Cagin en “tatli” hastaligi: alzheimer

Alzheimer hakkinda cok sey soylenir, yazilir. O kadar urkutur ki insani. Semptomlarindan tutun, ailede bu rahatsizligi olanlarin cektikleri cileleri anlatmalarina kadar o kadar ocu gibi bahsedilir ki… Halbuki hicte anlatildigi gibi degilmis bunu gordum dun. Elbette derslerde okudum, ogrendim ama hayatimda ilk kez bir alzheimeri olan biriyle tanistim. Hayatimda gordugum gorebilecegim belki de en seker amca. Tanismadan once alzheimer sebebiyle cok unutkan oldugu, tekrar tekrar ayni seyleri anlatip sorabilecegi soylenmisti. Zaten hastaligin icerigini bildigim icin tanimadan tanimis kadar olmustum. Guler yuzu, sicak davranislari, hos sohbeti derken saatin nasil gectigini anlamadim. Amca`nin esi de eski sosyetelerden, gozleri sonradan gormemesine ragmen bir o kadar bakimli, temiz, hunerli ve kendi isini kendi halleden cok tatli bir teyze. Oyle uyumlu bir ciftler ki, Edi ve Budu sanki. Atismalarini, muhabbetlerini seyretmek cok keyifli.

Neyse,  bu amca hastaligi sebebiyle banyo yapmaktan nefret edermis. Ayda bir belki zorla yaparmis. Onu da kendi istegiyle degil, gormeyen gozleri olan esi onu banyoya kilitler, banyo yapmadan cikmasina izin vermezmis. Tabiyki bunu duyunca insan irkiliyor ama ne yaparsin, hem yaslilik, hem de hastalik. Yasli dediysem oyle kendini birakmis bir amca degil. Saclarini tarayip, misafir geldigi icin suslenen, insan karsisina iyi gorunumlu cikan bir amca. Muhabbet esnasinda kac kez hosgeldin dedigini, okulumu bitirdigim icin tebrik ettigini hatirlamiyorum. Hepsinde sanki ilk kez duyarmiscasina tesekkur ettim. Teyzecim de her seferinde “unutkandir o biraz” uyarisini da yapmadi degil:) Yaslilarda bilirsiniz gecmisten girdikleri zaman bir daha oradan cikamazlar. Amca da o guler yuzuyle gecmise bir girdi, cocuklugundaki olaylardan anlatmaya baslayip, kac kardes olduguna, buyuk babalarina, mal mulklerine, kimlerden olduklarina kadar anlatti. Anlatti derken “haa biz uc kardesiz demis miydim” diyerek, bir kac kez ayni seyleri tekrarlayarak. Dinlemek zevkliydi. Bir hastaligin bir insana bu kadar yakisacagini dusunmezdim. Fakat cagin en tatli, hos muhabbetli hastaligi alzheimermis bunu gordum. Elbette Allah kimseye vermesin ama beterinden de saklasin. Ha bu arada amca ve teyzenin seker hastaliklari da varmis, buna ragmen cocuk gibiler ve cikolatalari yemek icin sabirsizlaniyorlar. Kontrolu de elbette size dusuyor.

Yaslilarin bu cocuksu hallerini gordukce aslinda yasliligin o kadar da kotu olmadigini, birikimin, deneyimin, hos sohbetin onlarda oldugunu hatirlatiyor insana. Misafirden, yemekten yedirmekten o kadar hoslaniyorlar ki, “zamaninda evimizden cikmazlardi, simdi kapimizi calmiyorlar” sozunu onlardan duymak bile insani yaslanmaktan korkutuyor. Bugun dost bildiklerinin yarin yaninda olamayacaklari, yaslandigin icin senden uzaklasacaklarini dusunmek cok kotu. Isallah yalniz kalmadigim, gelenimin gidenimin kesilmedigi bir yasliligim olur.

Ne yalan soyleyeyim, oturdum yaslandigimda nasil olacagimi dusundum. Zaman oyle cabuk geciyor ki, bir filmin senaryosu gibi. Cocukluk, genclik, yaslilik. Yine de zamanin o kadar hizli akmasini istemiyorum. Yasamak istedigim o kadar cok sey var ki. Umarim yaslandigimda yapmak istediklerimin hepsini gerceklestirmis olurum. Umarim sevdiklerim yanimda olur; esimle, cocuklarimla birlikte huzurlu bir yaslilik geciririm.

Ha demis miydim; huzurlu bir yaslilik gecirmek istiyorum:))

  • Share/Bookmark

Yorum Yazın