Eki, 2009 Arşivi

Aslinda erkekler daha duygusaldir..

Hani hep soylenir ya, erkeklerin duygusuz, tas kalpli oldugu. Farkettim ki bu sadece bayanlarin uydurdugu bir palavraymis. O guclu gorunen bakislarinin, dik duran omuzlarinin altinda bir baska erkek yatarmis. Uzerlerindeki “sen erkeksin, sen aglamazsin. sen erkeksin, guclu durmalisin. sen erkeksin, sana bisey olmaz” gibi baskilar aslinda onlari guclu gorunmeye iten nedenler.

Nereden cikti bu diyebilirsiniz. Anlatacagim…

Staja ilk alindigimda korkmustum 90%in erkeklerden olustugunu duyunca. Cunku benden kucukte olsa sorunlu ya da zor erkeklerle iletisim kurmakta pek aliskin degildim. Kizlarin daha kolay olacagini dusunuyordum hep. Baslangicta erkeklerin daha soguk bakislari, hemen iclerini acamama halleri beni korkumda hakli cikardi. Kizlar daha uysal kendi hallerinde sordugun soruya cevap veren, erkeklerse daha cok seninle muhattap olmak istemeyen ve sordugun sorulara daha gec cevap verenlerdi. Ilerleyen gunlerde, haftalarda gordum ki, kizlar duygularini cok uc noktalarda yasiyorlarmis. Kimisi icine kapanip hic konusmazken, kimisinin diline vurup hic susmuyor, kimisi agresiflesip, kimisi seninle muhattap olmak istemiyor. Ve kestiremiyorsun bu duygu degisiminin ne zaman olacagini. Erkeklerdeyse durum cok farkli. Duygularini belli etmeseler bile sana guvenebileceklerini hissettikleri an kendilerini rahat birakabiliyorlar. Hani kadinlar daha cok guven budalasidir ya, erkekler bence kadinlardan daha cok guvene duskun, daha cok inanmak istiyorlar karsilarindakine. Muhabbeti daha cabuk kurabiliyorsun, bir oyunla gonullerini kazanabiliyorsun. Cok cekingen olup, konusmaktan utanan ama bir o kadar “havali,burnu havada” gorunenleri var aralarinda. Ya da her gun dayak yedigi halde gulumseyerek iceri giren, muhabbet eden, nasilsin diye sordugunda cok iyiyim diye cevap veren biri… Notlari dustugu icin mutsuz ama yuzunde guller acani da var aralarinda… Hepsi gorunurde ” iyi” fakat iclerinde mutsuzlar, bir dertleri var. Konusamamak gercekten kotu, ya da duygularini belli edememek.

Demek istiyorum ki, erkekler duygularini gostermedigi ya da gostermeyi bilmedigi icin aslinda onlar duygusuz ilan ediliyorlar cogu zaman. Kim bilir belki onlar da duygularini belli etmek isteyip bunu beceremiyorlar. Bunu bile bile onlardan fazlasini beklemek, ya da bir hatun gibi olmalarini istemek aslinda bencillik. Sen nasil bir hatun olarak onlar gibi duygularini gizlemeyi beceremiyorsan, onlardan da duygularini belli etmelerini beklemeyeceksin.

Sirf bu nedenle sanirim su an stajda erkeklerle iletisim kurmak cok kolay gelirken, kizlarla iletisim kurmakta zorlaniyorum. Kendime sasiyorum. Baslangictaki korkumla su an ki halimden eser yok. Hatunlarin duygu degisimlerine yetisemezken, erkeklerin duygularini aciga cikarmayi daha kolay becerebildigimi dusunuyorum.

Cok sey ogrendigimi farkettim yine (:

  • Share/Bookmark

Ünlü ama ünsüzlerde yasamak…

Bir sanatcinin ya da unlunun en buyuk kabusudur heralde taninmamak, ya da alistigi ilgiyi gorememek. Ne kadar sIkIldIklari zaman kacmak istediklerini dile getirseler de ilginin bir sure sonra onlarin yasama kaynagi oldugunu dusunuyorum. O nedenledir ki verimi biten bir unlu ilgisiz kalinca daha baska yollara girip olume terkeder kendisini. Sonlari hazindir..

Unlusunuz ve yurt disina tatile gittiginizi dusunun. Ilgi yok, sizi taniyan kimse yok. Bu sizi bir kac gun memnun etse de bir sure sonra rahatsiz edecektir. Pohpohlanmak isteyecek, eski duzeninizi arayacaksinizdir. Bu yuzden uzun sureli bir unlu yurt disinda yasayamiyor sanirim.

Gecen hafta calistigim yere (irkini bilmedigim) bir erkek geldi. Gayet bakimli ve guzel giyimliydi. Dili yoktu, Ingilizce konusmaya calisiyordu fakat benden kotu de ingilizcesi vardi. Yardim etmemin sonucunda tesekkur etti ve bir film cekimi icin buraya geldigini soyledi. Ilgisizlik miydi ona bunu dedirten, ya da unlu oldugunu vurgulamak miydi amac bilmiyorum ama, tanimadigim icin (ki tanisam da tanimamazliktan gelirdim. unlu pesinde kosacak cagimi coktan gectim:) ) gulumsedim, umursamadim ve isime devam ettim.

Ayni sekilde gectigimiz yillarda  o donem gittigim muzik okulunda verdigimiz bir konserde Turkiye`den bir sanatcinin geldigini ogrendim. Adini ilk defa duymus, tipini bile bilmiyordum. Arkadasla koridorda yururken oturan birinin onunden gectik fakat bizim icin izlemeye gelen siradan biriyken, daha sonra etrafina toplanan kalabaliktan ogrendigimiz kadariyla o gun Turkiye`den getirilen misafir sanatciymis kendisi. Onunden gecip umursamamak ona neler hissettirdi bilmiyorum.

Ama unluysen unsuzlerde yasamak zordur diye tahmin ediyorum:) Bir gun unlu olursam tum hislerimi burada paylasacagim:p

  • Share/Bookmark

Damak tadi kalitsal midir?

Var midir anne yemegini sevmeyen, ya da disarida yediklerim evdeki yapilanlardan daha lezzetti diyen? Sanmiyorum:) Dogdugumuz andan itibaren anne sutuyle beslenir, buyudukce anne yemeklerinden tatmaya baslariz. Hatta oyle yemeklerle karsilasiriz ki, annemizin yemeklerini mumla arariz. Ozellikle onlardan uzakta isek…

Acken insan gozu hic kimseyi, hic bir seyi gormez ya, o aclikla eve gelip yemege saldirdim ve annemi dunyanin en iyi ascisi ilan ettim. Disarida yemek yemekten hoslanmayan ben, annemden baskasinin yemegini kolay kolay yiyemiyorum. Tabiyki onume geleni geri cevirmem ama damak tatlari bana hitap etmiyor cogu disarida yediklerimin. Ya bir seyler eksik, ya da fazla oluyor sanki. Tarif edemedigim bir farklilik. Belki de annemin elleri eksik, odur onu farkli yapan, bilmiyorum.

Farkettim ki yaptigim yemeklerin tatlari anneminkine benziyor (ne kadar becerebilirsem artik). Kullandigim tuz oranindan attigim baharata kadar hersey annemin tadini ariyor, buluyor.

Annem de benim sevdigim baharatlari sever,annem de benim gibi tatli sevmez annem de benim kullandigim kadar tuz kullanir vs. Muhtemelen ananem annesinden oyle gordu, annem de annesinden, ben de annemden. Bilmiyorum ama bunu dusundukce ve ayni tadi aradikca damak tadinin kalitsal oldugunu dusunmeye basliyorum.

Yaniliyor muyum? :)

  • Share/Bookmark

Unutkanlik

Bir insanin yasadiklarini unutmasi kadar kotu ne olabilir ki? Sanki hic yasamamis, sanki hayatinin o bolumunde hic var olmamis gibi.

Stajda yaptiklarimi ileride raporumda kullanmak adina dikkat ceken veya farkli deneyimleri not ediyorum gunluk. Iki haftadir ihmal ediyorum,gunluk degil de bir kac gunde bir yazmaya basladim. Bugun, dun ne yaptigimi yazacakken hic bir sey hatirlamadigimi farkettim. Oysa aksam eve donerken yazacak bir seylerimin oldugunu ve eve gidince not edecegimi planladigimi hatirliyorum. Yaptiklarimin en ufak bir bolumunu bile hatirlamamam dusundurucu. Onemsiz olsa idi yazmayi planlamazdim.

Unutmam benim yaptigim isi rutinlestirip ayni gormemden midir, yoksa onemsiz buldugumdan midir bilmiyorum ama kendimi fena bunamis hissettim.

Devam etmemesi dilegiyle…

  • Share/Bookmark

Yaptigin iste profesyonel olmak

Yaptigim islerde hep elimden gelenin en iyisini yapmaya calisir, gelmeyeni zorlar, genelde goze batacak sekilde de kendimi gosteririm. Bu biraz mukemmeliyetcilikten, biraz da sorumluluk hissinden kaynaklanir. Tabiyki baskalari icin degil, kendim icin yaptigim isin iyisini yapmak isterim.

Son iki haftadir bundan uzak durdugumu dusunmeye basladim. Ne kadar boyle degil dense de otoriteler tarafindan.

SIk sIk bahsediyorum stajimla ilgili konularda. Haftada 4 gun staj yapinca malzeme de bol oluyor. Baska insan gormuyorum cunku. Neyse, konu bu degil.

Bir cocuk var (14 yaslarinda),surekli uvey babasindan dayak yiyen, kor kardesini her gun disari cikarip oynatmak zorunda kalan ve istemedigi zaman tekrar dayak yiyen… Annesi buna ragmen oz cocugunu korumuyor, evden alinmasini istiyor kocasiyla ve kor kiziyla oturmak icin. Aslinda koruma ic gudusuyle cocugun evden alinmasini istiyor fakat baska bir adamin cocugunu dovmesini engeleyemiyor ve o adami evden atamiyor, atmak istemiyor. Iste sorun da bu dusunceler. Gecenlerde bu cocuk uvey baba tarafindan tehdit edilmis olduresiyle dovulmek icin. Anne bir hisimla ariyor ve evden alin diyor. Bunun uzerine 1 haftadir bu cocugu dusunuyorum. Oyle de masum, oyle de sicak ki… O kadar yaramazligi, saygisiz, terbiyesizligi dikkat ceken erkekler arasinda en melegi diyebilirim.

Bir haftadir kafami kurcalayan, hem okulda hem de stajda dile getirdigim, yardim istedigim sorun su; benim dusunceme gore eger profesyonelsen duygularini bir kenara birakip isine yansitmaman gerekli. Fakat hem hocamdan hem de stajimla ilgilenen kisiden ogrendigim kadariyla profesyonellik duygulardan arinmis olmak degilmis,  aksine insan duygularini bir kenara koymamaliymis yeter ki isini etkilemeyecekse. Korktum… Acaba o cocukla ilgilenip goze batar miyim, acaba bir gun karsima boyle bir aile gelirse annesine tepki verir miyim diye. Sanirim staj yapmanin faydasi bu, seni hazirliyor ve onune ornekler sunuyor.

Bunun disinda bir cocuk var (yine 14 yaslarindadir muhtemelen). Kendisine ADHD teshisi  konmus fakat ailesi cocugun ilaclarini kullanmasina izin vermiyor eroin etkisi yaratiyormus diye kulaktan dolma bilgileriyle (evet musluman bir aile). Ilaclarini kullanmayan bir ADHDli cocuktan ne beklersin ki? Hoplar ziplar, gununu burnundan getirir, konsantrasyon olamaz yaptigi hic bir iste, eger ki aile de ilgisiz ve cocugunu sokaga salmissa serserinin biri olur cikar. Aynen soyledigim sekilde, agzindan kufur eksik olmayan, saygisiz, yerinde duramayan, akli tamamen penisinde (ergenliginin de getirdigi etkiyle), hijyenden yoksun, cekilmez bir cocuk. Muhattap olmak istemiyorum, hatta konusmak bile istemiyorum ama kendimi de zorluyorum alismak icin. El sIkmak istemiyorum geldiginde, cunku goruyorum elinin nerelerde gezdigini ve benim gibi biraz temizlige duskun biri icin zor, ayrica disiplini severim, soyledigimin dinlenmesini de isterim. Bu cocukta soyledigim, dusundugum hic birseyi basaramiyorum ve kendi kendimi yiyorum. Stajimla ilgilenen kisiye de sordum, ben bununla ilgilenmek istemiyorum ama ileride ya bunun gibi birileri bana gelirse diye… Bana soyledigi suydu; “Kimseyi sevmek zorunda degilsin, kimse de seni sevmek zorunda degil. Sadece yapman gereken yeri geldiginde mudahale etmek ve ona bunu hissettirmemek, dile getirmemek” idi..  Hakliydi aslinda.. Yine de “o aslinda hasta ve ilaclarini kullanamiyor” fikri kendimi cok kotu hissettiriyor. Profesyonelligin tanimini yapamiyorum kendime bu gibi durumlarda. Yaptigim isi iyi mi yapmaliyim yoksa yaptigim isten zararsiz mi cikmaliyim.

Ogrenecegim cok sey var ama bunlari sorgulamanin beni daha ileriye goturecegine inaniyorum..

  • Share/Bookmark

Kim bilir…

Cogu zaman “kim, nerede, ne yapiyor su an acaba” diye dusunuyorum.  Aslinda bu merakli olmamdan cok, halime sukretmekten kaynaklaniyor. Dusunsene su an siradanliktan, belki can sIkIntIsIndan sikayet ederken, bir yerlerde kimilerinin hayata gozlerini yumdugunu, sevenlerinin agladigini, intihar etmeyi dusundugunu ya da sevgilisinden ayrildigini, hastaliga yakalanip yataklarda oldugunu… Ya da tam tersi belki birileri su an evleniyor, belki bazilarinin cocugu oluyor, kimisi de sevgilisiyle uyuyor suan.

Insanlar, yasamlari, hersey farkli.

Kim bilir suan yan dairede ya da dunyanin ucunda bir yerde neler oluyor, kim bilir su an kimler mutlu, kim bilir su an mutluluk kimlere sirt ceviriyor…

Sukretmek gerekiyor sanirim sahip olduklarina. Iyisiyle, kotusuyle…

  • Share/Bookmark

-Gözlem/ Yorum- Bir kina gecti üzerimden..

Dun de belirttigim gibi arkadasin kinasi vardi bugun ve ziyaret ederek arkadaslik gorevimi yaptim. Gorev diyorum, cunku bu tur ziyaretlerden zevk almiyorum. Dugundur, kinadir bana cazip gelmeyen ama ileride belki zorunlu basrolde olacagim aktivitelerdendir.

Neyse ki is yorgunu ben, ne giyeyim ne takip takistirayim,ne sureyim derdinden sonra gayet sade halimle kinada bulundum. En kuytu koseye bir sandalye cekerek gorunmemeyi planliyordum. Boyle zamanlarda genelde katilan degil, daha cok gozlem yapan taraf olmayi tercih ederim. Ve oturdugum koseleri de nereden ne kaparim mantigina gore secmeye dikkat ederim:)

Yaptigim izlenimleri anlatmak istiyorum. Belki aranizda kina gecesi gormemis olanlar varsa nasil bir ortam gozunuzde canlandirmaya yardimci olacaktir:)

1- Salondaki 99.99% hatun kitlesi:

Bir salon dusunun, icerisinde sadece anneler, teyzeler, bacilar, halalar, kaynanalar, gelinler, genc kizlar ve kiz cocuklari var. Pist dolup tasasiya hatun kayniyor ve hepsi tum marifetlerini koselerde oturan teyzelere sergiliyor (ki ogullarina rahatca begensinler).

2- Mekanda bulunan erkekler:

Bu hatun dolu mekanda sadece orkestra erkeklerden olusuyor, damat ve sadicta bu mekanda bulunup gobek atanlari seyrediyorlar. Erkek olsam sirf bu ani yasamak ve o kadar hatun dolusu mekanda tek erkegin kendim oldugunu hissetmek icin bile evlenmeye yeltenebilirdim. Ama o kadar hatunu gordukten sonra evlenmekten vaz bile gecebilirdim. Simdi sanir misiniz siz ben kina yaparsam bir gun esimin de kinada bulunacagina izin verecegimi? Pisssiiikkk:p Sukur ki bizim adet ve goreneklerimizde erkek kina da bulunmaz, hatta erkek olan hic bir canli kina da bulunmaz:) Bazen kendi yorenin adetlerini uygulamak iyidir.

3- Pistte dans eden hatun profilleri:

Bazilari sadece kendilerinin en guzel dans ettigini dusunup bunu dansina, pistte dans etmeyi sectigi yere kadar belli edenlerden tutun, muhtemelen tum gun kendisini bu gece icin hazirlamis, kendisinin en guzeli oldugunu dusunen hatunlara kadar, ergenlik caginda veya cocuk yasinda yuzunu boyaya bulamis ama genc kiz ozenenler, muhtemelen koca arayip etraftaki anneleri suzenlere kadar neler var neler… Of diyorum, hem de ne of:) Bunlarin arasinda bir grup var ki onlari asagida ayrica aciklamak istiyorum:)

4- Yeni gelin olmus, iki kollari da altin dolu hatunlar:

Madem o kadar takip takistiriyorlar, hakkini verip ayri bir konuda toparlamak gerek. Altina ayip olmasin:p Bir mekanda (neresi olursa olsun farketmez ama favori mekanlari dugunlerdir bu cinslerin) kollari boyunlari altin dolu hatun gormusseniz bilin ki yeni evlidir. Gorgusuzdur, etrafina “bakin bana ne kadar cok altin taktilar” gosterisi yaparlar. Tabiyki kimisi kaynanalari tarafindan bu tavsiyeyi alir ki es dost gorsun ne kadar cok altin taktiklarini diye… Ve bu grup yeni gelinler genelde pistte yeni gelin edasiyla kollarini yanlara dogru acarak ve altinlari singirdatarak dans etmeseler bile pist doldururlar:)

5- Gelin analari:

Bilirsiniz ki kina gecesini kiz tarafi duzenlerken, dugunu erkek tarafi yapar. E tabiyki dugunde takilanlar erkek tarafininken, kina da anne eline sIkIstIrIlanlar kiz tarafinda kalir. Anne bunu bildigi icin genelde salonun ozellikle kapi taraflarini secer ki misafirler giderken kapida yakalasin, birazcik hatir gonul derken gelin annesinin zamaninda takmis oldugu para, altinlarin öndücünü misafirlerden alabilsin. Cok fesatlastigimi dusunmeyin, gercekten bunu dusunup yapiyor cogu. Muhabbetlerine calistigim dukkanda da rastliyorum.

6- Yiyici tipler:

Bazilari sadece oturdugu yerden masadaki ikramliklari sömürmekle mesguldur. Hatta bugun hatunun birinin leblebi yeyisini takip ederken kendimden gecmisim. Elin tabaktan agiza gidis hizini izlerken hipnoz edilmis gibi oldum, varin siz dusunun kalanini:)

7- Gelinlik kiz arayan anneler:

Neden kinalari sevmedigimin baslica nedenlerinden biridir. Oturduklari yerden sanki karpuz secermiscesine dans edenleri izleyip aralarindan hatun secmeleri ne kadar sinir bozucudur tahmin edebilirsiniz. Bu hamamda kiz begenmekten bile daha beter.

8- Orkestra :

Orkestra artik o kadar alismistir ki bu hatunlarin icinde bulunma durumlarina, artik onlari erkek gibi degil daha cok bayan gibi goruyorum ben. Hal ve tavirlari, cevirdikleri muhabbetler bile hatunumsu.Esimin kesinlikle dugun sarkicisi ya da calgicisi olmasini istemezdim. Ki olamazdi da boyle biri esim:) Ozellikle yakisikliysa orkestra elemanlarindan biri, kesisini ve laf atmalarini hangi es kaldirir bilemiyorum:) Bekar erkekler tercih edebilirler tabi:)

9- Muzik:

Sarkilara gelince, halayindan oyun havasina, horonundan, kol bastisina, agitindan popuna, oryantalinden yabancisina her telden caliniyor ve bir sure sonra muzik dinlemekten nefret eder hale geliyorsunuz. Ki bugun  bir ara kulaklarimi kapadigimi hatirliyorum. Bir de kina yakma ani vardir ki, “kinaaayi getiiirrr aneeeeyyy, kinayiiii getiiirrr aneeeeeyyyy” vazgecilmezlerdendir. Bir de elbette “annesiniiinnn bir tanesiniiiiii hor gormesinleeerrr” var. Bu basladigi an zaten annenin gozunden yaslar sipir sipir damlamaya baslar:) Neden bu sarkidir ozellikle bilmiyorum:)

10- Kina yakma ani:

Ve o igrenc an. Etrafinda bir suru kisi deli danalar gibi ellerinde mumlarla dolanir, aglatmak icin ugrasirlar ve dizinin dibine egilip kinani yakarlar. Ve tabiyki avucunu acmazsin, oraya bir tam cumhuriyet altini (pardon ceyrek:p) yakisir:) “Gelin avucunu acmiyooooorrr” E gelsin kaynana da doldursun o avucu:p (bugun ki dugunde tam tersi erkek avucunu acmadi:/ )

11- Aglama sonrasi dokulen kurtlar:

En anlamadigim kisim bu. Abi sen az once hungur hungur aglarken simdi nasil kalkip oynayabiliyorsun ki? Kalkip suratina cakasim geliyor gelin kim olursa olsun. Aglamissan azicik agirligini bil ve otur, ananin aglamasina saygi goster hatun. Neyse ki gelin tek kalmayip dakikalarca kurtlari icinde biriktiren diger tum genc hatunlar ayni anda kalkar ve atilir o gubecikler.

12- Illa ki kalk sen de dans et israrlari:

Bu bir kina gelenegidir. Gencsen oynamak zorundasindir. Oturdugun an kolundan bacagindan cekistirilirsin. (Neden kuytu kose aradigim ortaya cikiyor sanirim:p)

13- Dagilma ani..

Opulur koklasilir ayrilinir diye umut ediyorum. Hic sonuna kadar sabredip kalmadim bir kina gecesinin:p Hep kina yakilir yakilmaz kactim, bugun de oldugu gibi. O yuzden gozlemim burada eksik kaliyor:p

 

Kendime notlar, cikardigim sonuc:

1-Kina gecesi yapilmayacak, kina kesinlikle o ele degmeyecek.

2- Ola ki kina yaptin hatir gonul almak icin, buna sadece yakinlar gelecek ve kesinlikle salon ortaminda olmayacak.

3- Kendi keyfime ve zevkime gore bir bekarliga veda partisi duzenlenecek, sadece yakin arkadaslarimin bulundugu. Pijama partisi havasinda rahat bir ortamda 24 saat surecek bir eglence olacak. Erkek sinek ve yasini basini almis kimse bulunmayacak elbette.

4- Kina gecesi yapilirsa es kesinlikle oraya sokulmayacak.

5- Kinayi getir aney soylenmeyecek:p

6- Dugunden onceki gun kina gecesi veya eglence yapilmayacak. Bir hafta oncesi idealdir.

7- Coluk cocugun boyle gunlerde isi yok.

 

Yeter heralde simdilik ya, aklima gelirse eklerim daha:) Bugunluk gorduklerim ve ogrendiklerim bu kadar:)

  • Share/Bookmark

Yine bir günün sonu…

Gunlerdir az uyumanin etkisiyle sabah kendimi iyi hissetmesem de okula gittim. Staja 11 de gittigim icin bunun vermis oldugu rahatlik okul gunlerinde yok. Sabah 8.30 da okulda olmak ve bunun icin 7kusur de uyanmak zaten kurdugum duzeni alt ust etmeye yetti. Neyse ki sonunda okulda insan gorecegimi ve azicikta olsa beni mutlu edecegini dusundugum icin kendimi  motive etmeyi becerdim ve gittim:)

3 kisi sunum yapacakti ve ikinci olarak ben ciktim sinifin karsisina. Isguzarlik midir, mukemmeliyetcilik midir adi bilmiyorum ama hoca sadece methodlarin sunumunu yapmamizi istemisken ben tum sistemi anlattim ve raporumu da verdim. Hoca sasirsa da “yaptin kurtuldun” diyerek beni rahatlatti:) Kendimden nefret edesim geldi bir an fazla yaptigim icin ama olsun. Sunum iyi gecti, heyecanliydim ama bunu yenmesini becerim. Sorulan tum sorulara cevap vererek hocanin begenisini aldim. Kurtulmustum, rahatlayarak gunun geri kalaninin zevkini cikarmak icin planlar yaptim icimde.

Yapacagim ilk is elbette uyumak olacakti. Evet geldim oglen saatlerinde ve biraz nete bakarak gozlerin de kapanmasiyla uykuya daldim. Aslinda bugun Manga`nin konseri vardi ve gitmeyi cok istiyordum, son anda fikir degistirerek bugun iptal ettim. Pisman miyim, bilmiyorum. Kismet:)

Aksam annem apar topar uyandirdi ve komsu oglunun geleceginin haberini verdi. Kardesimin odasina alinan esyalari kuracakmis. Sectigi gunun cuma olmasina icerlerken, yapacak pek falza birseyim yoktu. Geldi ve tum cuma dinlenme planimi yalan etti. Neredeyse gece 2ye kadar kurmakla ugrasti sagolsun ve ben de yaninda durmak zorunda oldugum icin aksamimi rezil ettim:)

Yarin is var, gitmek istemiyor canim. Aslinda hic birsey yapmak istemiyor canim ama olsun. Insan gormek guzeldir diyerek avutuyorum kendimi:) Aksam evde degilim, arkadasimin kinasi var.  Cok kalmayi dusunmesem de duruma gore bakacagim. Eve gelip uyumayi planliyorum simdiden ama gorecegiz:)

Aslinda yazmak istedigim cok sey var ama canim yazmakta istemiyor:) Sanirim orta yas bunalimina girdim:p Gecer ama, cok surecegine inanmiyorum:)

  • Share/Bookmark

Bugun ogrendiklerim, yarin yapacaklarim..

Aslinda uykusuzluktan oluyorum ama bir sey yazmadan da yatmak istemedim. Cuma gunune yetistirmem gereken yaziyi ve sunum yazisini hazirladim. 2 sayfa yazar gecerim derken 5 sayfa ciakarmisim, kendimden korkmaya basladim. Nasil toparlayacagimi bilmiyorum, hele ki sunum icin 5 sayfa biraz fazla olacak. Neyse ki sunum disinda da hoca yazi istedigi icin her ikisine de kullanabilecegim.

Bugun ogrendiklerim:

1- Gunun nasil baslarsa baslasin nasil bitireceginin garantisi yok, super baslayip berbat bitirmekte, berbat baslayip super bitirmekte mumkun. Lakin siradan baslayip kotu bitirenlerdenim bugun.

2- Ne olursa olsun isteyipte yapamadigim sey yok, saat kac olursa olsun. Kendime guveniyorum.

3- Hala canim konusmak istemiyor kimseyle.

4- Cok sevdigim bir arkadasima gonderdigim mesaja aldigim cevap ve mesafe ne kadar uzun olursa olsun kopmayan bagin verdigi mutluluk. (bunun uzerine yazi yazarim sonra belki(: )

Yarin yapacaklarim:

1- Sabah hediye paketleme ve cicek alma. (stajdaki calisan icin)

2- Vakit yaratip stajda son yaziyi bitirmeli ve hocaya gondermeli

3- Aksam powerpoint ve handout hazirlanmali sunum icin

4- Kalan vaktimi sadece sunum icin harcamali ve uyumali.

Iyi geceler bana:)

Gununuz umarim gozunuzu actiginiz andan itibaren guzel baslar ama guzel  de biter(:

  • Share/Bookmark