Eyl, 2009 Arşivi

Gitmek gerek bazen…

Ne sonbahar sendromu ne de herhangi bir derdin disa vurumu. Kacmak, insanlardan uzak kalmak gibi bir niyetim de yok oysa. Merve ile konusurken bugun uzaklara, bilmedigin yerlere gitmenin  verecegi huzurun hayalini bile kurmak beni mutlu etmeye yetti. Anlik bile olsa kacmak, uzaklasmak…

Bazen kendimi bir cemberin merkezinde hissediyor, etrafimda da surekli beni komuta eden ya da bana bir seyler anlatan insanlar varmis gibi hissediyorum. Her birinin elinde bir ip, her biri beni kendine dogru cekiyor ama cemberin sekli bozulmasin diye hic birinden kopamadan arada savrulup duruyorum.

Insanlari kiriyorum, bazen bilerek bazen istemeyerek… En cokta sonradan pisman olmak beni uzuyor. Telafi etmeye ugrasmak fakat yine de soylenilen sozlerin acisinin sonradan cikmasi ne yaparsan yap kendi icinde telafi edemeyecegin yaralar aciyor.

Hani insanlar hatalarindan ders almali, asla pisman olmamali derler ya, ben hatalarimdan cok pismanliklarimdan ders aldigimi anliyorum boyle zamanlarda. Keske dedigim zaman tekrarlamadigimi, daha dikkatli oldugumu goruyorum. Oyleyse keskelere duyulan nefret bende islemiyor demek ki.

Gitmek, uzaklara…

Dusun, ara sira derdin tasan oldugunda kacabilecegin, kendinle bas basa kalmak istedigin zamanlarda, ya da sevdiklerini misafir edebilecegin herkesten uzak ufak bir evin, hatta evin de olmasin kluben olsa fena olmazdi degil mi? 

Keske dunya tek benim ve sevdiklerimin etrafinda donse de beni, bizi uzecek hic etken kalmasa. Gerci oyle olsa belki bir birimizi yerdik can sIkIntIsIndan kim bilir. Yine de isterdim cemberimin icine kimseyi sokmamayi.

Ileride bir yayla evi alma hayalim var. Kismet olur da alirsam kacacagim yer belli. Sislerin ve yesilliklerin arasinda ufak bir ev. Hem huzur dolu, hem de sehrin gurultusunden stresinden uzak.

Kim bilir belki olur…

  • Share/Bookmark

Griple gelen ara

Yazacak cok seyim vardi oysa bugun… Ama ne buna halim ne de cumleleri toparlayacak kafam var. Hem tum gunun yorgunlugu hem de burun silmekten bikmis olmak, beni yazmaya bile usendiriyor…

Bu gunden kisa kisa notlar:

  • ADHD kesinlikle cekebilecegim bir hastalik degil, Allah kimseye vermesin.
  • Farkli hayatlar dinleyip uzulmek
  • Staj yerine prezervatif getiren cocuklar ve aralarinda donen muhabbet
  • 10 kusur kitabi kaplamak
  • 3 kisiyi sinavina calistirmak
  • Sabah 1bucuk saat sunum icin calismak
  • Temizlik
  • Bol burun silmek ve bas agrisi…
  • Aksam evde kardesi sinavina calistirmak
  • Kendime vakit ayirmadan uyumayi dusunmek ve zevk almadan gecirilen bir gun…

 

Yarin gider miyim, gitmez miyim emin degilim ama iyi olmayi umuyorum. Birsey yazmadan bugunu atlamak istemedigim icin sadece gunden kisa notlar eklemek istedim(:

  • Share/Bookmark

Ilk postayi yedigim gun…

Staja basladigimdan beri hemen hemen herkesle cabuk kaynastigim bir gercek. Bazilariyla daha yakin,bazilariyla daha mesafeli ama yine de problem yasamadim ne kadar cogu “problemli” ergenler olsalarda kendileri…

Zor buldugum 2 cocuga bugun soz gecirme savasi yasadim. Mekan degistirmeleri gerektigini soyledigim halde soz dinlemeyip, ustumu cagirmak zorunda kaldim. Ona da benim kadar direnseler de bilgisayarin kapatilacagini duyunca mekani terkettiler. Fakat kapidan ve yanimdan gecerken agzinin icinden ” hem kucuk hem de yeni, sozunu mu dinlicem” diye homurdanmasi beni tekrar onunla karsi karsiya getirdi. “duymadim bir daha soyle” dedikten sonra “hayir hayir bisey demedim” dedim ve tekrar sormam karsiliginda cevap alamayinca “yaptigindan hic hoslanmadim, tekrar duymak istemiyorum” ile sozumu bitirdim. Eve gidinceye kadar benden nefret eden gozler gormek hic hosuma gitmedi ama normaldi yaptigi. Hem sinirlarimi asmaya calisacak boylelikle sinirlarimi kesfedecek hem de beni kucuk gorup saymayacakti. Ki tepkimi merak edercesine onumde youtube`dan “trende porno” videosu aramasi ve izlemeye yeltenmesi ise ayri bir vakasiydi kendisinin. Oysa daha en fazla 13 yasindadir… Sinirim bozulmadi aslinda ama o an ne yapacagimi bilememek ya da yaptigim seyin dogru olup olmadigini bilmemek dusunduruyor bu da rahatsiz ediyordu.

Anlattim ve yeni olan herkesin basina gelecegini ve yaptigimin dogru oldugunu ogrendim. Tuyolar aldim ama boyle seyler yasamak istemiyorum sanirim. Aslinda beni hirslandiriyor o ayri ama yine de nefret eden gozlerden hoslanmiyorum.  Cocuktur, unutur diye umit etmekten baska carem yok sanirim:) Oysa bugun 3 haftadir ilk defa ben ona gitmeden o bana gelip elimi sIkmIstI…

  • Share/Bookmark

Artik ise yariyorum..

Bunu sanirim kendime inandirdigim bir gun bugun. Daha bir gece once yatagimda kendimi ne kadar “bos” hissediyor bir o kadar uzuluyordum oysa ki.

Bugun ileride yapacagim isin ne kadar degerli bir meslek oldugunu anladigim gun. Dert dinlemek, yardimci olabilmek, soru uretebilmek, karsindakini anlayabilmek, baska perspektiflerden ona dogru ve yanlislarini gosterebilmek… Hepsini uyguladim ve kendimi ise simdiden atilmisim gibi hissettim.

Eve gelen bir yakinimizin ”seninle konusmak beni rahatlatiyor” deyip, en sinirli aninda evi terkedip derdini anlatmak icin benim adresimi bulmasi sanirim beni uzun zamandir onurlandiran tek seydi. Simdilik elimden gelen herseyi yaptim fakat daha cok bilmek, daha cok ogrenmek, daha cok yardim edebilmek istiyorum. Doyumsuz olmak bu konuda ne kadar dogru bilmiyorum fakat hayatta basarili olmak istiyorum.

Neyse,

Bugun kontekstuele terapie (kontekst terapisidir sanirim Turkce)  hakkinda 4 saat workshopte bulundum. Stajyer oldugum icin zorunlu degildi ama hayatimda ilk defa gonullu bulundugum bir yerde bu kadar cok sey ogrenip, bu kadar zevk alip,bu kadar yapilan ise hayran kaldim…

Workshoptan ogrendiklerim ve detaylar yarin:)

  • Share/Bookmark

Erkekler hasta olmasin…

Yanlis anlasilmasin, erkekleri dusundugum icin degil basliktaki dilegim. Sadece hastaladiklarinda sanki dunya baslarina yikilmiscasina kendini yataga atan, durmadan ilgi isteyen bir bunyeye sahip olduklarindan dolayi bu temennim.

Kardesim hastalanmis bugun. Aslinda usutmus, yatarsa dinlenecek ve iyilesecek. Ama aksama kadar “anne ben usuyorum, anne basim agriyor, anne karnim agriyor, anne yuruyemiyorum, anne nolacak boyle halim, anne duramiyorum, anne…” gibi sozlerinden gina getirmis olmasi. Dalga geciyorum, ugrasiyorum diye annemden laf yiyen de benim ustelik. Bilmiyor ki ben sirf onu dusundugum icin onunla ugrasiyorum, sirf sIkIlmasin diye kendimi feda ediyorum:p Anlamazlar iste..

Tek kardesim degil, hayatimdaki tum erkekler boyle nazli. Ve sanirim yakinlarimdan aldigim duyumlara gore tum erkekler hastalanirlarsa nazlarindan gecilmiyor onlerine:) Babam hastalanmayan bir insandi ama hastalanirsa yataktan cikmayan bir insandi. Abim ayni sekilde, hastalandiginda kendini birakan bir insan, sevgilim de oyle elbette, ve kucuk kardesim de…

Hatunlar hastalandiginda hem ayakta gecirirler hastaligi hem de naz yapmazlarken (ki naz yapsalar da baslarindan savilirken), erkeklerin boyle kendilerini birakmasi ve cocuk gibi nazlanmalari yine de gorulmeye deger:) Sonra ustelik hastalandiklarini da kabul etmezler:)

Garip yaratiklar, yine de iyi ki varlar ama hastalanmasinlar mumkunse:)

  • Share/Bookmark

Bugun bayram

Erken kalkin cocuklar… klasigiyle Baris Manco`yu anmasam olmaz:)

Yazima bir bayram yazisi gelenegiyle seker,cikolata eklemek istemiyorum. Usendigim icin degil, sevmedigim, bayramlarin benim icin artik degerini yitirdigini dusundugum icin.. Bu kadar karamsar basladigi icin kalaninin da boyle devam edecegini dusunmeyin yine de:)

Yillar once sanirim ilkokul, orta okul donemlerimde varmistim bayramin tadina. O zaman anlamistim bayramlarin gercekten kusleri baristirdigini, aileyi akrabalarla tekrar kenetledigini ya da cocuk olmanin en guzel oldugu zamanlarin bayramlar oldugunu. Hatirliyorum her bayram sabahi ailecek annemin hazirladigi enfes yemekler ve tatlilarla sabah kucuk amcamlarla beraber buyuk amcamlarda toplandigimizi, evin erkeklerinin namazdan gelmesini bekleyip, kadinlarinin da sofra kurma telasinda oldugunu, cocuklarinsa bahcede adini bilmedigim patlangaclardan patlattigini ve balonlari sisirdigini, namaz sonrasi yemeklere daldigimizi. Bayramliklarim da olurdu ustelik ama annem hep yemekten sonra giydirirdi, cabuk batirirdim cunku:)

Guzel gunlerdi evet..

Ama eksiklik vardi benim icin hep. 6 yasima kadar tum aile beraber bayram gecirdigimizi hatirliyorum,onda da aklimin erdigi belki bir, iki yildir. Bayramlarda ya babam yoktu yanimizda, ya da ablam ve abim. Yani hep bir yanim eksik gecirdim ben bayramlari. Benim icin anlamsizlasmasi da sanirim bu eksiklikler yuzunden yasayamamamdan kaynaklaniyor, bilmiyorum. Yoksa cok isterdim ailemle beraber tekrar eski usulu yerine getireyim, hep beraber yeyip icelim, eglenelim… Kismet, belki bir gun…

Neyse, selpaklari birakabilirsiniz:p

Sanirim 4-5 yildir benim icin bayramlar sadece annemin elini opmem, kardesime harclik vermem/almam ve ablamlarin bizi arayip bayramlasmasindan ibaret. Onun disinda en nefret ettigim sey klasiklesen bayram mesaji “gelenegi”. Herkese yazilan mesajlarin bana da gonderilmesini sevmiyorum ama bayram oldugu icin cevap vermek zorunda kaliyorum. Aradigim veya arayan arkadaslarin da, sanki surekli beni arayip sorarlarmiscasina “nerelerdesin sen, hic gorunmuyorsun, unuttun, vefasiz, bayramlarda mi tek aklina geliyorum” vs vs gibi tripleriyse beni es dost aramaktan sogutan etkenlerden birisi. Sanki kendileri surekli arayip soruyormuscasina uste cikiyor ve hep lafi yiyen ben oluyorum ya deli oluyorum. “Kardesim isim gucum var, aramiyorum. Siz ararsaniz ararim” da diyemiyorum ki.. Sey kem kum diye kivirma sonucu telefonu kapatir kapatmaz neden aradigima dair pismanliga basliyorum.

Onun disinda bayramlarda yaptigim farkli bir atraksiyon yok. Bayram gezmesi ezelden beri en nefret ettigim ve zorla goturuldugum bir ziyaretler zinciri oldugu icin yasimin getirdigi “dedigim dediklik” ile artik bayram ziyaretleri yapmiyorum, zorla goturulemiyorum. Kaldi ki ziyaret edecegim kimse de yok pek, akrabasizlik boyle kotu bir sey bazen:)

Neyse,

Bayramlarin en sevdigim tarafi nedir bilir misiniz? Tabiyki annemin bir kac gun onceden hazirligina basladigi yemekler… En sevdigim sarma elbette. Kalanini saymayayim:p Tatliyla aram olmadigi icin genellikle eve giren tatli gunlerce surundugu icin mutfakta, pek hevesim yok tatlilari sofrada gorecegime:)

Bugun ogrendim ki bayram sabahi agiza seker alinir, ilk sekerle baslanirmis gune. Gelenek mi, sunnet mi bilmiyorum ama sabah denemek istiyorum “usulunce” bayram yasamak adina:)

Bayramda dinlenebilmek umidiyle diyor, herkesin bayramini kutluyorum:) Kucuklerimin gozlerinden, buyuklerimin ellerinden… Kusler barissin, hastalar iyilessin, cocuklar mutlu, aileler memnun donsun ziyaretlerinden. Askerler rahat, mahkumlar aileleriyle kavusmanin sevincinde, cennettekiler de yukaridan izledikleri guzel aile tablolariyla huzurlu uyusunlar.

Bu bayram cebinizde harcliginiz, sekeriniz ve agzinizin tadi bol olsun:)

  • Share/Bookmark

Kompleksim tuttu-2

Cok kompleksli bir insan imaji cizecegimin farkinda olarak yaziyorum bunu, hatta seri haline bile getirebilirim:) Neyse..

Aslinda yas kompleksi olan bir insan degilim ama benle veya benden buyuk olan, ya da benden kucuk olup ama benden buyuk gosteren kisiler “abla” dedigi zaman deli oluyorum. Sanki bilerek yapilmis, sanki kendi yaslarini ufaltmak istiyorlar da secilen “sansli” abla ben oluyorum gibi…

Bugun dukkana boyle bir hatun geldi ceyizini dukkandan duzmek amaciyla, evlilik hazirligi yapiyormus. Hatunun bastan asagi suzmeleri zaten beni itmisti. O yuzden ilgilenmek istemedim, ilgilenmedim de. Ki nefret ettigim biri bile olsa tamamen isim icabi yardim ederim. Bu sefer sormadim, yaklasmadim. Kasaya yanasti annesiyle beraber. Hatun “abla” diye hitap edip, her lafini “abla” diyerek bitirdigi an benim kompleksim yerinden firladi bir daha da oturtamadim yerine:p “Hatun senin yasin kac?” diye sormamak icin kendimi zor tuttum… Dedim neyse, ablalik buyukluktur, buyukluk gostergesidir, demek ki kendinden ustun ve buyuk gordugu icin boyle hitap etti… (Cok guzel avuturum kendimi, biliyorum:p Ama insanin kendi kendini motive etmesi, moral vermesi kadar guzel bir sey yok:) ) Neyse…

Normalde “abla” takintim olmadigi halde, hatta aksine hosuma gittigi halde boyle fesatca soylenmesine deli oluyorum. Ustelik bunu gozlerinden de okuyabiliyorum. Yoksa biliyorum, yaslandim, evlenip barklanma coluk cocuga karisma vaktimin geldigini:p

Neyse,

Bu yazi sonunda alacagim cevaplar ve onumuzdeki 15425342 sene abla olarak hitap edilecegim icin kendime kizmaya baslayabilirim neden yazdigima dair:)

  • Share/Bookmark

Kompleksim tuttu..

Malum ablalik vazifesi olarak ve koruma ic gudusuyle kardesimi bu aksam okul partisinden almaya gittim. Donerken ogrencilik ve zugurtlukten dolayi bir arabam olmadigi icin bir cok alternatif  arasindan otobusle donmeyi tercih ettim:p

Bizim buranin otobuslerinin bir ozelligi var, cok rahattir ve her durak arasi 1 dakika surer. Yani ulasacagin vakti bilirsin. En onemlisi konfor… Arka taraflara oturma huyum yoktur pek. Sanirim Turkiye`den edindigim bir aliskanlik bu. Bizim orada gecmiste genellikle arka siraya serseri takimi otururdu ve bunun getirdigi aliskanlikla hala onleri, ozellikle saat gecse sofor arkasini yanini tercih ediyorum:) Boyle de kontrollu bir insanim:p

Neyse,

Otobusten laf acilmisken, bu otobusun bir ozelligi de arkaya yakin daha dogrusu tekerlek uzeri koltuklarinin yuksekte olmasi. Bunun da anlami ayaklarimi cocuklar gibi sallamak ve yuksekte oturmak cok hosuma gidiyor. Icimdeki cocugu hic oldurmuyorum bu konuda:)

Iste tutan kompleksim de burada basladi. Kardesimle yan yana oturup, ben ayaklarim yere degmedigi icin sallarken, onun ayaklarinin gayet saglam yere bastigini gordum! Inanamadim, one dogru kayarak ayaklarimi yere bastim fakat onun gayet sakin arkasina yaslanarak oturdugunu farkettim. Agzina iki cakasim gelmedi degil o an ama o cok kuuuul bakislariyla iplemedi bile beni…

Sen dedim kucuksun, kucuk kal! ( Tabiyki ic ses:p)

Ayaklarini ayaklarimla itip sallamaya basladim. Ama farkettim ki ayaklari 40 kusur olan kardesimin artik boyu da beni gecmis… Bu gercekle yuzlesmek koydugu gibi aramizda neredeyse 13 yas varken onun boyle uzamasi beni strese soktu. Cunku bayanlarin yaslari ilerledikce kuculduklerine inanirim (belki de kendimi boyle avutuyorum,bilmiyorum) Ama bi 10 yil sonra kardesimin bana yukaridan bakacagini dusunursek “ben nerelere gideyim, ben kimlere dert yanayim” diye anneme simdiden agitlar yakmak istiyorum:)

Boyum uzamaz di mi bu saatten sonra:(

  • Share/Bookmark

Baslamak bitirmenin yarisidir

Ne guzel demis atalarimiz..

 Yapacagim her hangi bir iste benim icin en sancili donemin baslangic kismi oldugunu farkettim. Proje olsun, yazacagim her hangi bir yazi ya da calismam gereken bir sinav.. Aslinda cok kisa surecek ya da cok kolay yapabilecegim bir konuda bile sirf bu baslama derdi yuzunden saatlerimi bosa harciyorum. Gecen hafta bir hafta boyunca elimde gidip gelen, sadece bakip bakip eli bos dondugum bir yaziyi sadece bir saatte yazdigima inanir misiniz?

Kendimle yuzlestigim zaman bunun bana ne kadar zaman kaybina ugrattigini anladim. Kaybettigim vakti baska seylerle degerlendirebilecegimin farkina vardim. O yuzden kendimce kararlar alip, her seyi vakitli ve baslamanin zorlugu fikrinden kendimi arindirarak yapmaya karar verdim.

Kim bilir, belki basarinin sirri budur? :)

  • Share/Bookmark

Tanidik yuzler

Herkesin vardir kapidan disariya cikinca basini sallayip selam verdigi, sadece gulumsedigi ya da gunaydin dedigi bir Ahmet, Mehmet amcasi, Ayse teyzesi ya da yan  dairede belki daha once hic muhabbet etmedigi bir komsu kizi.

Benim de artik bir “caaayni teyzem” (cinlidir kendisi) , 3 haftadir neredeyse her gun 10:55`te balkonunda camasir asarken, toplarken, supururken gordugum.Her gun ayni saatte, ayni dakikalarda balkonda olmasi, is yapmasi bende merak uyandirmaya basladi. Yuzune o kadar alistim ki tanimadigim halde, artik evinin onunden gecerken basimi balkona otomatik kaldirdigimi farkettim.Ustelik o da benim farkimda, gecerken bakiyor da bana:)

Farkettim ki insanlar cok cabuk gordugu yuzlere alisiyorlar. Yabanci ama bir o kadar da yakin aslinda. Insanlarla konusmadan bile bir bag kurabilmek cok guzel.

Yarin gorusuruz caaayni teyze:)

  • Share/Bookmark