Şub, 2012 Arşivi

“Türkiye`nin Gerçekleri” adli kitabi ariyorum

Evet, varsa boyle bir kitap hemen alip edinmek istiyorum. Yoksa da eger bir an once yazilmasini umuyorum. Neden mi?

Iki ayi askin bir suredir Turkiye`deyim. Bundan sonra da kalmaya niyetliyim kismetse. Sorun su ki, geldigimden beri attigim her adimda, girdigim her kurum ve kurulusta, sokakta, markette, insan ile olan iletisimlerimde, dusunce yapimda ya da yapilarinda, akraba, aile, arkadas ziyaretlerinde, her seyde ama HER SEYDE duydugum en temel soz, “BURASI TURKIYE”.

Nerede oldugumu, nerede yasadigimi ya da yasamaya niyetli oldugumu biliyorum. Dogumumdan itibaren yurt disinda yasamis bir insan da degilim ustelik. Tamam hayatimin onemli bir bolumunu yurt disinda gecirmis olabilirim fakat uzayda da degildim hani. Ucaga binsen buradan 3 bucuk saat uzaklikta bir mesafe.

Birileri sanki bana bir yalan soylemiste, gercegi baskalarindan ogreniyor gibi hissediyorum kendimi.

“TURKIYE`NIN GERCEKLERI”. Bunu her duydugumda irkilir oldum artik. Ben ulkenin gerceklerinin yalan, duzenbazlik, sahtekarlik, torpil, ayak kaydirma, kuralsizlik, duzensizlik, tembellik, saygisizlik oldugunun farkindayim. Abartmadim evet, geldigimden beri gercek diye nitelendirilen konular bunlar. Fakat duzenli, saygili, kurallari olan, ahlaki degerleri yuksek, torpil islemeyen, caliskan bir Avrupa ulkesinden gelmis olmam demek Turkiye`nin sozde gercekleriyle basa cikamayacagim anlamina gelmiyor. Tamam baslangicta zorlandigim, ya da unuttugum “Turkiye gercekleri” karsima cikmiyor degil, fakat bununla ovunulmemeli be. Zorlandigim zamanlarda, mantigimin kaldirmadigi konularda kehkeh diye gulunup “burasi Turkiye” denmemeli. Bu ovunulecek bir sey degil.

Ben de biliyorum, Turkiye`de halan, dayin ya da yukarida adamin varsa islerinin hallolacagini, ya da ben de biliyorum trafik kurallarinin olmadigini, ben de biliyorum insanlarin sira beklerken saygisizca onune gecip sansini denedigini, ben de biliyorum ahlaksizca insan haklarina tecavuz edildigini, ben de goruyorum pek muhterem devlet memurlarinin nasil mesai saatlerini gecirdiklerini, farkindayim engellilere cektirilen eziyetlerin, izliyorum insanlarin sira beklerken olduklerini, ya da ceplere indirilen paralari.  Ama bunlara sasiriyor olmam bilmedigimden degil, sadece insanlarin bunlari kabullenip sahiplenmesinden kaynakli.

Soruyorum, merak ediyorum. Var mi “Turkiye`nin Gercekleri” adinda bir kitap? Calisip, gerekirse sinava girip artik bu gereksiz muameleden kurtulayim. Yoksa tek tek not edip ben bir kitap yazacagim.

Kendimi gurbetci hissetmedigim gibi, bu ulkenin vatandasi olmasam bile Turk olmaktan, Turkiye`de olmaktan memnunum. Sizin coktan kabul ettiginiz sozde “gercekleri” degistirmek icin Turkiye`ye geldim. Insan gibi yasamayi hepinize ogretecegim.

Sevgilerle.

  • Share/Bookmark

Bir hikaye…

Icimden geldi bir hikaye anlatmak istiyorum:) Karsiliksiz baslayan ve yaklasik 3 yil kadar karsilik bulunamayan bir askin oykusunu anlatacagim. Kahramanlarimizdan karsiliksiz ask ceken kisi tabiyki her zamanki gibi bir kiz. Pesinden kosturup kiza iskenceler cektirense bir erkek. Nedense ne gercek hayatta ne de hikayelerde bu gercek hic degismiyor ya neyse :)

Lisenin ilk yillarindan itibaren gonlunu okulun en zeki, en yakisikli gencine kaptiran bu kiz gunun birinde aldigi gazla bu cocuga ask mektubu yazmak ister. Tabiyki basina geleceklerden bi haber, alacagi cevabi umutla beklemektedir. Fakat cocuk, kizin ne adini bilir ne de varligindan haberdardir. Kizin arkadaslari mektubu alip almadigindan emin olmak icin okulda kizin adini cocuk gecerken yuksek sesle soyleyerek cocugun farketmesini saglarlar. Zavalli kizcagiz nereden bilsin basina gelecekleri… Cocuk kizin adini duyunca kiza yaklasir ve yazdigi mektubu kiza uzatir. Kizcagiz nereden bilsin ki kendi mektubunu geri verecegini, hem de sinav kagidi gibi hatalari duzeltip not verecegini bu okuzun, pardon cocugun. Kizcagiz bir umutla mektubuna karsilik aldigini sanar fakat acinca hayal kirikligina ugramistir. Okuldaki tum kizlar bu cocugun pesindedir. Bu yuzdendir ki okulda alay konusu olmustur kizcagizin mektubu. Gururu incinmesine ragmen bu cocuk her firsatta kizi incitmeye, onun zekasini kucumseyerek albini kirmaya devam etmektedir. Bu arada kizimiz okulun en dusuk sinifinda, cocukta elbette en zekilerin sinifindadir.

Gel zaman git zaman kizin aldigi nefese kadar her aninda o vardir. Hayal kirikliklari, gururunun incinmesine ragmen onu sevmeye devam etmektedir. Kizcagiz babasiyla yeni bir evde yasayacaktir. Fakat tasindigi gun 2 siddetinde bir depremde evleri yikilir. Evet siddeti 2 ve bu siddette yikilan bir ev, saka gibi di mi ? Neyse, kizimiz ve babasi cok sukur sag salim kurtulurlar. Babasinin cocukluk arkadasi bu olayi haberlerde seyrederler ve uzun suredir onlari aradiklarini ve bulamadiklarini anlatarak haber merkezinden aileye ulasirlar ve beraber yasamak isterler. Asil hikayemizde burada baslar.

Yazının tamamını okuyun »

  • Share/Bookmark