Iki gundur yazacak cok seyimin olmasina ragmen, yazmaya elimin gitmemesi sanki geleceklerin habercisi gibiydi.
Aslinda gune pekte iyi baslamis sayilmazdim. Bir seyler oldugundan degil de, klasik pazartesi sendromu sanirim. Sevmiyorum hafta baslarini. Ozellikle her pazartesi gunediger gunlerden erken baslamak ve 3-4 saat arka arkaya toplantiya girmek insani fazlasiyla geriyor. Germese de yoruyor. Her pazartesi kalabalik olan mekan, bu sefer son derece sessiz, fazlasiyla sIkIcIydI.. Bunu bahane bilerek kafa dagitmak ve kendime gelmek icin resim cizmeye basladim. Basladim mi tutamiyorum kendimi ki 2 saat bir seylerle de ilgilensem o resimi bitirinceye kadar devam ettim cizmeye. Neyse…
Sonunda aktivite zamani geldi catti. Pazartesi gunleri 1 bucuk saat kizlar gunudur. Cesitli aktiviteler olur katilmalari zorunlu olan. Bu bazen el becerisi, bazen yazili alistirmalar, bazen drama turu, bazen oyundan olusur. Bu sefer ki aktivitemiz “beauty day”di.. Baslangicta sakin ve pek ugrasmayacagim icin, daha dogrusu gunu cabuk bitirmek icin sevinmistim. Nedense icimde ilk defa stajda bir huzursuzluk, bir mutsuzluk vardi ki simdiye kadar hic boyle hissetmemistim. Icime dogdu belki de bilmiyorum…
Her sey guzel baslamisti aslinda. Mekanda iki hatun masada suslenirken, uc hatunsa koltuga yayilarak suslenmeyi tercih ediyordu. Benle beraber orada calisan bir hatun daha vardi. Ben masadaki (sessiz,sakinlerle) hatunlarla oturup kendime oje surdurturken, diger calisansa digerleriyle beraberdi.
Ne olduysa telefon gelmesiyle oldu… Diger calisan malzemeleri bosa kullandiklari ve savurduklari icin dikkat etmemi soyledi ve digerlerinin yanina gittim. Hosnut degildi bir tanesi (en zoru, problemlisi) cunkupullu alligi savurup sebeklik yapma niyetindeydi. Neden oraya oturdugumu, suslenmek mi istedigimi sordu. Hayir dedim, izledigimi soyledim ve elindekini birakmasini da. Birakirsin birakmazsin muhabbetinden sonra vermek zorunda kaldi.
Aralarinda muhabbet donuyordu ve bir kelime uzerine yogunlasmislardi. Dikkat etmemistim aslinda o an gozum kapida oldugu icin fakat sonra bana da soru yonelttikleri icin hazirliksiz yakalandim. Kelimenin ne oldugunu unuttum ama hos olmayan bir kelimenin baska bir adi imis (ki soyleyebilecegim bir kelime degil). Bir dili sonradan ogrenmis biri olarak tum kelimelerin es anlamlilarini bildigimi soyleyemem. Ne kadar universite seviyesinde dilim olsa da cok eksigim var ama bunu ogrenmek icin zamanim ve sabrim da var. Dili sonradan ogrenip konusan birinden dort dortluk o ulke vatandasi gibi konusmasini bekleyemezsin zaten. Neyse…
Soyledigi kelimenin ne oldugunu bilmedigimi soyledim acik acik. Bunu firsat bilecegini biliyordum ama durust olmak istedim, ne gerek vardi ki yalana ya da o an onu susturup devam etmesini soylemeyi de bilebilirdim. Bilmedigimi soyleyince uzerime gelmeye basladi. Baslangicta umursamadim, duymamazliktan geldim cunku cevap versem daha kotu olacagini dusundum. Yanindan kalkip gitmek istemedim meydani ona birakip “kacirdim hahaha” zevkini ve dusuncesini tattirmamak icin. Susarak yanlis yapmisim ki dalga gecmesinin uzerine bir de saygisizligi ekleyince dayanamadim. Elindeki copleri etrafina sacip, her tarafa yaymaya, ojeleri bir birine karistirmaya basladi. Uyardim, dinlemedi. Fisir fisir konusup gulmeye basladi. Sinirlendim ve toplamasini soyledim yuksek sesle. Toplamadi ve agiza alinamayacak sozlerle karsilik verdi bagirarak. Dalga gecmesini bir yerde anlayabilir ve karsi koyabilirdim ama saygisizliga ve kufure gelemem. Duydugum an onunla ilgilenen kisiye gidecegimi soyledim ve ilerledim. Ilerlerken tamam tamam topayacagim sesini duydum fakat is isten gecmisti.
Kapidan nasil ciktim, nereye gittim hatirlamiyorum ama bir insanin sinirlarinin bu kadar test edilebilecegini soyluyorlardi da yasamayinca inanamiyordum. Ilk defa kendimi o kadar sinirli gordum ki dayanamayip ellerimin ayaklarimin titremesine sahit oldum. Ayna karsisina gecip nefes alip vermeye basladim. Gozumden yaslar akiyordu, tutamiyordum. Yuzumu yikayip geri donmeyi denedim ama olmadi. Sinirime hakim olamayinca onlarin gozu onunde aglamak istemedigim icin oradan uzaklastim.
Tabiyki ben bunlari yasarken kapidan ciktigim an telefonda biriyle gorusen diger calisan hatun iceri girip olaya mudahale etmis. Ne konustu bilmiyorum ama sert oldugunu ogrendim. Diger gruba girip nefes alip vermelere devam ederken orada da tutamadim kendimi. Bir erkek cocugunun agladigimi farketmesi ve uzgun gozlerle bakmasi zaten beni dagitmisti. Oradan beni alip baska odaya goturduler ve bir sure konusup kendime gelmeye calistim.
Sonuc ;
Gunun sonunda ogrendim ki olayi yasatan iki kizin agir sekilde uyarildiklari ve yarin benimle aralarini duzeltmek zorunda olduklari yoksa hic bir aktiviteye katilamayacaklari soylenmis. Birinin (olayi cikaran) bu hafta konusmasi varmis ogretmeni ve kaldigi yurtla. Orada da soylenecekmis kendilerine. Bir kac ay boyunca hoslandigi aktivitelerde bulunmama cezasi da verilecekmis kendisine. Buna neden oldugumdan oturu uzgunum fakat kendisinin ilk olayi olmadigi icin tecrube etmesi ve grup calismalari yapabilecek duzeye gelmeden aktivitelere katilmamasi gerektigi yoksa digerlerini de etkiledigi soylendi. Haklilardi..
Bana kendi sinirlarimi korumam gerektigi ve boyle bir sinyal aldigimda hic bir sey dusunmeden hemen orayi terketmem gerektigi, sorumlulugun onlara ait oldugu icin bunu dusunmemem gerektigi soylendi. Yalniz bile kalsalar eger rahatsiz olursam gitmem ben icin en dogrusuymus. Cunku benzer bir deneyim bana korku yasatacagi gibi, cekingen yapabilirmis. Zor bulduklarimla istersem muhatap olmayacagim da soylendi. Problemi kisisel almamam gerektigi de vurgulandi elbette. Zaten normal bir cocuk olsa bulundugum yerde ne isi var. bunu anlayabiliyorum elbette. Okulda problemli, ailesi tarafindan istenmeyip yurtta kalan, herkesle kavga edip gecinemeyen bir kiz. Elbette kisisel algilamiyorum ama insanin beklemedigi anda bu tur seyler yasamasi insanin canini acitiyor.
Neyse;
Hani gecenlerde yazmistim ya, duygular ile ilgili bir yazi. Ekleme yapmak istiyorum ona. Kizlar “sinsice” hareket edip, seni arkandan vurmaya, acigini yakalamaya calisirken, erkekler daha “direkt” sozler sarfedip kizlar kadar incitici olmuyorlar. O yuzdendir ki erkekler kizlara gore daha samimi geliyor ne kadar yaramaz, ne kadar kufurbaz, ne kadar senden nefret bile etseler.
“Cok sevdigim isimin” ne kadar canimi acitacagini bu hafta iki kez tecrube etmis oldum. Gecenlerde kendime dedigim gibi, evde oturup ileride ev hanimi olmak belki en guzel en stressiz is. Zaten “beceremedigim” bir is…
Bu tur seyleri yasamak beni yildirmaktan cok guclendirir aslinda ama hevesim kirilir bir sure… neler olur neler biter yarin ve sonraki gunlerde bilmiyorum ama canim aciyor sanirim. Yaziyi bu kadar uzatmamin nedeni de anlatarak, daha dogrusu kendi kendime konusarak belki biraz hafifletmek bunu. Ne kadar basarili bu konuda elbette dusundurucu…
Basim agriyor, yarini bekliyorum keyifsizce…