Haz, 2010 Arşivi

Bazilarinin cocuk yapma ozgurlugu elinden alinmali

Cocuk yapmak, iki bireyin ozgur iradesiyle karar verip eyleme donusturmesiyle olacak seydir normal sartlarda. Disaridan kimsenin buna iyi veya kotu sekilde etki etmesi hem imkansiz hem de mantiksizdir. Fakat bazi durumlar var ki, bu ozgurlugun elinden alinmasi kacinilmaz olan. Ne kadar ozel hayat celiskisiyle basbasa kalsam da bunlari yazarken, dunyaya gelen veya gelecek bireylerin hakkini dusunmeden edemiyorum.

Yine stajdan guncel bir ornekle konuya giriyorum. Ne kadar stajdan  alinmis gibi gorunse de, aslinda bu konuya ne kadar yakin oldugumuzu, gunluk yasamimizda  ne kadar cok benzer ornekle karsilastigimizi goreceksiniz.

14 yasinda bir kizimiz var, ailenin en buyuk cocugu. Aile dedigime bakmayin, anne agir psikyatrik hasta ve klinikte yasiyor, cocuklariyla gorusemiyor denebilir. 9 kardesi var bu kizin. Baba bir sure oncesine kadar cocuklarin sorumlulugundan korkup kacmis, sonra geri gelmis. 9 kardesten bazilari koruyucu ailede, bazilari cocuk esirgeme kurumunda. Yaklasik bir aydir baba 3 cocugu evine almis, beraber yasamayi deniyor. Aksama kadar ailede  zorunlu bakici var. Yaklasik 1 ay once bu kizimiz en kucuk kardesini(1 yasinda) kaybetti (hasta dogmustu) Anne yaklasik 2-3 ay once cocuklarinin bulundugu sehire gelip, bir gun beraber vakit gecirmisti. Iste ne olmussa o sure icinde olmus. Gectigimiz gunlerde annenin yine hamile oldugu duyumunu aldik. Kizimiz bu duruma tepkisiz. Cunku hem bu durumdan dolayi utaniyor, hem de anlamlandiramiyor. Anne ise cocugunu elinden alacaklar korkusuyla ulkeye giris yapmaktan kaciniyor. Yineliyorum, evi yok, cocuklarinin hic birini goremeyen bir anne, ustelik psikyatrik bir hasta.

Yazının tamamını okuyun »

  • Share/Bookmark

Bu aralar…

yazacaklarim o kadar birikti ki.

Bir yandan kafamdan liste yapiyor, yazmak icin firsat kolluyorum. Diger yandan firsati buldugumda yazacak kafada olmuyorum. Yazmayi ozledim. Bu aralar tek yaptigim sey icimden konusmak. Aslinda bunlari yazabilecekken neden icimde konusuyorum onu da bilmiyorum. Hayatimda hic olmadigim kadar kontrollu davraniyor, kendi kendimi her konuda frenliyorum. Kendimi cogu konuda elestiriyor, cogu konuda hakli gorup, pohpohluyorum. Tabi hepsi icimde. Nesem de icimde, huznum de. Telasim da icimde, durgunluklarim da. Konus desen konusamayacak kadar aciz, sus desen susturamayacak kadar hem dolu hem de bosum.

Ne bunalimdayim, ne depresyon. Ne kendimi soyutladim baskalarindan ne de sessizlestim. Aksine cok normalim. Icim daralmiyor, ne bir seylere uzulecek kadar kendimi gucsuz hissediyorum, ne de olaylara tepkisiz kalacak kadar donuk. Dedim ya, iyisiyle kotusuyle hepsi icimde. Kendimi hem iyi hissederken hem kotu hissetmek ne kadar celiskilidir boyle sorguluyorum onu da icimde. Cevabi bulamiyorum. Kendi kendime hic olmadigim kadar durustum belki. Kendimi kandiracak acizlikte hic degilim. Hani bir karar asamasinda olursun, bazen sallantida hissedersin kendini, bazen cok guclu ve kesin kararli olursun ya. Sanki bu ani yasiyorum. Oysa ne almam gereken kararlarim var, ne de herhangi bir konuda yaptigim bir plan.

Hayatim her zaman oldugu gibi tek duze. Gerek aileme, gerekse kendime olan sorumluluklarim hala hat safhada. Son dakikaya kadar elime almiyorum hic bir seyi. Aslinda alip, surunduruyorum. Kendi kendimi irite edene kadar sokuyorum gozume gozume. Yapiyorum hepsini bir bir. Eskiden bunlar icin de cok sikayet ederken, artik alismislik midir, koyvermislik midir dert yanmiyorum ne kendime, ne de baskalarina. Diyorum ya, suskunluklarim da icimde, konusmalarim da. Susuyorsam alismisligimdan midir, yoksa caresizlikten midir bilmiyorum.

 Tek eksikligini hissettigim sey dostlar. Konusmasam bile varliklarini bilmek, hissetmek istiyorum. Belki icinde bulundugum bu yalnizlik beni kendimle basbasa birakiyor, kim bilir. Sokaklara salip kendimi yurumek istiyorum.

Bu aralar yazacak o kadar cok seyim var ki. Ah yazabilsem… Onumuzdeki hafta tum staj raporlarini teslim etmem gerekiyor. Malum 10 ayimi doldurup staji bitirmeme gunlerim kaldi. Cok fazla raporum var ama yapabilecegime inaniyorum hepsini. Ustelik bu sefer kendimi koyverip, bunalim havasi estirmeden. Guclu ve kendimden emin olarak… Raporlarimi teslim ettikten sonra belki icimde konusmayi birakip, yazacaklarimi yazabilirim. Kisa bir sure belki yazamam raporlar nedeniyle, sonrasinda bolca gorusuruz. Selametle…

  • Share/Bookmark

Bayraga Saygi

Dunya Kupasi nedeniyle Hollanda`da her yer bayrak, her yer turuncu. Duraklardaki afislerden, gazetelerdeki reklamlara, satilan kiyafetlerden, binbir turlu urunlere kadar. Adamlar coskulu, adamlar kazanmayi bekliyor. Haklilar, bu neseyi ulkem adina yasamak isterdim. Neyse. Son gunlerde duraklarda asili olan bir reklam panosu dikkatimi cekti. Unlu birinin boxerla fotografi var. Buraya kadar normal fakat boxer turuncu renkli ve Hollanda bayrakli. Ayni sekilde gazetelerdeki hatunlarin g-stringlerine kadar bayrak var. Dikkatimi cekmesinin nedeni benim bunun yasak olusunu sanmam. Saygisizlik olarak gormem.

Hemen sordum staj yerimdeki Hollandali calisanlara: “ Sizin yasalariniza gore bu yasak degil mi, siz saygisizlik olarak gormuyor musunuz”. Cevap gayet sasirticiydi. Hayir, neden saygisizlik olsundu. Yanlis bilmiyorsam Turk bayraginin belden asagi inmesi yasak, saygisizliktir bayraga diyerek ekledim. Ben tum ulkelerde boyle oldugunu sanarken sanirim Turkiye haric hic bir ulkede bu yokmus. Bayrak hassasiyeti bize ozguymus.

Hollandali sozlerine soyle devam etti. Turkiye`de Turk bayragini yaksan seni linc ederler ama kendileri gerek Israil, gerekse Amerikan bayraklarini yakmaktan hic cekinmezler. Saygi beklerken saygisizlik etmek onlara ozgu. Celiskili geliyor yaptiklari diyerek ekledi. Hakli buldugumu soyledim elbette.

Sorun su aslinda. Biz bu konuda bu kadar hassasken, baska ulkelerin umursamamasi, aslinda bayrak yakarak sadece bizi gulunc duruma dusuruyor ya da onlari hassas yerlerinden vuracagimizi dusunurken iplemeyeceklerini hesap edemiyoruz.

Hollandali sunu ekledi sozlerine. Burada Hollanda bayragini yaksan kimse donup ne yapiyor bu demez, karismaz. Ama Turkiye`de olay olur. Aslinda sen olay yaparak hassasiyetini belli ediyor, acik veriyorsun. Ama bunu bilmiyorlar dedi. Hakliydi belki. Ama aliskanlik midir, ya da benimsemislikten midir bilmiyorum fakat hala bayrak konusunda hassasim burada yasamama ragmen. Dona konmus bir bayrak bana hala saygisizlik olarak geliyor, hangi ulkenin olursa olsun.

  • Share/Bookmark