslikta da belirttigim gibi prensiplerimden ilk defa dun odun verdigim icin bunu yazmak istemistim. Malesef ki ilk defa yukaridaki yazdiklarimla celistigim bir davranista bulundum. Belki yukaridaki saydigim gibi birileri sayesinde bir yerlere gelmedim, fakat birileri sayesinde isimi kolaylastirdim. Bunun icin kendimden ne kadar utandigimi, ne kadar sucluluk hissettigimi anlatamam. Ki anlatmak bile bu durumda bana utanc veriyor sadece.</p>
<p>ALES basvuru sureciyle yakindan hasir nesir oldugumu bi onceki yazida anlatmistim. Sonunda basvurmak icin bir universiteye gittim. Benimki daha cok yol bilmem iz bilmem, okula gitsem nereyi kimi nasil bulurum, sistem nasil isler, kime ne sormaliyim tedirginligiydi. Turkiye`de universite okumadigim icin hiyerarsik duzen hakkinda fikrim olsa bile bazen yanlis dusuncelerim olabiliyor. Daha dogrusu kraldan cok kralci bir duzen oldugunu unuttugum icin isleri karistirabiliyorum, rahatsizligimi rahat dile getirebiliyorum, bu da sikinti yaratabiliyor. Bu kaygilarimdan haberdar olan biri sayesinde universitede benimle ilgilenecek birini ayarlayip okula gittigimde ilk onunla gorusmem gerektigi soylendi. Ben de anlasmamiz uzerine ust duzey bu calisana ugrayip beni yonlendirmesini rica ettim. Bana eslik eden beyle basvuru yapilacak yere gittigimde gordugum o basvuru kuyrugunu hala unutamam. O an onlar mi enayi, ben mi gerizekalinin onde gideniyim bilemedim fakat ne yuzlerine bakabildim ne de vicdanen rahattim. Eminim ki cok kufur yemisimdir ki ben olsam da bildigim bilmedigim hatta en orijinallerini ureterek aklima gelen tum kufurleri sayardim bana. Iceri alindigim farkli bir kapidan tutun, calisanlarin kulagina fisildayarak one alinmamin istenmesine, o yogunlukta icecek ikrami sormalarina kadar ayri bir muamele gordum. Ben zaten utanctan yerin dibine girerken, tek derdim isimi halledip gitmekti. Kaydimi yaptilar, yine binanin farkli bir bolmesi ve kapisindan disari aldilar. O an disariya herkesin ciktigi kapidan ciksam heralde linc edilirdim. Emin olun biri kufretse haklisin der sucumu bilip susardim. Ben boyle rahatsizken onlar ne hissetmistir tahmin edebiliyorum.</p>
<p>Belki de ilk defa hayatimda kendi prensiplerimden bu derece odun verdim. Yapmak zorundaydim&#8230; Hayati torpil olan, her alanda bunun meyvesini yiyenlerin aslinda duzeni bu hale getirdigini anladim. Her yerde torpilin nasil gizli kapilar ardinda, nasil fisildasmalarla gerceklestigine bizzat sahit oldum. Bu duzeni degistirecek gucum yok belki ama prensiplerimden bir daha bu sekilde odun vermemeyi diliyorum kendime. Bu aptal duzenin beni ben yapan karakterimi degistirmesine elimden geldigince izin vermeyecegim.</p>
<p>Baskalarina cektirdigim rahatsizlik icin vicdanim rahat degil. Basvuruda sira bekleyenlerden bu yuzden kalpten ozur dilerim&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/prensiplerinden-odun-vermek-ve-torpil-gercegi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Imdat! Beni biraz ALES sancisi tuttu&#8230;</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/imdat-beni-biraz-ales-sancisi-tuttu/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/imdat-beni-biraz-ales-sancisi-tuttu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Mar 2012 10:25:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/?p=843</guid>
		<description><![CDATA[Turkiye`de neredeyse 4. ayimi devirecegim. Denkliktir, okul arastirmalaridir,  abidik sinir bozucu prosedurlerdir derken vakit nasil gecti anlamadim. Pazar gecesi adeta pazartesiye degil de cumaya bagliyor. Zamandan beklentimin oldugu zamanlarda bu kadar cabuk gecmesini anlamlandiramiyorum. Evrene gonderdigim gereksiz bir mesaj sanki. Bence zaman durabilir. Ya da aksin da su aptal belirsizlik donemini cabuk atlatayim.
Neyse efendim, ALES`tir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Turkiye`de neredeyse 4. ayimi devirecegim. Denkliktir, okul arastirmalaridir,  abidik sinir bozucu prosedurlerdir derken vakit nasil gecti anlamadim. Pazar gecesi adeta pazartesiye degil de cumaya bagliyor. Zamandan beklentimin oldugu zamanlarda bu kadar cabuk gecmesini anlamlandiramiyorum. Evrene gonderdigim gereksiz bir mesaj sanki. Bence zaman durabilir. Ya da aksin da su aptal belirsizlik donemini cabuk atlatayim.</p>
<p>Neyse efendim, ALES`tir su ara tek derdim. Turlu turlu soylentiler var, her bir agizdan farkli bir bilgi ciksa da, tek bildigimin yuksek lisansa basvurabilmem icin on sartlardan birinin ALES oldugu. Hani ben &#8220;alamanciyim&#8221; ya, aptal &#8220;gurbetciyim&#8221; ya, bilmedigim isler bunlar benim. Web sitelerinde yazilan prosedurler yaniltici olabiliyormus, her okuduguma inanmamaliymisim. Turkiye`de isler bu yonde ilerlemezmis. Onceki yazdigim yazidaki gibi, bu da aptal &#8220;Turkiye gercekleri&#8221; bidibidisi&#8230; Bu yuzden kimseyle inatlasmiyorum artik. Okudugumu da soylemiyorum, her soylenene tamamdir oyle yaparim, tamamdir sen haklisin, tamamdir bir bildigin vardir gibi cumlelerle gecistiriyorum. Ne yapayim, onlar daha iyi bilirler, &#8220;Turkiye`liler&#8221;&#8230;</p>
<p><span id="more-843"></span></p>
<p>Yabanci uyruklu oldugum icin girecegim sinavin sadece bir formaliteden ibaret oldugunu soyleyenlerin yaninda, ben isimi ihtimallere ya da bir kac universitenin kendi icinde aldigi karara baglamak istemedim. Bu yuzden son zamanlarda sinava hazirlanmaya calisiyorum -kendi capimda-. Ne kadar yeterli olacaktir bilmiyorum. Fakat elimden geleni yapiyorum. Calismama gerek olmadigini, zaten yapabilecegimi soyleyenler cok. Bu beni motive etmenin aksine daha cok endiselendiriyor. Bana bu kadar inanan varken ya kazanamazsam da rezil olursam diye telasa kapilip daha cok calismak istiyorum. Bu da bocalatabiliyor bazen, kendime olan guvenimi kirabiliyor. Oysa sinav icerigi olarak o kadar kolay ki&#8230; Suan kardesimi soksalar matematik kisminda eminim de full olmasa bile bi 80%lik bolumunu cozebilir. Fakat soyle bir dezavantajim var. Matematigi ne kadar kolay bulursam bulayim cozemiyorum bazi konulari. Islemi biliyorum ama elim kolum bagli, yapamiyorum. Yurt disinda hesap makinesiyle islem yapmak zorunluydu. Grafiksel hesap makinesinin icine formuller islenmis, her konuyu o formullere gore cozerdik. Simdi hesap makinesi olmayinca, formuller birbirini tutmayinca elim kolum baglaniyor ve sinirim bozuluyor. Yapabilecegim sorulari yapamamak can sIkIyor. Bu yuzden testlerden cok suan konu tekrari yapiyorum ki islemlerin yolunu ogreneyim, hatirlayayim.</p>
<p>Sinavdan cok beni su ara geren bir sey var ki o da basvuru sureci!</p>
<p>Guya OSYM`nin websitesine gore bugun baslamasi gereken basvurular nedense baslayamadi. Ne websitelerine doldurulmasi gereken form ve bilgileri koydular, ne de bankalardaki hesabi actilar. Dun OSYM`yi arayip YU(yabanci uyruklu) numarasi mi yoksa mavi kartimda bulunan eski TC numarami mi kullanmaliyim diye sormak icin aradim. Mavi kartin ne oldugunu bilmeyi gec (ki olabilir), &#8216;nereden aldiniz o karti&#8221; sorusuna Turkiye konsoloslugundan dememe ragmen &#8220;Turkiye`ye mi bagli&#8221; gibi bir soru sorma gafletinde bulundu calisan. Yok aslinda Afrika`ya bagli ama adini Turkiye koymuslar dememek icin kendimi zor tuttum. Her seferinde artik bu aptal sorulara, memurlara alismaliyim, sasirmamaliyim desem de her seferinde bir onceki kadar sasiriyorum. Onlar normal de ben mi anormalim bilemiyorum. Bunun yaninda dun islemleri ogrenmek (teyit etmek), randevu almak icin bir universitenin rektorlugune tanidigimi gondermis olmama ragmen, rektorlugun ertesi gun baslayacak olan ALES basvurulari icin bir gorevli atamamasi, kimsenin bu konuda bir bilgisinin olmamasi da ayrica sasirticiydi. Normalde basvuru icin bir tarih verilmisse bir gun onceden randevu alip, basvuru tarihinde islemini gerceklestirebilmelisin. En azindan benim mantigim bu yonde isler. Basvuru tarihi vermissen o gun sabah 9.00da web siteni guncellemeli, sistemleri aktif hale getirmelisin ki insanlar islem yapabilsin. Sonra vay efendim yogunluk var, vay efendim yetisemiyoruz, vay efendim sistem coktu diye mizmizlanirsin tabiyki eger belirttigin tarihte basvuru yapilmasini engellersen. Kaldi ki devletin bir kurumu olarak senin atiyorum &#8220;10 gun sure var, iki gun sonra sistemi acsam ne olur&#8221; gibi bir mantikta bulunma luksun yok. Baslangic ve bitis tarihini sen belirlersin ama hangi gun basvuracagimi ben belirlerim. Sen isini dogru yapmazsan benim de islerim aksar&#8230;</p>
<p>Neyse iste&#8230; Derse calismak mi sancili, basvuru icin aptal prosedurlerle ve memurlarla muhatap olmak mi diye sorarsaniz, elbette bu prosedurler, basvuru asamasi sancili. Hatta krampli. Calismak hic olmazsa zevkli, eglenceli bazen kasintili ama yine de benim sistemime programima gore bir isleyisi var. Baskasina hele de bir devlet kurumuna, memuruna bagli olma zorunlulugu yok.</p>
<p>Hakkimda hayirlisini diliyorum. Umarim rahat geciririm bu donemi, guzel sonuclarla atlatirim bu sinavi. Tabii basvuruyu yapabilirsem&#8230;Allah yardimcim olsun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/imdat-beni-biraz-ales-sancisi-tuttu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Türkiye`nin Gerçekleri&#8221; adli kitabi ariyorum</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/turkiyenin-gercekleri-adli-kitabi-ariyorum/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/turkiyenin-gercekleri-adli-kitabi-ariyorum/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Feb 2012 00:53:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benden]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/?p=834</guid>
		<description><![CDATA[Evet, varsa boyle bir kitap hemen alip edinmek istiyorum. Yoksa da eger bir an once yazilmasini umuyorum. Neden mi?
Iki ayi askin bir suredir Turkiye`deyim. Bundan sonra da kalmaya niyetliyim kismetse. Sorun su ki, geldigimden beri attigim her adimda, girdigim her kurum ve kurulusta, sokakta, markette, insan ile olan iletisimlerimde, dusunce yapimda ya da yapilarinda, akraba, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evet, varsa boyle bir kitap hemen alip edinmek istiyorum. Yoksa da eger bir an once yazilmasini umuyorum. Neden mi?</p>
<p>Iki ayi askin bir suredir Turkiye`deyim. Bundan sonra da kalmaya niyetliyim kismetse. Sorun su ki, geldigimden beri attigim her adimda, girdigim her kurum ve kurulusta, sokakta, markette, insan ile olan iletisimlerimde, dusunce yapimda ya da yapilarinda, akraba, aile, arkadas ziyaretlerinde, her seyde ama HER SEYDE duydugum en temel soz, &#8220;BURASI TURKIYE&#8221;.</p>
<p>Nerede oldugumu, nerede yasadigimi ya da yasamaya niyetli oldugumu biliyorum. Dogumumdan itibaren yurt disinda yasamis bir insan da degilim ustelik. Tamam hayatimin onemli bir bolumunu yurt disinda gecirmis olabilirim fakat uzayda da degildim hani. Ucaga binsen buradan 3 bucuk saat uzaklikta bir mesafe.</p>
<p>Birileri sanki bana bir yalan soylemiste, gercegi baskalarindan ogreniyor gibi hissediyorum kendimi.</p>
<p>&#8220;TURKIYE`NIN GERCEKLERI&#8221;. Bunu her duydugumda irkilir oldum artik. Ben ulkenin gerceklerinin yalan, duzenbazlik, sahtekarlik, torpil, ayak kaydirma, kuralsizlik, duzensizlik, tembellik, saygisizlik oldugunun farkindayim. Abartmadim evet, geldigimden beri gercek diye nitelendirilen konular bunlar. Fakat duzenli, saygili, kurallari olan, ahlaki degerleri yuksek, torpil islemeyen, caliskan bir Avrupa ulkesinden gelmis olmam demek Turkiye`nin sozde gercekleriyle basa cikamayacagim anlamina gelmiyor. Tamam baslangicta zorlandigim, ya da unuttugum &#8220;Turkiye gercekleri&#8221; karsima cikmiyor degil, fakat bununla ovunulmemeli be. Zorlandigim zamanlarda, mantigimin kaldirmadigi konularda kehkeh diye gulunup &#8220;burasi Turkiye&#8221; denmemeli. Bu ovunulecek bir sey degil.</p>
<p>Ben de biliyorum, Turkiye`de halan, dayin ya da yukarida adamin varsa islerinin hallolacagini, ya da ben de biliyorum trafik kurallarinin olmadigini, ben de biliyorum insanlarin sira beklerken saygisizca onune gecip sansini denedigini, ben de biliyorum ahlaksizca insan haklarina tecavuz edildigini, ben de goruyorum pek muhterem devlet memurlarinin nasil mesai saatlerini gecirdiklerini, farkindayim engellilere cektirilen eziyetlerin, izliyorum insanlarin sira beklerken olduklerini, ya da ceplere indirilen paralari.  Ama bunlara sasiriyor olmam bilmedigimden degil, sadece insanlarin bunlari kabullenip sahiplenmesinden kaynakli.</p>
<p>Soruyorum, merak ediyorum. Var mi &#8220;Turkiye`nin Gercekleri&#8221; adinda bir kitap? Calisip, gerekirse sinava girip artik bu gereksiz muameleden kurtulayim. Yoksa tek tek not edip ben bir kitap yazacagim.</p>
<p>Kendimi gurbetci hissetmedigim gibi, bu ulkenin vatandasi olmasam bile Turk olmaktan, Turkiye`de olmaktan memnunum. Sizin coktan kabul ettiginiz sozde &#8220;gercekleri&#8221; degistirmek icin Turkiye`ye geldim. Insan gibi yasamayi hepinize ogretecegim.</p>
<p>Sevgilerle.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/turkiyenin-gercekleri-adli-kitabi-ariyorum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni bir sayfa, krizler donemi ve sonunda Turkiye</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/yeni-bir-sayfa-krizler-donemi-ve-sonunda-turkiye/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/yeni-bir-sayfa-krizler-donemi-ve-sonunda-turkiye/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Dec 2011 01:33:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/?p=823</guid>
		<description><![CDATA[Yaklasik son 3-4 haftadir yasadigim yogunluk ve yorgunluktan oturu sanirim en dogru zamanda sonunda yazabilecegim her seyi. Uzun zaman once yazmistim, artik Turkiye`ye gitme zamaninin geldigini ve bunun icin atlatmam gereken badireleri. Yazinin ne kadar uzunlukta olacagini kestiremedigimden,elimin de ayarinin olmadigindan dolayi kisa kisa notlarla anlatmaya calisacagim.
Yeminli tercuman krizi: Turkiye`de ogrenimime devam etmek istedigimi daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaklasik son 3-4 haftadir yasadigim yogunluk ve yorgunluktan oturu sanirim en dogru zamanda sonunda yazabilecegim her seyi. Uzun zaman once yazmistim, artik Turkiye`ye gitme zamaninin geldigini ve bunun icin atlatmam gereken badireleri. Yazinin ne kadar uzunlukta olacagini kestiremedigimden,elimin de ayarinin olmadigindan dolayi kisa kisa notlarla anlatmaya calisacagim.</p>
<p><strong>Yeminli tercuman krizi:</strong> Turkiye`de ogrenimime devam etmek istedigimi daha once anlatmistim. Bunun icin de atmam gereken ilk adim diplomami Turkce`ye cevirtmek olmaliydi. Neredeyse bir ayimi bu krizle gecirdim diyebilirim.<strong> </strong>Kimlere mail gonderdim, kimleri aradim hesabini tutamadim. Ya ucuk fiyatlar bictiler, ya da bulduklarimi internette arastirdigimda arkadas bulma sitelerine uye olan benim tabirimle &#8220;sapik&#8221; kisilerle karsilastim. Elbette boylesine guvenip tercumemi yaptiramazdim. Sonunda annem imdadima yetiserek en dogru adresi buldu. Isin tek kasici tarafi tercumelerdeki memnuniyetsizlik ve kac kez bunu degistirme talebimdi. Turkce`ye benim kadar hakim olmayan birinin Turkce ceviri yapmasi canimi siksa da, baska carem olmadigini dusunerek tercumemi yaptirdim. Isin tercume boyutundan sonra konsoloslukta onaylatma kismi vardi. Meger tercumeyi yaptirmakla is bitmiyormus, bir de bunu notere onaylattirmak gerekiyormus. Bu da demek oluyor ki cifter para soygunu. Ne yapacagim, tabiyki elim mahkum, yaptiracagim. Gelelim konsolosluk badiresine&#8230;</p>
<p><strong>Konsolosluk cilesi: </strong>Benim sanssizligim bedelli aciklanmasiyla ayni donemde konsolosluga gidecek olmakti. Yurt disinda yasayan Turkler yeni bedelli yasasindan &#8220;faydalanmamak&#8221; icin eski yasadan faydalanmak adina konsolosluk onunde kuyruga girmis, geceden kapi onunde yatar olmuslar. Elim mahkum, Turkiye`ye gitmeden yaptirmak zorundayim ve bir haftam var. Tabiyki gitmek zorunda kaldim ve o yogunluga sahit oldum. Neyse ki askerlik isimin olmadigina inandirarak oncelik sahibi oldum. Fakat sunu da gordum ki, bizim milletimiz sira kulturunden yoksun. Numara cekmesine ragmen guya en zeki o gibi baskasinin onune geciyor, uyardiginizdaysa sanki hatayi siz islemiscesine sinirli surat ifadesiyle geri cekiliyor. Bunun yaninda Turk memurunun yavasligi gozlerden kacmadigi gibi &#8220;ben robot muyum, bekle&#8221; gibi azarlamalari da ihmal etmiyor. Neyse ki konsolosluk isimi bekledigimden daha hizli hallederek stresten cektigim mide agrilarimin yersiz oldugunu anladim. Haa unutmadan, sadece on sayfaya tek muhur vurdugu halde sayfa basina aldigi yuklu parayi da unutmamak lazim noterin. O gun dedim ki kendi kendime, sen yanlis yoldasin. Gel bi noter ol, tek muhurle omur boyu yasarsin. Bi gun kismet olur da cocugum olursa ben yapamadim ama sen bari noter ol diye tum baskimi uzerinde kullanacagim. Ailemin yapmadigini ben cocuguma yapacagim evet.</p>
<p>Konsolosluk iskencemi de atlattiktan sonra, yasadiklarimin belki de en dokunani veda krizi oldu.</p>
<p><span id="more-823"></span></p>
<p><strong>Veda krizi:</strong> Annem hayatimda belki de hic olmadigi kadar destek oldu bu konuda bana. Beklemiyordum bu kadarini hic. Eskiden lafini bile ettirmeyen annem, o gune kadar bana bir sey soyleme diye uyaran annem, artik herkese benim Turkiye`de yuksek lisans yapacagimi soyluyor, bense &#8220;durun bakalim, daha sinava girecegim&#8221; diyerek saskinligimi bastrmaya calisiyorum. Herkes anneme &#8220;dayanabilecek misin&#8221; derken annemin &#8220;digerlerine nasil dayaniyorum&#8221; diyerek cevap vermesi, beni digerlerine karsi bu kadar savunmasi, bana ,isteklerime bu kadar inanmasi beni oldukca hayrete dusurdu acikcasi. Korkmaya da baslamistim ustelik. Ya beceremezsem, ya hayal kirikligina ugratirsam? Son iki aydir neredeyse aldigimiz her nefesi beraber soluyor, her dakikamizi beraber geciriyor, ustelik hicte tartismiyorduk. O kadar alismisiz ki birbirimize, gidecegime bile sevinemez olmustum. Gerek karakter olarak, gerekse aldigim egitimden dolayi ne kadar iyi gozlemci oldugumla ovunuyorsam annemin bu konuda benden iyi<strong> </strong>oldugunu farkettim. Benim ne kadar sikildigimi, ne istedigimi, gecmiste stajimda neler yasadigimi ve is hayatina girersem aynilarini yasayip ne kadar psikolojimin bozulacagini bilerek bence gelecege yonelik benim icin en iyi olanin gitmek oldugunu anladi. Staj yerimdeki gibi bir ortamda calismami asla istemiyor, fakat orada ise baslarsam da ondan farksiz bir ortamda olmayacagimin da bilincindeydi. Bence beni bu konuda desteklemesinin en temel nedeni de buydu. Ama yine de sasiriyordum. Ben annem istemeyecek, bense bildigimi okuyacagim, kotu ayrilmasakta annemden gonulsuz isler yapacagim saniyordum, Neyse ki (cok sukur) simdilik bunlari yasamadim, yasamayi da ummuyorum. Neyse, son bir hafta hatta bir kac gun onceden evdeki sessizlik, her gun daha cok kenetlenmek ama gozlerdeki bugulu bakis, yasamak istedigim en son seydi fakat kacinilmazdi. Her aksami dolu dolu gecirip bol bol guldurmeye calissam da zordu. O gun, o an catmisti. Annem de benim gibi, vedalardan hic hoslanmaz, bunu seremoni haline getirmekten de nefret eder. Benim gibi duygusaldir, kendine hakim olamaz. Bunu yaptirmamak icin kardesimi bi gece oncesinden opup, sanki yarin aksam beraber yemek yiyecekmisiz gibi vedalastim. Annem sarilmama bile izin vermedi o ayri. Veda degildi bu cunku ona gore. Biliyordum ki annem gece uyuyamayacakti, uyumadi da. Sabah o da ben de saatler gecsin de gidelim bitsin bu huzun bakislari atiyorduk birbirimize. O an dayanamadim, sarilmadan agladim, annem o kadar guclu gorunmeye calisiyordu ki, dayanamadi o gozleri. Bindim arabaya kacarcasina, geride biraktiklarimi dusunerek&#8230;</p>
<p>Havaalanina gidene kadar hislerim o kadar karisikti ki. Bir yandan bir kac saat sonra gorecegim sevgilimi dusunuyor, diger yandan acaba annem simdi ne halde diyordum kendi kendime. Hani &#8220;hem aglarim hem giderim&#8221; mantigi var ya evlenen kizlarda, benimki de o hesapti belki de. Hayatimin en karisik hissi buydu bence. Hayatin gercegi bu heralde, &#8220;her disi kus yuvadan bir gun ucacaktir&#8221;. Tabi yok boyle bir soz, ben simdi uydurdum.</p>
<p>Neyse, sonraki kriz beni hem maddi hem de manevi krize sokmaya yetti.</p>
<p><strong>Pegasus krizi: </strong>Gerek tercume, gerekse konsoloslukta yaptigim masraflardan dolayi guya iki kurus az olsun, hangisi olursa olsun mantigiyla malesef Pegasus`tan ucak bileti aldim. Fakat hayatimda yasamadigim her tur rezilligi yasatti bu firma. Simdiye kadar turlu kilo fazlaliklarim oldu, en azi da 4 kilo ile bu seferki bavulumdu. Zaten 20 kilo bagaj hakkimla nasil fazlam olmazdi ki? Kim yetirmiste ben yetireyim. Ben 4 kilo sorun olmaz diye dusunurken, Pegasus calisanlarinin para talep etmesi saskinligiyla karsilastim. Benimki bir sey degil, 2 kilo fazlasi olandan bile para talep ettiler. Rezillik, soygundan baska bir sey degildi. Neyse ki verdim parasini, yolculuk baslasin artik diyerek son noktaya kadar geldim. Fakat orada da yine bir Pegasus gorevlisinin terbiyesizligiyle karsilastim. Belgelerimi kol cantama sigdiramayacagim icin sirt cantasini tercih etmistim. Bunun yaninda kucuk boy bavul ve laptop cantam vardi. Kucuk boy sirt cantami da &#8220;el bagaji&#8221; olarak sayip, bagaj fazlaniz var, para odeyin ya da birakin denmesi uzerine orada bulunan el bagajsiz birine rica edip &#8220;fazla&#8221; bulunan bagajimin birini verip tekrar siraya girdim. Ayni terbiyesizlikle, uslup bozukluguyla, bagajimi goturmek isteyen kisiye &#8220;eger sen gecirirsen parasini sen odersin&#8221; diyerek azarlamasiyla benim salterler atti. Mizmizlanmaniza gerek yok, siz yeter ki susun(kesin cenenizi) diyerek aldim bagaji, ucagin kalkisini bekledim. Fakat o sirada o terbiyesiz Pegasus calisani yanimdan kac kez gecti sayamadim ama her gecisinde rahat durusumla onu rahatsiz etmeyi basarmis olmaliyim ki dayanamayip sonunda yanima gelerek para odemem icin yanina cagirdi. Bagajimi orada birakacagimi sandi sanirim ki bagajim icin yer gosterdi. Elbette odeyerek susturdum fakat Pegasus neresine monte eder benden aldigi o paralari bilemiyorum. Guya ucuza sattigi biletleri boyle oyunlarla, boyle cambazlikla ikiye katlayan bir firmaymis Pegasus, bunu da ogrenmis oldum. Ayni zamanda ucakta cafede otururmuscasina yaninizdan 100 kez gecerek, bir isteginiz olup olmadigini soran hosteslerse ayri bir rahatsizlik konusu. Tamam parayla sat, buna saygi duyarim ama satmak icin de bu kadar rahatsiz edici olma. Gec kalkan ucak, kotu hizmet, cirkef calisanlari ile ilk kez uctugum Pegasus artik benim kara listemde. Guya yasadigim maddi krizi ucuz biletle cozeyim dedim ama boyle olacagini bilseydim Turk Hava Yollari ile ucar, hem dort dortluk hizmet gorur, hem de saygida kusur gormezdim. Bana ders oldu, bundan sona 5 fazla olsun THY olsun mantigiyla baska bir firma ile mumkun oldukca ASLA seyahat etmeyecegim. Kimseye de Pegasus`u tavsiye etmeyecegim.</p>
<p><strong>Bir sonraki krizimse Turkiye`ye ayak basti krizi: </strong>Aktarmali uctugum icin bekleme suresinde sevgilimi gorup az da olsa hasret giderip, en azindan kocaman sarilmak tek hayalimdi. Gerceklesti de, fakat yine bu pegasus krizinden dolayi tahmin edilen sureden daha kisa oldu bu. Onu o kadar ozlemisim ki, keske dedim beni alip goturse&#8230; Daha ben onun yaninda olduguma inanamadan, gozlerine doya doya bakamadan, kalp atisimi dindiremeden bir hayal gibi sanki gozlerimi actim gidiverdi. Zaten yolculugun geri kalanini hatirlamiyorum. Aklimda sadece o, icimde patlayan bir suru duygu firtinasi ve dusunceler. Keske bi kez daha sarilsaydim, keske bi kez daha opseydim, keske daha hizli olsaydim, keske keske keske, bi suru keskem oldu. Insanoglu yetinmiyor, gercekten nankor oluyor bazen. Aktarmasiz ucup onu hic gormeyedebilirdim, aslinda bunu sans olarak kabul etmeliydim, buna da simdilik sukur diyebilmeliydim ama olmuyor iste, yetmeyince yetmiyor. Bir yilin hasretini dindirmeye yetmez ki hic bir kisitli sure. Yetmedi de. Ben daha yaninda olduguma inanamadan kendimi bi sonraki ucaga kostururken buldum. Yine de mutluydum, benim icin gelmisti, kisa sure icin degmez deyip gelmeyedebilirdi. Yapmazdi biliyorum ama herkes onun gibi olmazdi onu da biliyorum. Biliyorum ki o 10 saniye gorecek bile olsa o yolu cekerdi. Mutlu oldum, beni mutlu etti. Umarim o da mutlu olmustur. Yalniz o`nu  o kadar cok ozlemisim ki, ona sarilirken degil, ondan uzaklasirken bunu daha iyi anladim. Insan az once sarildigi birini nasil bu denli ozlerdi bilmiyorum. Ben ona henuz kavusmamistim ki, yetmemisti ki. Doymamistim ki, doyamazdim ki&#8230; Doyamam da. Benim kotu bir huyum var, heyecanimi yenene kadar gozlerine bakamiyorum, onunla her kavusmamda sakinlesene kadar gozlerinden gozlerimi kaciriyorum. Nefesim kesiliyor sanki, kalbim cikiyor yerinden, gozlerinde bogulacakmisim gibi oluyorum. Degisik bir his. Yine gozlerine bakamadan, doya doya o gozlerde bogulamadan, heyecanla uzaklastim yanindan. Bi sonraki kavusmamda o gozlerde oyle bir bogulacagim ki, ondan baskasi beni kurtaramayacak:)</p>
<p>Icimden kocaman bir aaah cekerek sonlandirayim bu kismi, yoksa goz yaslarimda bogulabilirim:)</p>
<p><strong>Turkiye`de yasamanin getirdigi zorluklar krizi:</strong> Her seyden once ben nefes alamadigimi farkettim. Hava o kadar kirli ki, cam acmaya korktugum yetmedigi gibi, evin icinde bile o pis duman kokusunu hissediyorum. Insanlar bu kokuda nasil yasiyor anlamiyorum. Umarim alismak zorunda kalmam buna. Gercekten hasta eder bu beni.. Bunun yaninda elektrik kesintileri de cabasi. Bunu tahmin ettigimden gelirken neyse ki el feneri getirmistim yanimda. Kacinci yuzyilda yasiyoruz, hala kesinti oluyor ya, sasmamak elde degil. Alismisim hizli ve kesintisiz internete, burada yavas, arada bir kesilen, her odada cekmeyen internet beni fazlasiyla zorladi simdiden. Buna da alismak istemiyorum acikcasi&#8230; Benim icin hava kadar onemli olan diger bir krizse &#8220;su&#8221; krizi. O kadar alismisim ki musluktan su icmeye, her musluga yaklastigimda suyu agzima almamla puskurtmem bir oluyor. Guzel ulkemin cesmesinden bile su icilemiyor diye hayiflaniyorum her seferinde. Keske bu sorun da cozulse&#8230; Bunun disinda geldigimden beri ezan sesi duymamis olmam da cabasi. Baska bir ulkeye mi geldim, bulundugum bolgeye el atilmadi mi anlamadim. Cok kisik sesle bi kez denk geldim, daha da duymadim. Garipsiyorum cokca:) Ha soylemeden edemeyecegim, havalarin sogudundan sikayet edenlerin hayatlari boyunca hic soguk gormediklerine inaniyorum artik. Benim yaz aylarinda hissettigim soguklugu baskalarinin kisin hissetmesi beni fazlasiyla sasirtti. Geldigim yerdeki sogugu gorseler heralde kendilerini kutuplarda sanarlardi:) Hazirliksiz yakalandim yaza, bu kadar sicak beklemiyordum:)</p>
<p>Neyse, simdilik Turkiye`den aktaracaklarim bu kadar. Yakinda umuyorum ki iyi deneyimlerimde, gezi anilarimla, garipsedigim, unuttugum bir cok Turkiye klasikleriyle bol bol yazilar paylasirim nasilsa.</p>
<p>Dipnot: Ben annemi cok ozledim, ama ben sevgilimi de cok ozledim. Ozlemek bazen cok guzel ama cogu zaman rerero&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/yeni-bir-sayfa-krizler-donemi-ve-sonunda-turkiye/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kapanan bir mektup devri&#8230;</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/kapanan-bir-mektup-devri/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/kapanan-bir-mektup-devri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Oct 2011 00:50:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benden]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/?p=781</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Cok kiymetli arkadasim, nasilsin? beni soracak olursan senin yokluguna hala alisamadim. Sana uzun zamandir mektup yazamadigim icin ozur dilerim. Burada gunlerim yogun geciyor. Konularimiz iyice sikisti. Bir yandan okul, bir yandan dershane. Basimi kasiyacak vakit yok&#8230;&#8221; 
Sene muhtemelen 1999&#8230; Yurt disina yerlestigim ilk donemler. O zamanlar simdiki gibi elimin altinda internet, ya da ucuz/rahat konusabilecegim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>&#8220;Cok kiymetli arkadasim, nasilsin? beni soracak olursan senin yokluguna hala alisamadim. Sana uzun zamandir mektup yazamadigim icin ozur dilerim. Burada gunlerim yogun geciyor. Konularimiz iyice sikisti. Bir yandan okul, bir yandan dershane. Basimi kasiyacak vakit yok&#8230;&#8221; </em></p>
<p>Sene muhtemelen 1999&#8230; Yurt disina yerlestigim ilk donemler. O zamanlar simdiki gibi elimin altinda internet, ya da ucuz/rahat konusabilecegim bir sistem yok. Ben de simdiki neslin burun kivirdigi, cag disi gordugu, o zamanlarinsa en populer iletisim araci olan mektubu kullaniyorum arkadaslarimdan haber alabilmek icin. Aslinda mektup cocuklugumda hayatima giren bir arac. Babam yurt disinda yasadigi icin cocuklugumdan itibaren her bos vaktimde ya mektup yazar, ya da kart atardim. Yazmanin, bana gelen bir mektupla mutlu olmanin, tadina o zamanlar varmisim. Bunlari anlatmayacagim elbette&#8230;</p>
<p><span id="more-781"></span>Derler ya; soz ucar, yazi kalir. Sozler ucmus ama o yazilar hep kalmis odamin tozlu, ucra koselerinde. Ben varliklarini bile unutmusken odami toplarken karsima bir canta dolusu mektubun cikmasiyla o gunlere tekrar dondum. Teknoloji hayatimizi kolaylastirdigindan beri o kadar tembellesmis, o kadar uzak kalmisiz ki yazmaktan, kolayca ulasabilecegimiz insanlara bile ulasamaz,ulasmaz olmusuz. Elektronik postalar almis her bir mektubun yerini. &#8220;Yazayim da aradan ciksin&#8221; mantigi, &#8220;bugun mektup yazayim, guzel bir muzik esliginde&#8221; fikrinin yerini almis. Ben o zamanlar hatirliyorum ozellikle sevdigim muzigi acar, biraz mumla da odami aydinlatir, o gece sevdigim arkadaslarima icimi dokerdim. Bunun keyfi paha bicilmezdi. Birine derdimi anlatmak, hatir sormak icin karsimda olmasi gerekmedigine ta o zamanlar inanirdim. Uzunca da bir sure uyguladim bunu. Nerede catlak verdi, ne zaman mektup yazmayi biraktim onu sorguluyorum mektuplari elime gecirdigimden beri. Bir sey olmus olmali ve ben bu guzel aliskanligi birakmis olmaliyim. Eskiden buna cevap olarak &#8220;zaman&#8221; derdim fakat asil &#8220;seytanin&#8221; her seyi kolaylastiran, beni tembellestiren &#8220;teknoloji&#8221; olduguna inanmaya basladim. Elbette teknoloji dusmani degilim, isimi kolaylastirdigi, sevdiklerimle daha rahat iletisim kurabilecegimi biliyorum. Fakat ben o saman kagidinda yazilan, daha sonra beyaz kagida gecilen, renkli kalemlerle resimler cizilen mektuplari ozluyorum&#8230; Ustelik onlarla sakalasmak, geyik yapmak icin anlik ileti paylasabilecegim bir messengera, bir bedava mesaj sistemine bile gerek yok. Arkadasimin bana 2 hafta once yazdigi seye ben bu hafta gulerekte zevk alabiliyorum. Hem daha samimi, hem daha ozlem dolu..</p>
<p><em>&#8220;Ha ne diycem, Memoli`nin ay pardon enistenin posterini begendin mi? Daha 1 zarf dolusu daha var. O gun param yetmedigi icin gonderememistim simdi gonderiyorum. Ozellikle soyledim Memoli arkadasima resmini gondercem. Bir iki tane cektirdi. Dedi gel beraber cekinelim ama ben istemedim. Malum akrabalar ne derler, sonra hem sen kiskanirsin diye. Sunlari okurken bir catirdama sesi duyuyorum. Yoksa senden mi geliyor? Onun filminde okudugu bir siir var ya, biliyorsundur. Dogum gunumde bana evlenme teklif etti, ben de Doga uzulmesin diye once ondan ayril, sonra dedim. Simdi ne yapcaz bilmiyorum. Ama merak etme, dugune cagiririm&#8230;&#8221;</em></p>
<p>Dedim ya, bazen o anlik iletilerle arkadaslarinla konustugun seyleri bir kac hafta sonra eline gececegini bile bile anlatabiliyordu insan mektupta. O donemler Yilan Hikayesi en meshur dizilerden. E jon de Mehmet Ali Alabora olunca kart postallar zarflarda her mektup icinde yollanirdi. <img src='http://www.bloglandim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Mektuplar sadece ic dokmek, dertlesmek ya da uzun uzun bir seyler anlatmak icin degildi aslinda. Bence mektup yazmak kendini hatirlatmak, unutmadigini karsi tarafa gostermekti. O yuzden mektuplardan haber almak yerine, &#8220;mektup geldi, beni hala unutmadi, benim icin zaman harcayip yazmis, emek vermis&#8221; diye dusunmek guzeldi.</p>
<p>Hayatimda aldigim mektuplar arasinda en mutlu oldugum, sasirdigim, havalara uctugum mektup, buraya ilk geldigimde sinif arkadaslarimin hepsinin ayri ayri derste yazarak yolladigi mektuptu. Hic beklemiyordum, ben henuz onlara yazmamistim. O gun yasadigim saskinligi, yuz ifademi, mutlulukla huznun karisimini hic unutmam.</p>
<p><em>&#8220;Nasilsin, gurbetlerde gunun bizsiz nasil geciyo? Biz burada hepimiz cok kotuyuz. Dersler boktan, hayat boktan. Anlayacagin her sey boktan geciyor. Sen bize yazmadin ama biz sana yaziyoruz. Catlak Vuslat`in sozlusunde bu mektubu yaziyorum sana. Biraz once tahtaya kalktim ve yapamadim. Anlayacagin moralim cok bozuk. Senin canini da siktim kusura bakma. orada gunlerin nasil geciyor? Aslinda bir yonden sevinmelisin, bu okuldan kurtuldun. Seni cok ozledik, biran once gelmeni gelmeni istiyoruz. Sakin gelirken bos gelme, doverim ha!&#8230; Orada manitan var mi? Cekinme soyle dovmem canim, oldururum o kadar dermisim&#8230;&#8221; </em></p>
<p>Bir baska sinif arkadasimsa hoslandigi cocugu anlatmis. <img src='http://www.bloglandim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><em>&#8220;&#8230;simdi bunlari gecelim, sana telefonda birinden bahsetmistim, simdi onu anlatayim. Ismi Mustafa. Onunla yaklasik 11 ay kadar ciktik. Ciktik diyorum cunku simdi ayrildik. Neden mi? Boynuzlarimi gormuyor musun da soruyorsun. Beni boynuzladi&#8230;&#8221;</em> devamindaysa tum hikaye tabiyki <img src='http://www.bloglandim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Ingilizceye sozde hakim bir arkadasimsa soyle basliyor: <em>&#8220;Hello canimcim, <strong>have</strong> are you? (ok cikararak bir de nasilsin yazmis altina:)) ) Sana bu mektubu okulda, kimya dersinde, Vuslat manyaginin dersinde yaziyorum. Su anda sozlu oluyoruz ama ben sana yazi yaziyorum. Dersler anamizi aglatiyor&#8230;&#8221; </em></p>
<p>Insan ayni siralarda otururken , ayni havayi solurken degerini bilemiyor sevdiklerinin. Hatta isin kotusu, bazen sevdiginin bile farkina varamiyormus. Ne zaman ki uzak kaliyorsun, o zaman en uzak oldugun kisiler bile burnunda tutmeye basliyor. Hayatin acimasizligi sanirim, kaybedince degerini anliyorsun.</p>
<p>Kimi zaman guluyorum okurken mektuplari, kimi zaman agliyorum. Kimi zaman yazilirken gulundugunu, kimi zaman da aglandigini biliyorum cunku. Simdi gulup gectigimiz adina dert bile denmeyecek ufak problemler aslinda o zamanlar oyle buyuklermis ki, insan okudukca buyudugunu goruyor. Ve biz buyudukce dertlerimiz de buyuyor. Korkuyorum ki daha da buyuyecegiz dertlerimizle birlikte ve gulecegiz bugun dert olarak siniflandirdigimiz seylere. Oysa ben hic buyumek istemiyorum, gecmiste bunun icin can atmis olsam bile&#8230;</p>
<p>Buyumek farkindaliksa, insan buyudukce farkindaligi da artiyorsa uzulsem bile artik anliyorum ki koca bir devri kapatmisiz, mektuplari tozlu raflara kaldirip en guzel aliskanligi tarihe kazimisiz. O renkli zarflarin, mektup kagitlarinin, rujlu, parfumlu mektuplarin, cesit cesit pullarin yerini elbette hic bir zaman elektronik postalar alamayacak ya da aldigini sansa bile o duyguyu bize veremeyecek. Simdiki ve gelecek nesil icin bu tur aliskanliklari hic yasayamayacaklari icin uzuluyorum. Umarim teknoloji icinde bu kadar kaybolup, duygularimizi kaybetmez, iletisim kurmayi bir ekran arkasinda sadece bir smileyden ibaret sanmayiz&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/kapanan-bir-mektup-devri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir mezunun cirpinislari&#8230;</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/bir-mezunun-cirpinislari/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/bir-mezunun-cirpinislari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Sep 2011 00:18:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benden]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/?p=778</guid>
		<description><![CDATA[Ben hic boyle hayal etmemistim seni. Ben hic seni sevmeyecegimi dusunmemistim. Mezundum, her sey artik daha guzel, daha eglenceli olmayacak miydi? Hani dizileri rahat izleyecektim, aklimin bi ucunda &#8220;raporu yazip kurtulsam&#8221; dusuncesi olmadan&#8230; Hani sabah erken uyanacak olmanin telasi olmayacakti, sabahlara kadar oturup aksamlara kadar yatacaktim?
Evet, ben mezun olmayi hic boyle hayal etmemistim&#8230;
Mezun olali 3 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ben hic boyle hayal etmemistim seni. Ben hic seni sevmeyecegimi dusunmemistim. Mezundum, her sey artik daha guzel, daha eglenceli olmayacak miydi? Hani dizileri rahat izleyecektim, aklimin bi ucunda &#8220;raporu yazip kurtulsam&#8221; dusuncesi olmadan&#8230; Hani sabah erken uyanacak olmanin telasi olmayacakti, sabahlara kadar oturup aksamlara kadar yatacaktim?</p>
<p>Evet, ben mezun olmayi hic boyle hayal etmemistim&#8230;</p>
<p>Mezun olali 3 hafta olacak neredeyse. Daha ilk gunden &#8220;e simdi?&#8221; sorusu belirmisti kafamda. Ama hep bir sure dinlenirsem iyi gelir, uzerimdeki stresi atarim en azindan, kafa dinlerim diye de dusunuyordum. Farkettim ki okul bittiginden beri daha cok strese girmisim, bu bosluk beni daha cok strese sokmus. Keyif almaz olmusum her seyden farkinda olmadan. Eskiden sabah isim olsa bile sabaha kadar oturmak keyif verirken, artik aksam saatler 22.00 gosterdiginde ben uyku haline geciyorum. Eskiden internette gezinmekten, muzik dinlemekten hoslanirken simdi ne laptop aciyorum, acmak istiyorum ne de vakit harcamak. Eskiden televizyon izlerken,bundan hoslanirken artik ne televizyon seyretmekten zevk aliyorum ne de buna vakit ayiriyorum.</p>
<p><span id="more-778"></span></p>
<p>Beni mezun olmanin bu kadar etkileyecegini dusunmuyordum hic. Fakat daha ilk haftasindan hayatima kara bir gercek gibi oturdu. Dunumun bugunumden farksiz olmasi, yarinimin da bugunumle ayni gececek olmasi canimi cok sikiyor. Amacsiz yasiyor gibi, kendimi boslukta hissetmek beni kendi icime kapatiyor. Surekli bir ugras yaratma, surekli bir seyler dusunme pesindeyim, beynim susmuyor. Susmasin da. Haftalik dergiler okuyup guncel konulari takip etmeye calisiyorum kendi alanimda. Hosuma gidiyor, kendimi okula gidiyormusum gibi hissettiriyor. Bunun disinda resim ciziyorum bazen evde gordugum herhangi bir objeyi ufak bir kagida. Orgu islerine basladim, hem beni dinlendirmesi, sakinlestirmesi icin, hem de bir amacim olsun, bos vakit gecirmeyeyim diye. Acayip rahatlatiyor, terapi gibi.. Ki oyle de bir yerde. Internetten ve televizyondan olabildigimce uzak, bazen muzikli ama bolca orgulu sessiz bir hayat yasiyorum bu aralar. Iyi de geliyor sanki. Issiz bir adaya dusmusum gibi.. Yanima aldiklarimsa 3 cesit orgum&#8230;</p>
<p>Bunlarin yaninda dedim ya dusunuyorum bolca diye. Kendi kendime is gelistiriyorum, planlar yapiyorum. Cogu zaman sosyal sorumluluk projeleri oluyor bunlar. Son zamanlarda orgu isleriyle de ilgilendigim icin kreatif yonumu kullanmak istiyorum gelecekte. Anne ve cocuk iliskisinin sadece &#8220;dogur doyur&#8221;dan ibaret olmadigini dusundugum ve bir cok annenin evlat buyutmenin sadece bu felsefeden yana oldugunu dusundugunu gordugumden, anne ve cocuklara yonelik &#8220;anne cocuk beraber&#8221; adinda bir kreatif merkez acmak istiyorum. ya da bu isi yapan merkezlere sunmak, bunu uretmek istiyorum. En azindan birilerine faydam dokunsun istiyorum, maddiyattan uzak. Belki bununla ilgili ileride bir site acarim, bildiklerimi paylasirim, kim bilir.</p>
<p>Kendim icin de dusunduklerim var elbette. Son aylarda ozellikle peyzaj mimarligi ile ilgileniyorum. Hosuma gidiyor, kendi kendime bos bir alan cizip onu nasil degerlendirebilecgimi hayal ediyorum. Internetten ornekler arastiriyorum, biraz da teknik kismiyla ilgilenecegim. Bu iste ahkam kesemem elbette, benimki sadece bahcelere, dogaya olan ilgimden kaynakli. Hosuma gidiyor gorsellikle ilgilenmek, hem de doganin&#8230; Bir de organizasyon isleri ilgimi cekiyor son donemlerde. Bu bosluktan da yararlanip acaba bir dugun olsa, bir parti olsa nasil organize ederim, hangi urunleri kullanirim, hangi renk daha uygundur gibi yine gorsellikle alakali kendi kendime planlar yapiyorum. Ileride organizasyon isleriyle ilgilenirsem hic sasirmayin:) Nedendir bilmiyorum, bunlari dusunmek, bir seyler uretmek beni ise yarar hissettiriyor. Kendi alanimla ilgili olmadigi icin de daha cok hosuma gidiyor cunku yeni seyler uretiyor beynim. Yeni bir ilgi alanim var ve yerimde saymadigimi, gelistigimi, zevklerimin de artik yenilendigini gormek kendimi iyi hissettiriyor.</p>
<p>Eskiden iyi bir ev hanimi olacagima inanirdim, evde kalmaktan hic sikilmayacagimi dusunurdum fakat cok yanilmisim. Daha ilk haftamda bunalmaya ve ugras aramaya basladim. Anladim ki benden iyi bir ev hanimi olur ama  basarili, calisan bir kadinsam. Yoksa evde oturmanin, bos kalmanin bana gore olmadigini anladim bu 3 haftalik donemde. Hayatimda hic dusunmedigim kadar yogun dusuncelerim oldu, hayatimda hic duzenli yasamadigim kadar duzenli yasadim, hayatimda hic duzenli beslenmedigim kadar duzenli beslendim. Garip bir deneyim oldu bu mezunluk hali bana. Bir an once planlarimi gerceklestirip bu halden cikmak istiyorum.</p>
<p>Sans benimle olsun, basariyi ben elde ederim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/bir-mezunun-cirpinislari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MEZUN oldum!</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/mezun-oldum/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/mezun-oldum/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Sep 2011 00:53:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/?p=770</guid>
		<description><![CDATA[Evet evet evet! Artik ben de mezunum. Sonunda  tezimden kurtulup, savunmami da yapip okulu bitirebildim. Ne kadar saka gibi gelse de. Eger ki danismanim konusma sonunda &#8220;diploma toreninde gorusuruz&#8221; dememis olsaydi hala inanmiyor olacaktim mezun olduguma. Gercekten saka gibi.
Ne mi hissediyorum, hic bir sey sanirim. Ya da cok sey. Karisik. Aslinda sevinemiyorum bile sanirim. Seviniyorum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evet evet evet! Artik ben de mezunum. Sonunda  tezimden kurtulup, savunmami da yapip okulu bitirebildim. Ne kadar saka gibi gelse de. Eger ki danismanim konusma sonunda &#8220;diploma toreninde gorusuruz&#8221; dememis olsaydi hala inanmiyor olacaktim mezun olduguma. Gercekten saka gibi.</p>
<p>Ne mi hissediyorum, hic bir sey sanirim. Ya da cok sey. Karisik. Aslinda sevinemiyorum bile sanirim. Seviniyorum ama sevinemiyorum da. Biliyorum, karisik geldi, anlatamiyorum hislerimi. Sorun su ki, beni benim kadar okumayi seven biri anlar. Hayatim boyunca okula gidiyormusum gibi hissediyordum kendimi, bitecegine hic inanmadigim bir seruven gibiydi. Bir yil bitti, sonraki yil devami oldu. 1-2-3-4 derken filmin ne kadar hizli sonuna geldigini kavrayamamisim bile. Artik &#8220;ogrenci&#8221; statusunde olmamak mutsuz, ama bundan sonraki ideallerim, hayallerim icin mutluyum. Yine de saka gibi.</p>
<p><span id="more-770"></span></p>
<p>Kendimi boslukta bile hissedemiyorum. Uzerimde baski var gibi. Sanki biri arkadan cikacak ve &#8221; durun ona diploma veremezsiniz, daha onun dersi var&#8221; diye toreni durduracakmis gibi hissediyorum. Sanki birileri elime kitap tutusturacak, dur sunu da  bitir oyle git diyecek gibi. Garip. Kendimi hic mezun olmus gibi hissetmiyorum. Isin kotusu, ben okumayi seviyorum.</p>
<p>Bundan sonrasi beni nereye goturecek, neler yapacagim hic bilmiyorum. Tek bildigim planlarim, hayallerim var ve onlarin pesini birakmayacagim. Yine de bir seyleri elde edene kadar ki belirsiz surec insani icten ice yoruyor. Bu endiselerden kurtulmanin yolu dusunmemekmis, ben de dusunmemeye calisiyorum. Zamani gelince hayat beni nereye goturecek gorecegim.</p>
<p>Artik yeni bir baslangic yapma zamani. Simdilik ilk hedefim yuksek lisans. Bunu basarmak icin elimden geleni yapip tekrar ogrencilik hayatima donmek istiyorum, umarim her sey planladigim, istedigim, hayal ettigim gibi olur. Simdilik tek dilegim bu.</p>
<p>Evdeki yalnizlik halim de artik sona eriyor, ailem sonunda yuvaya donuyor. Ozledim, cok. Yokluklarina alisamam sanmistim ama bekledigimden cabuk alistigimi farkettim. Bu da bana artik yalniz yasayabilecegimi kendi kendime ispatlamami sagladi.</p>
<p>Farkettim ki zaman cabuk geciyor. Eskiden zamanin yavasligindan sikayet ederken, simdi nasil gectigini anlamiyorum bile. Cok cabuk cumalar geliyor, cok cabuk pazarlar bitiyor. Gerci artik pazarim pazartesimden farksiz olmayacagi icin, umarim cok fazla etkilenmem bu &#8220;bosluk&#8221; durumundan. Neyse ki kisa bir sure sonra hakettigim tatili yapacagimdan kendimi su an sadece ona odakliyorum.</p>
<p>Hakkimda hayirlisi olsun bundan sonrasi icin. Bir an once ruyadan uyanip gercekten sen mezun oldun demelerini bekliyorum(:</p>
<p>Bundan sonra bol bol yazarim artik okul haric her turlu konudan. Bu yil neredeyse sadece okulumu yazdigimin farkindayim.  O yuzden telafi zamani geldi catti. Turlu turlu konularla blogu costuracagim:)</p>
<p>Veeeee,</p>
<p>Sanirim ben artik MEZUNUM! <img src='http://www.bloglandim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/mezun-oldum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fenalardayim..</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/fenalardayim/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/fenalardayim/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Aug 2011 17:12:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/?p=767</guid>
		<description><![CDATA[Uzun zaman oldu yazmayali. Yazacaklarimin olmamasindan ziyade, yazmak istemedigim icindi. Kendimi, yasantimi yenilemeden de bir seyler yazmak istemedim acikcasi. Peki neden simdi sorusunaysa basligim aciklama getiriyordur heralde.
Fenalardayim, hem de cok. Kendimi cok kotu hissediyorum. Kendimi cok kotu hissettiriyorlar. Anlasilmiyorum, anlamiyorlar da. &#8220;ilgileniyorlar&#8221; ama kendimi nasil hissettigimi hic soran yok. Sormasinlar varsin, herkese cevabim: &#8220;iyiyim ben&#8221;.  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun zaman oldu yazmayali. Yazacaklarimin olmamasindan ziyade, yazmak istemedigim icindi. Kendimi, yasantimi yenilemeden de bir seyler yazmak istemedim acikcasi. Peki neden simdi sorusunaysa basligim aciklama getiriyordur heralde.</p>
<p>Fenalardayim, hem de cok. Kendimi cok kotu hissediyorum. Kendimi cok kotu hissettiriyorlar. Anlasilmiyorum, anlamiyorlar da. &#8220;ilgileniyorlar&#8221; ama kendimi nasil hissettigimi hic soran yok. Sormasinlar varsin, herkese cevabim: &#8220;iyiyim ben&#8221;.  Bilenler bilir, tezimin ilk hali onaylanmadi, yine daha once yazdigim gibi, biraz benim hatalarim fazlasiyla da tez danismanimdan kaynakli. Bu konuyu da acmak istemiyorum hic. Allah`indan bulacaktir elbette.. Neyse ki tezimi bir hafta sonra yenilenmis haliyle teslim edecegim. Ama baska dertlerim var bu sefer.</p>
<p><span id="more-767"></span></p>
<p>Ailem tatilde, yalnizim. Ablam sagolsun, yalniz kalmamam icin surekli cagiriyor, her gun ariyor. Ama yine de kimse annemin, kardesimin yoklugunu dolduramiyor. Yalnizligin vermis oldugu sikinti beni benden almaya yetiyor. Tezimden dolayi disari cikamiyorum, hic bir sey yapamiyorum. Yatiyorum, kalkiyorum ayni duzen. Cok daraldim. Ama yine bunlari dert etmiyorum, cunku gececek. tum sikintilari nasil atlattiysam bu da bitecek. Ama bu uzerimdeki bu psikolojik baski biter mi hic bilmiyorum. Cunku beni daraltan bu tempo, yalnizlik degil, anlayissizlik.</p>
<p>Herkesin bana ilk sordugu soru, nasilsindan once &#8220;tez ne alemde&#8221;, &#8220;ne zaman vereceksin&#8221;, &#8220;nasil olacak&#8221;, &#8220;yapiyor musun&#8221;, &#8220;bitmedi mi&#8221;, &#8220;e simdiye kadar nasil bitmedi&#8221;, &#8220;e iki gunde bitmesi lazim&#8221; vs vs. Ve ben bu sorulardan cok da-ral-dim. Tez beni daraltmadi bu kadar bu uzerime gelmelerin daralttigi kadar. Tez bitirme telasimdan cok, daha kimse sormasin nolur diye dua etmeye basladim. Gerildim cunku, fazlasiyla. Benden ne bekleniyor anlamiyorum ki. Yemeyeyim, icmeyeyim, yatmayayim, kalkmayayim sadece tezimle ilgileneyim. Beklenilen bu sanirim, ama oyle olmuyor iste o isler. Bugun yaptigin plan yarin tutmayabiliyor. Bugun monitore mal mal bakip aklina hic bir sey gelmezken, ertesi gun durmadan yazabiliyorsun, ilham hep seninle oluyor. Agirdan aldigim zamanlarim da oldu, olmadi degil. Ya canim istemedi, ya da motivasyonum dusuktu. Hayatimin hic bir doneminde sorumsuz bi insan olmadigim gibi, neyi ne zaman verecegimi bilip, zamanlamayi, planlamayi hep kendim yaptim. Son gun baslayip bitirebilecegime inaniyorsam son gun yaptim. Cunku kendimi bilirim, neyi ne kadar surede yapabilecegimi, nasil yetistirebielcegi, en iyi hangi ortamda yapabilecegimi bilirim. Kendimi, calisma adabimi, kendi disiplinimi taniyorum cunku. Benim ne gunde 40 kez arayip tezimi soranlara, sakinken gerenlere ihtiyacim var, ne de benim iyi olup olmadigimi merak etmeyen ama tezimi soranlara. Ben rahatlamak istiyorum, rahatca son gunlerimi gecirmek istiyorum. Sonucun benim icin ne kadar onemli oldugunu ben iyi bilirken, baskalarinin bana bunu hatirlatmasi gucume gidiyor. Elim ayagima dolaniyor, yapacagim varsa bile yapamiyorum. Artik ucunu basini dusunmeden, rahatca yapmak, bitirmek, iyisiyle kotusyle sonucunu ogrenmek ve onume bakmak istiyorum. Dusundukce kalbim sikisiyor, daraliyorum cunku. Yalnizim, herkes yazin keyfini cikarirken, gezip tozarken ben evden disari cikamiyorum, daraliyorum, uzerine bi de ders yapmaya calisiyorum. Bunun baskisi, daralmisligi bana inanin yetiyor. Yanimda olmasina da gerek yok kimsenin. Beni dusunmelerine de gerek yok. Ben beni dusunuyorum. Benim sadece daha fazla daralmaya, daha fazla psikolojik baski gormeye ihtiyacim yok.</p>
<p>Ne diyeyim ki baska. Kotuyum iste. Zaman gecmiyor. Gecmesin de. Ya da gecsin emin degilim. Tek istedigim sey huzur, sessizlik, kafa rahatligi. Ne diyeyim ben baska, hayirlisi. Umarim benim de nur topu gibi bir iyi haberim olur burada yazabilecegim. Benim icin iyi dileklerinizi eksik etmeyin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/fenalardayim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doguma taniklik etmek&#8230;</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/doguma-taniklik-etmek/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/doguma-taniklik-etmek/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Apr 2011 00:36:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/?p=757</guid>
		<description><![CDATA[Yazmakta gec kalmis olmama ragmen gecte olsa kendimi yazmak zorunda hissettigim bir yazi bu aslinda. Uzun zamandir yogunlugumdan dolayi yazamamamin ardindan belki de iyi gelecek bana.
Yaklasik 2 hafta once bir telefonla irkildim. Aylardir bekledigimiz nazli kizimizin dunyaya gelme vakti gelip catmisti. Aslinda duygusal bir insan olmama ragmen teyzem hic olmadigi icin teyzelik nedir bilmememden dolayi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yazmakta gec kalmis olmama ragmen gecte olsa kendimi yazmak zorunda hissettigim bir yazi bu aslinda. Uzun zamandir yogunlugumdan dolayi yazamamamin ardindan belki de iyi gelecek bana.</p>
<p>Yaklasik 2 hafta once bir telefonla irkildim. Aylardir bekledigimiz nazli kizimizin dunyaya gelme vakti gelip catmisti. Aslinda duygusal bir insan olmama ragmen teyzem hic olmadigi icin teyzelik nedir bilmememden dolayi bir turlu o ruh haline burunemedim. Ikinci yegenim olacak olmasina ragmen ilkinde oldugu gibi ikincisinde de heyecanim yoktu. Tek istedigim saglikla dunyaya gelmesi, ablama bir sey olmamasiydi. Annemle yaptigim kulis sonucu benim hastaneye gitmemin daha uygun olacagi karari alindi. Ablamla pesin pazarlik yapmama ragmen kendimi nasil olduysa dogumda buldum. Dogum odasi dedikleri sey de normal hastane odasi. Hatta hastane odasindan cok evin salonu gibi dosenmis, siradan bir oda. Oysa benim televizyonlardan gordugum ve olmasini bekledigim sey etrafta yesil onlukluler, tepede patlayan spotlar ve ameliyathaneyi andiran bir oda. Neyse ki boyle degilmis, rahatladim.</p>
<p>Normalde dogum esnasinda bir kadin nasil olur bilmiyorum ama sanci cektigini tahmin ediyorum. Fakat ablamin sanci durumu garipti. Sanci cekmiyordu cunku. Cenesine vurmustu. Agzi hic susmuyor, surekli konusuyordu. Hatta oyle ki onu goren insan degil dogurmak, bunun heralde bi kac ayi daha var derdi. Sadece konusuyor, ama cok konusuyordu&#8230; Hatta oyle ki, dogumda da konusmami istiyordu.</p>
<p><span id="more-757"></span>Dogum basladigi andan itibaren ben ne yapacagimi sasirdim. Ablamla birlikte nefes alip verdikce o kahkahalara boguluyor, bense bu iste bi yamukluk var, bagirmasi gerekiyor diye telaslaniyordum. Surekli konusuyor, konusmam icin baskiya devam ediyordu. Hayatimda ilk defa dogum anina sahit olup, sakin olmam beklenmemeliydi bence. Kaldi ki benim nutkum tutulmus, fazlasiyla gerilmistim. Ki gerginken konusmaktan cok susarim. Susmam yuzunden azar isitsem de, ablamin cenesi hem bana hem de onun dogumuna yetti de artti.</p>
<p>Sonunda minik minik minicik kizimiz dunyaya gelmisti. Ben dogar doganmaz yikanir sanirdim, yikanmazmis. &#8220;pisli pisli bu sevilir mi bea&#8221; desem de onceden, o an onun dusunulmedigini anladim. Minicikti elleri ayaklari dudaklari, her yeri. Aglamamisti oyle, sadece mirildanmisti. Uslu olacagini daha dogar dogmaz belli etti. Onu giydirip kucagima aldigim an sanirim hissettim &#8220;teyzelik&#8221; duygusunu. Kucagimda uyuyakaldi, parmagimi tuttu. O an o kadar istedim ki anne olmayi, kendi cocugumu kucagima almayi&#8230; Cok garip bi his. Yokken var olan, bir anda dunyana katilan, varligini bir omur hissedecegin, degisik bi sey. Adlandiramiyorum. Ama bir insanin varliginin ne kadar kiymetli, ne kadar ozel oldugunu bu kez daha iyi anladim.</p>
<p>Nedense ona dogdugundan beri &#8220;nazli&#8221; diyorum. Kim bilir belki de Elif`im nazli olacak. Ama teyzesi onu cok sevecek:) Kiz cocugunun erkege gore daha baska oldugunu hissen de kendime ispatlamis oldum. Kizlar daha cok sevdiriyor kendini.</p>
<p>Hosgeldin teyzenin dunyasina Elif`im. Umarim sana layik bir teyze olurum, seversin beni:)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/doguma-taniklik-etmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sonlara yaklastikca artan gerilim</title>
		<link>http://www.bloglandim.com/sonlara-yaklastikca-artan-gerilim/</link>
		<comments>http://www.bloglandim.com/sonlara-yaklastikca-artan-gerilim/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Mar 2011 01:01:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cigdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglandim.com/?p=754</guid>
		<description><![CDATA[Bu aralar sanirim en fazla yazdigim, bundan sonra da en cok yazacagim konu okulum ve son durumlarim olacak heralde. Malum, daha once sikca bahsettigim gibi sona yaklastim, yaklastikca geriliyor, gerildikce donup kaliyorum. Bu benden cok okuldaki soludugum havadan kaynakli sanirim. Okula gittigim gunlerde okula isinmak yerine okuldaki atmosferden sogudugumu hissediyorum. Hocalar da farkinda bu durumun. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu aralar sanirim en fazla yazdigim, bundan sonra da en cok yazacagim konu okulum ve son durumlarim olacak heralde. Malum, daha once sikca bahsettigim gibi sona yaklastim, yaklastikca geriliyor, gerildikce donup kaliyorum. Bu benden cok okuldaki soludugum havadan kaynakli sanirim. Okula gittigim gunlerde okula isinmak yerine okuldaki atmosferden sogudugumu hissediyorum. Hocalar da farkinda bu durumun. Son sinifin son yarim donemi hep boyle bir inis olur, herkeste bir bezginlik bitkinlik yasanirmis. Ki nitekim durum oyle.</p>
<p>Insanlarla muhabbet etmeye korkar oldum. Herkesin hissetigi sey ayni. Herkes kendisini kotu hissedip, bitirebilecek miyim acaba, nasil yetistirecegim, nasil olacak her sey modunda dolasiyor. Tek muhabbet var, o da mezuniyet. Kimi zaten isine gidip geliyor, okul bitirmekte zorlaniyor, ogrenecegim kadar ogrendim artik calismak istiyorum diyor. Kimiyse henuz ne yapacagini bilmedigi icin bu gerginligini ikiye katliyor. Buyuk bir kisimin alttan dersi var, hic bir seyi dert etmeyip zamana yaymayi en koklu cozum olarak goruyorlar. Bazisi da okul bitince en az bir yil ara verip kendime vakit ayiracagim, gezip tozacagim, baska ulkeleri seyahat edecegim kafasinda. Cogu derse isten geliyor, kimiyse dersten sonra ise gidiyor. Herkes bos buldugu an kendini kutuphaneye atiyor ki ne kadar yaparsam kardir mantiginda. Haklilar da aslinda.</p>
<p><span id="more-754"></span>Neden boyle yapildi bilmiyorum ama en zorlayacak, en kasici dersleri son doneme birakmak isi biraz yokusa surdurmek gibi geliyor bana. Ilk yari yil tek ders verip, son yariyila en agir ve daha once benzerini dahi hic gormedigimiz dersleri vermeleri insani geriyor. Bazi derslerde devamlilik zorunlulugu olmamasina ragmen oturacak yer bulursaniz sanslisiniz. Herkes korkuyor, korku geriyor, gerilim insani huzursuz ediyor. Huzursuzluksa basarisizligin kaynagi.</p>
<p>Peki rahatlamak icin ne yapmali? Bilmiyorum. Dusunmemek belki de.  Ya da okula ugramamak&#8230;:) Bu beni daha cok sogutur okuldan gerci biliyorum ama bu donem herkesten aldigim negatif enerjiyle rahat bile olsam geriliyorum, geriyorlar. Hocalara gore gerek kendi ogrencilik zamanlarindan hatirladiklari kadariyla gerekse genel son sinif ogrencilerde gorduklerine gore bu donem hep boyle gececek, gel gitlerle, kosusturmayla haziranin nasil oldugunu anlamayacagiz bile. Ama iste hazirana kadar neler yasayacagiz korkuyor insan ister istemez.</p>
<p>Kisacasi, okuldaki atmosfer beni son donemde geriyor. Duracellin sikistirinca ne kadar enerjisi kaldigini gosteren pilleri var ya, onun gibi kendimi ara ara silkeleyip ha gayret, biraz daha dayan diyorum ama, umarim bu pili sonuna kadar dayandirabilirim. Kendime guveniyorum aslinda, yapabilecegimi de biliyorum. Ama iste&#8230; Silkelenme zamani, ve ben yarindan itibaren bu maratonun startini kararli bir sekilde veriyorum. Allah yardimcim olsun. Emek vereyim ve karsiligini alayim, baska bir sey istemiyorum.</p>
<p>Kendime basari, sabir, guc, zihin acikligi diliyorum:)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglandim.com/sonlara-yaklastikca-artan-gerilim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

